Körfez petrol-gazını Doğu Akdeniz’e taşıma operasyonu

ABD’nin “yüzyılın anlaşması” dediği, bazı Arap ülkelerini İsrail’le “normalleştirme” anlaşmasını İsrail’in güvenliği ve İran karşıtı cephe inşası boyutlarıyla daha önce incelemiştik. Bugün konunun enerji-politik yönüne bakacağız.

İsrail, bu “normalleşme” kapsamında önce Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile, ardından da Bahreyn ile anlaştı. Suudi Arabistan ise sürece parça parça dahil oluyor; işe İsrail’e hava sahasını açarak başladı.

Bu anlaşmanın enerji-politik hedefi, Körfez’deki petrol ve doğalgazı İsrail üzerinden Doğu Akdeniz’e taşımaktır.

Washington’un bunda üç hedefi var:

1. İran’ın etkin olduğu Körfez’i ve Hürmüz Boğazı’nı belli ölçülerde önemsizleştirmek.

2. Körfez-Çin bağlantısını hedef almak.

3. Rusya’nın Avrupa’ya enerji tedarikini baskılamak.

Doğu Akdeniz Gaz Forumu

Mısır, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs, İtalya, Ürdün ve Filistin, 16 Ocak 2019’da Kahire’de Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun kurulması için anlaşmıştı.

Türkiye’yi de hedef alan bu anlaşma, geçen günlerde resmiyete kavuştu: Mısır, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs, İtalya ve Ürdün, video konferans yoluyla yapılan bir törenle kuruluş anlaşmasını imzaladı ve Forum’u resmiyete kavuşturdu (22.9.2020).

İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, Filistin Yönetimi’nin de Forum’un bir parçası olduğunu söyledi.

Forum’un hedefi, Doğu Akdeniz doğalgazını Avrupa’ya transfer etmek. Bu nedenle ABD ve AB, Forum’un arkasındaki esas belirleyici durumunda.

EastMed anlaşması

İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Doğu Akdeniz gazını Avrupa’ya taşıması planlanan 1.900 kilometrelik boru hattı için bu yılın başında üçlü bir anlaşmaya varmıştı (2.1.2020).

EastMed, Güney Kıbrıs, Girit-Yunanistan ve İtalya üzerinden gazı Avrupa’ya taşımayı hedefliyor.

Doğu Akdeniz gazını Türkiye’yi dışlayarak Avrupa’ya taşıma hedefli olan bu boru hattı anlaşması, maliyetinin yüksekliği ve düşen enerji fiyatları nedeniyle her ne kadar şu aşamada hayata geçmesi olası görünmese de, Türkiye’yi baskılama aracı olarak kullanılıyor.

Öte yandan bu düşük fiyat koşullarında, botu hattının bu yüksek maliyeti açısından şu anki Doğu Akdeniz rezervlerinin de ekonomik yeterlilikte olmadığı görülüyor.

Peki nasıl ekonomik hale getirilebilir?  

Körfez-Doğu Akdeniz bağlantısı

Başta belirttiğimiz Körfez petrol ve gazını Doğu Akdeniz’e taşıma hedefinin nasıl gerçekleşeceğine gelebiliriz artık…

İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, BAE Enerji Bakanı Suheyl bin Muhammed el-Mezrui ile “Avrupa’ya gaz nakli konusunda işbirliği imkanları” konulu görüşmesinden sonra yazılı bir açıklama yaptı: “Birleşik Arap Emirlikleri’nin Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na katılması için teklif sunduk. Üye ülkeler bunu inceleyeceklerini söylediler” (24.9.2020).

BAE, OPEC ülkeleri içinde üçüncü büyük petrol üreticisi, 8 milyar metreküp civarındaki doğalgaz rezerviyle de dünya altıncısı durumunda.

Böylece BAE, Bahreyn ve Suudi Arabistan’ın petrol ve doğalgazının İsrail’e akması sağlanarak, Körfez-Doğu Akdeniz bağlantısı kurulmuş olacak.

ABD, İran’la çok büyük doğalgaz “ortak havzasına” sahip Katar’ı da süreç içerisinde bu operasyona dahil etmek istiyor.

Bu operasyonun gerçekleşmesiyle de bölgede İsrail “en önemli enerji terminali” haline getirilmiş olacak.

ABD’nin hedefi Çin ve Rusya

ABD’nin bu operasyonda esas hedefi “küresel rakibi” olan Çin kuşkusuz…

Çin’in İsrail’le yaptığı 2 milyar dolarlık anlaşma doğrultusunda Hayfa Limanı’nı 2021 yılından itibaren 25 yıl süreyle işletilmesini almasına Washington’un sert tepki göstermesi bu nedenleydi.

Anımsayın, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo İsrail’i ziyaret etmiş ve Tel Aviv yönetimine baskı uygulamıştı: “İsrail’in Çin’le işbirliği yapması, Washington’un Tel Aviv’le önemli projelerde çalışmasını tehlikeye atıyor” (14.5.2020).

ABD’nin operasyonu, Avrupa’nın en büyük doğalgaz tedarikçisi Rusya’yı da hedef alıyor elbette.

Bu tablo, Türkiye’ye Çin ve Rusya’yla daha kapsamlı ve geniş çerçevede işbirliği yapması gerektiğini gösteriyor!

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
28 Eylül 2020

  1. #1 by puma on 30/09/2020 - 02:50

    Ermenistan’i kim Azerbaycan’a saldirtti. Belli degil, ama Azerbaycan’in daha guclu oldugunu biliyoruz, ve Rusya’nin da en guclu ulke ve ikisi ile de komsu oldugunu ve eskiden buralarin “kendi topragi” ve hala biraz arka bahcesi oldugunu dusunursek, ve ABDnin mudahil olmasinin hem mesafe hem Rusya’dan zayif olmasi sebebiyle pek mumkun olmadigini hesaba katarsak, geriye iki ihtimal kalir, Turkiye’yi savasa dahil etmek ve bu bahaneyle Turkiye’ye savas ilan etmek,.. ki pek mumkun veya makul degil; veya sessiz kalarak Azerbaycan’in topraklarini geri almasini saglamak. Aslinda bu acidan Turkiye’ye de jest yapilmis oldu, belki bir sonraki asama Kuzey Kibris’i tanimaktir. Peki simdi Ermenistan satildigini dusunerek ABD ile yakinlasir mi: cografya olarak mumkun degil, ama baska yollarla , mesela AB veya Nato’ya alinarak Rusya’dan koparilir mi. Bu da pek mumkun degil gibi, hatta belki Gurcistan’a ya da Kirim’a yapilan Ermenistan’a da yapilir. Boyle seyler mutlaka hesaba katilmistir. Hatta belki ABD de bu durumu onayliyordur. Normalde (yani BOP’a gore) ne olacakti: derin devletin projesi olarak Karadenize acilan kapi olarak buyutulmus hristiyan israil rolu ustlenecekti.
    Benzer sekilde buyutulmus kurdistan musluman israil olacakti. Belki bati degil, ama ABD bundan vazgecmis gorunuyor, veya elinden birsey gelmez (bence ikisi birlikte).

    BAE, Katar, Bahreyn falan, zaten israil’i yaratan gucler tarafindan yaratilmamis miydi. Cevabi bilmiyorum tam olarak, ama heralde oyledir. Bunlar bati icin askeri-jeopolitik-us’ler olarak dusunulmus gibi. Yukarida anlatilanlarin benzerleri Obama zamaninda da dusunuluyordu. Yeni bir proje degildir heralde. Acaba Trump ta ayni yolda mi, yoksa, Rusya ile baska seyler mi planliyor..
    Enerji fiyatlarini kim dusurdu: bunlar manipule edilebilen seyler. Belki tek tarafli olarak yukari yonlu manipulasyon kolay olmayabilir (mesela ureticilerden biri der ki ben ucuza satacagim), ama asagi yonlu manipulasyon daha kolay, cunku adam finansal manipulasyona ek olarak, kaybetmeyi goze alip ucuza sata. Tabi boyle seyler turev piyasasiyla yapilir, ancak, fiziksel piyasada sozu gecen bir ulke belki bazen buna engel olabilir. Altin fiyatini manipule etmek daha kolay cunku temel ihtiyac degil, enerji ise her yerde temel ihtiyac.

    Akla gelen bir soru su: ABDnin ne cikari olacak. ABD gazi cikaracak veya tasiyacak, ama gaz onun degil. Belki tek amac dolar ile satilmasini saglamaktir. Diyelim boyle ulkeleri ABD ile degil de Almanya ile anlasti, yani bolge ulkeleri nasil kontrol altinda tutulacak, mesela hersey tamamlandi, ama Bahreyn sonradan dedi ki ben vazgeciyorum, Cin’le calisacagim, ipek yolu uzerinden Cin’e , satacagim.. ABD buna karsi ne yapabilir, veya butun planlar suya dusmez mi. Bir soru da su: Tankerle tasimak cok mu pahali. Simdi galiba boru hatti yapinca bagimli oluyorsunuz, cunku bu buyuk br yatirim.
    Korona olmasaydi, uzman olmayan kimseler kahvelerde boyle seyler konusurlardi.
    Trump ikinci kez kazanir Bolton’a yaptigi gibi baska kimseleri de sirtindan atabilir, siyasetini degistirebilir. Cunku ABDnin de bagimsizliga ihtiyaci var, bu sebeple Rusya ve Cin’le ortakliga (hatta belki, aynen bizim gibi).

  1. Körfez petrol-gazını Doğu Akdeniz’e taşıma operasyonu | (Öykü-Şiir-Anı-Günce)-----Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: