ERDOĞAN’A 9 KASET SORUSU

Erdoğan önceki gün Kartal’da internete sansürü savunurken ilginç şeyler söyledi. Örneğin “interneti kapatmadıklarını, özel hayatımızı koruma altına aldıklarını” savundu. Kuşkusuz bu zihniyet yakında “başınıza dışarıda bir iş gelmesin” diyerek sokağa çıkma yasağını bile savunur!

Erdoğan’ın internet sansürünü savunurken “artık kaset devri bitecek, kasetli siyasete son vereceğiz” demiş olması da yine ilginç sözlerinden biriydi. Hatta Erdoğan daha önce Baykal ve MHP’li milletvekillerinin görüntüleriyle ilgili yayınları anında müdahale ederek durduklarını da iddia etti ve ekledi: “Ama bunlara iyilik yaramadı. Şimdi bakıyorum, ellerinde bazı CD’lerle dolaşıyorlar.” Dahası Erdoğan, Baykal’ın kasetinin de “paralel işi” olduğunu belirtti!

Bu durumda Erdoğan’a şu soruları sormalıyız:

KASETLERDEN EN ÇOK KİM NEMALANDI?

1) CHP ve MHP kasetlerini durdurduysanız neden o günlerde hemen her konuşmanızda o kasetleri dilinize doladınız? Bu tutumunuza “özel hayat” diye tepki gösterenlere neden şu yanıtı verdiniz: “Ne özel hayatı, kendi karısı mı ki özel hayat olsun!”

2) Baykal’ın kaseti “paralel işi” ise neden sorumlularını kulağından tutup yargının önüne getirmediniz? Neden o gün değil de bugün “paralel işi” dediniz?

3) Kasetler sadece “paralel işi” mi? 17 Aralık operasyonu sonrasında basına servis edilen Fethullah Gülen kasetleri kimin işi?

4) AKP kaset servisinin neresinde? Yayınlanmamış kaseti miting alanından duyurduğunuzu anımsıyor musunuz? Genel seçimlerin hemen öncesinde, 2 Haziran 2011’de Diyarbakır’dan nasıl seslendiğinizi biz anımsatalım: “BDP’nin ilgilerinden bir tanesi açıklama yapıyor. Ses kayıtları öyle zannediyorum ki bugün yarın yayınlanabilir. Ne diyor biliyor musunuz?”

Sizin bu anonsunuzdan ve içeriğini özetlemenizden hemen sonra o kaset video paylaşım sitesi dailymotion.com’da yayınlanmıştı!

ABD FIRÇASININ YARATTIĞI HABERLER

5) Gazeteniz Yeni Şafak’ın dünkü manşeti şöyleydi: “Şantaj üssü Philapdelphia.” Yönettiğiniz kurumların gazeteye verdiği anlaşılan istihbaratlara göre Cemaat 7 Şubat MİT krizinin hemen ardından arşivini ABD’ye taşımış ve orada üç şehirde üs kurmuştu. Doğru olduğu anlaşılan bu habere göre “Türkiye operasyonları, şantaj kasetlerinin de tutulduğu Philadelphia’daki merkezden yürütüldü.” Aynı habere göre FBI da bu üç merkezi takibe aldı!

Bu durumda haliyle “Ricciardone’nin operasyonlardaki parmağı ne oldu” diye size sormalıyız!

6) Bu arada sizi eleştirdi diye kalemşorlarınız tarafından sık sık hedef alınan ve Ricciardone’yle birlikte operasyonun sorumlularından ilan edilen Michael Rubin’in açıklamalarını haber yapmış gazeteleriniz. RubinKaranlık tarikat lideri Gülen’in seçimle gelmiş başbakana karşı operasyon yürüttüğünü” savunmuş!

Kerry Davutoğlu’nu sertçe uyardıktan sonra “ABD karşıtı görüntülü” açıklamaların bıçak gibi kesilmesi ve şimdi de Rubin’in açıklamalarının baş tacı edilmesi ne anlama geliyor?

‘ABD DEĞİL AB PARMAĞI’ DÖNEMİ

7) Kerry’nin uyarısının sonuçları sizi destekleyen gazetelere yansımaya başlamış. Örneğin dün Sabah’ın sürmanşeti şöyleydi: “Oslo tapeleri yabancı ajandan.”

Haberin spotunda yer alan “Avrupalı bir istihbarat servisinin ajanı paralel yapıdan istihbaratçı polislerle gizlice buluşup hard-diski teslim etti” bilgisinden “ABD değil AB parmağı” sonucunu mu çıkarmamız isteniyor?

8) Yine sizi destekleyen Türkiye gazetesine göre İran Ankara’yı terör destekçisi göstermek için El Kaide üyelerini Türkiye üzerinden Suriye’ye gönderiyormuş! Bilginin kaynağı da ABD Bakanlığı’ymış.

Suriye’de Esad’a karşı çarpışan El Kaide’yi, Esad’a destek veren İran’ın kartı olarak sunmak kuşkusuz ancak bir ABD istihbarat raporuna yakışırdı. Üzerinde durmuyoruz. Fakat sizin cenahtan gelen “17 Aralık aslında ABD’nin İran’a operasyonudur” şeklindeki komplo teorisini önemle anımsatıyor ve hâlâ arkasında durup durmadığınızı merak ediyoruz!

9) Yine sizi destekleyen gazetelerden Star’ın internet sansürüne karşı çıkanları “porno lobisi” diye suçlamasını nasıl değerlendirdiniz? Faiz lobisi, vaiz lobisi diye açtığınız yolda taraftarlarınızın her karşıtlığa bir lobi kulpu bulması, 30 Mart öncesinde halkı kandırmaya yetecek mi?

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
10 Şubat 2014

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: