PUTİN: MİLLİ KİMLİĞİN GARANTİSİ SSCB’YDİ

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “küçük halkların milli kimliklerini korumak için Sovyetler Birliği’nin deneyimlerini kullanmaktan yana olduğunu” açıkladı. (Rusya’nın Sesi, 19 Eylül 2013)

Rus karar organı yetkililerini, yabancı siyaset bilimcileri ve bilim adamlarıyla buluşturan Valday Kulübü’nde konuşan Putin, SSCB’deki uygulamaları geri getirmekten de bahsetti: “Sovyetler döneminde bu konuya özenle yaklaşıldığını büyük bir ilgiyle öğrendim. Neredeyse her küçük halk, kendi matbuatına sahipti, diller ve milli edebiyatlar korunuyordu. Bu anlamda çoğu eski uygulamaları geri getirip kullanmamız gerekiyor.”

Putin, ülkesine “halklar hapishanesi” yaftası yapıştırılmasına da itiraz ederek “Rusya’da yüzyıllar boyunca en küçük bir halk bile kaybolmadı. Hepsi, iç bağımsızlık ve kültürel kimlikle birlikte tarihi mekânını korudu.” şeklinde konuştu.

SOSYALİZM’DE KİMLİKLER KORUNUR

Putin’in küçük halkları ve milli kimlikleri korumak için SSCB’yi örnek gösteren sözleri, önemli tarihsel tezleri içermektedir. O tezler, aynı zamanda Kürt meselesinin de çözümüne işaret etmektedir.

1. Tez: Emperyalizm çağında sınıf, millettir!

Kapitalizm çağında sınıflar burjuvazi ve proletaryadır. Çelişme ise ikisi arasındadır; burjuvazinin sermayesi ile proletaryanın emeği arasında…

Emperyalizm çağında ise proletaryadan başlayarak milli burjuvaziye kadar uzanan tüm katmanlar, tek bir sınıftır, yani millettir. Çelişme ise ezen milletler ile ezilen milletler arasındadır.

2. Tez: Sosyalizm milli kimlikleri zorla yok etmez, milliyetlerin gönüllü kaynaşmasını esas alır.

3. Tez: Küçük halklar ve milli kimlikler, en iyi sosyalist sistem içinde korunur.

ABD SSCB’yi yeşil kuşakla çevreleme stratejisine geçtiğinde, en çok kullandığı propaganda SSCB’nin zorla milliyetleri ortadan kaldırdığı ve halkların dinlerini yaşamasına engel olduğuydu. Gladyo’nun denetimindeki NATO Türkçüleri de, Sol’u halk içinde itibarsızlaştırmak için sık sık bu propagandaya sarılırdı.

SSCB dağıldıktan sonra görüldü ki, Orta Asya Türkleri başta olmak üzere SSCB içindeki tüm halklar kimliklerini korumuştu!

DEVRİM BİRLEŞTİRİR

4. Tez: Devrim birleştirir, karşı devrim böler.

Bolşevik Partisi’nin geniş Asya topraklarında yaptığı devrim, halkları birleştirmiştir. Revizyonizmle kapitalizme geri dönüşün başlaması ve son olarak Gorbaçov’la simgeleşen karşı devrim ise geniş Asya’daki halkları bölmüştür.

Türkiye’de de benzeri olmuştur. 1914-1923 Cumhuriyet devrimi, Türk ve Kürt’ü birleştirmiştir. Ancak sonraki yıllarda adım adım gelişen karşı devrim, Türk ile Kürt’ü ayırmaya başlamıştır.

5. Tez: Birlikte örgütlenme devrime, ayrı örgütlenme karşı devrime götürür.

Bolşevik Partisi içinde çok çeşitli halklar vardı. Örneğin Parti’nin bir numarası Lenin Tatar, iki numarası Stalin de Gürcü’ydü.

Türkiye’de de Türk ve Kürt Solu’nun birlikte örgütlendiği 60’lar ve 70’lerin ilk yarısı, devrimci bir sürece, Kürtlerin ayrı örgütlenmeye geçtiği sonraki yıllar ise karşı devrimci bir sürece dönüştü.

AYRILIKÇILIK, EMPERYALİZMLE İŞBİRLİĞİNE GÖTÜRÜR

6. Tez: Zayıf halkların, ayrılıkçı silahlı mücadelesi emperyalizmle işbirliğine götürür.

Lenin’e göre ezilen ve gelişen ülkelerdeki “zayıf halklar”, bulunduğu ülkenin halklarıyla birleşmeden silahlı mücadeleye kalkışırsa, emperyalizme sığınmaya mecbur kalır.

Nitekim Türkiye’deki Kürk milliyetçiliği de ABD emperyalizmine sığınmış ve 25 yıldır onun kanatları altında bölücülük yapmıştır.

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
22 Eylül 2013

Reklamlar

, ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: