ABD’nin son yıllardaki en büyük şikayetidir: Çin ve Rusya’yı “kurallı uluslararası düzeni” bozmaya çalışmakla suçlar.
Gerçi “kurallı uluslararası düzen” dediği, kurallarını kendisinin koyduğu ama duruma göre o kurallara kendisinin uymadığı bir düzendir. Bu “lüksten” yararlanan ikinci ülke de İsrail’dir. İsrail, kurallı uluslararası düzene de, uluslararası hukuka da, BM kararlarına da uymamakla ünlüdür.
Peki İsrail nasıl oluyor da bu kuralları takmayabiliyor? Elbette ABD emperyalizminin desteğiyle. O zaman soru şu: ABD neden İsrail’e bu ayrıcalığı tanıyor? Bu sorunun yanıtı da İsrail’in ABD için değerinde…
İsrail emperyalizmin ileri karakoludur
O değeri en iyi ifade eden isimse ABD Başkanı Joe Biden’dır. Biden, bundan 37 yıl önce, 1986’da aynen şöyle demişti: “Eğer İsrail olmasaydı, ABD bölgede kendi çıkarlarını korumak için bir İsrail yaratmak zorunda kalacaktı. Tekrar söylüyorum, ABD, bölgede bir İsrail üretmek zorunda kalacaktı!”
Evet, ABD için İsrail, emperyalist çıkarların savunulmasında bir ileri karakoldu. Hatta İsrail’in Batı emperyalizmi için bir “ileri karakol” olarak inşası tarihsel ölçektedir.
İngiltere Başbakanı Lloyd George, İngiliz çıkarları için Filistin topraklarında bir Yahudi devleti olması gerektiğini savunuyordu. İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour, Siyonizm’in finansörlerinden Walter Rothschild’e yazdığı 2 Kasım 1917 tarihli ünlü mektubunda, ülkesinin bu tutumunu ortaya koymuştu: “Majestelerinin hükümeti Yahudi halkı için Filistin’de ulusal bir vatan oluşturulmasını olumlu görmekte olup, bu amacın gerçekleşmesi için elindeki tüm imkanları kullanacaktır.” (Jonatthan Schneer, Balfour Deklarasyonu, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2012, s. 356).
Kaldı ki İsrail’in “kurucu babası” Theodor Herzl, daha yola çıkarken Yahudi devletinin misyonunu “ileri karakol” olarak ilan etmişti. Ünlü Der Judenstaat (Yahudi Devleti) kitabında aynen şöyle diyordu: “Avrupa için biz, orada (Filistin’de) Asya’ya karşı korunma duvarının bir parçası, barbarlığa karşı uygarlığın ileri karakolu olabiliriz” (Walter Hollstein, Filistin Sorunu, Yücel Yayınları, 1975, s.69)
ABD uçak gemisi filosunun anlamı
Bu “ileri karakol” değerlendirmesini güncel bir tartışma nedeniyle anımsattım:
ABD’nin iki uçak gemisi filosunu İsrail’e destek için göndermesi, ABD-İsrail ikilisinin Büyük Ortadoğu Projesini sürdürmek üzere İran’a saldıracağının, Ortadoğu’da haritaları değiştireceğinin ve yeni bir düzen kuracağının işareti olarak yorumlanıyor!
Katılmıyorum. ABD en güçlü zamanında bile Büyük Ortadoğu Projesi’ni bir yere kadar ilerletebildi. Tersine hegemonyası zayıfladıkça, ABD o hedeflerinin gerisine düştü.
ABD’nin iki uçak gemisi filosu gönderiyor olması, Ortadoğu’da yeni düzen kurmak için değil, tersine kurulmakta olan kendi çıkarlarına aykırı yeni düzene karşı eski düzeni ve “ileri karakolunu” tahkim edebilmek içindir. Çünkü:
1) ABD, İsrail’i de takviye edecek ikinci karakolu Kürdistan’ı kuramadı; Barzanistan bağımsızlığını kazanamadı, Suriye’de YPG devleti çabası frenlendi.
2) ABD Körfez ülkelerini kaybediyor: Suudi Arabistan ABD’ye rağmen Çin ve Rusya’yla küresel çapta enerji işbirliği geliştiriyor.
3) ABD’nin İran’a karşı cephe inşası başarılı olamadı: Suudi Arabistan Çin arabuluculuğunda İran’la normalleşti, onu diğer Körfez ülkeleri izledi.
Özetle, ABD haritalar çizebilecek güçte değil, tersine mevcudu koruyabilmeye çalışıyor.
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
16 Ekim 2023
#1 by Hakan Doğan on 17/10/2023 - 21:04
Emeğinize sağlık
Teşekkürler