NEDEN İŞÇİ PARTİSİ?

Doğrusu CHP’lilerden İşçi Partisi’ne yönelen “oyları bölmeyin” çağrılarını anlamak mümkün değil. Zira bu ülkede oyların bölünmemesini en çok isteyen parti İşçi Partisi’dir ve bu nedenle 1995 seçimlerinden başlayarak “Sol Güçbirliği” ve “Milli Güçbirliği” çağrıları yapmıştır.

İşçi Partisi yöneticileri 30 Mart seçimleri öncesinde de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmüş fakat ittifak konusunda reddedilmiştir!

Neyse, bu tartışmayı bırakalım ve seçime bir gün kala neden İşçi Partisi’ne oy verilmesi gerektiğini anlatmaya çalışalım:

A) Oylar neden İşçi Partisi’ne verilmeli?

1) İktidar boşluğu var, sistem içi çözüm yok

Türkiye’de aslında 9 aydır fiilen bir iktidar yoktur. AKP Haziran Halk Hareketi ile yıkılmış ve yerini dolduracak bir ana muhalefet partisi olmadığı için boşlukta asılı kalmıştır.

Bu tablo aslında bize gerçeklerin en gerçeğini işaret etmektedir: Sistem içi bir çözüm kalmamıştır ve Türkiye artık sistem dışı bir çözümle düzlüğe çıkabilecektir!

2) İP: Üçüncü odak

Seçimler aslında üç odaklı yürüyecektir: Sistemin çok kirlenmiş yanıyla az kirlenmiş yanı çarpışacak, İşçi Partisi de sistem dışı çözüm odağı olarak bu seçimlerde büyüyecektir.

Seçmenler “oylar bölünmesi” endişesine göre değil, asıl bu gerçeğe göre sandığa gitmelidir!

Cemaat’in 12 yıldır bulunduğu bünyeden (AKP) çıkıp şimdi başka bir bünyeye (CHP) yerleşmeye çalışması Türk milleti tarafından sandıkta dikkatle değerlendirilmelidir!

3) Devrim’e oy vermek

İşçi Partisi’ne 30 Mart’ta oy vermek, aslında isyana, Haziran Ayaklanması’na, Halk Hareketi’ne, Arslanlı Yol yürüyüşüne oy vermektir.

O nedenle Türkiye’nin geleceği açısından en kıymetli oydur. Bu oy, sayılamayacak ve yüzdeye vurulamayacak değerdedir.

İşçi Partisi’ne verilen her oy, aslında devrime verilen oy olacaktır; Kemalist Devrim’i tamamlama kararlılığına verilecek oy olacaktır.

4) Düğüm Hatay’dan çözülecek

Türkiye’nin önündeki en temel sorun “bölünme” sorunudur. ABD, 25 yıldır fiilen, merkezinde Büyük Kürdistan’ın olduğu bir yeni Ortadoğu inşa etmeye çalışmaktadır. Washington bu yeni Ortadoğu projesinin eş başkanlığına Tayyip Erdoğan’ı getirmiş ve kâh Kürt Açılımı ile kâh Türkiye’yi Suriye cephesine sürmeye çalışarak bu hedefi gerçekleştirmeye çalışmıştır.

ABD, Irak’ın kuzeyini Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e açmak ve Kürt Koridoru kurabilmek için öncelikle Türkiye’nin 900 km’lik Suriye sınırını terör yatağı haline getirmiş, şimdi de adım adım bu hattı derinleştirip genişletmeye çalışmaktadır.

Bunun yolu da savaştır! Suriye cephesinde görevlendirilen AKP Hükümeti, bu nedenle üç yıldır TSK’yi savaşa mecbur etmeye çalışmaktadır.

AKP Hükümeti’nin sırf Şam yönetimini yıkabilmek için 900 km’lik sınırı teröre açması, Türkiye açısından Reyhanlı patlaması ve Niğde saldırısı gibi olaylarda da görüldüğü gibi ciddi bir güvenlik sorunudur.

Peki, panzehir ne? Panzehir Hataylıların da bugün saptadığı gibi İşçi Partisi’ni büyütmektir, Defne ve Samandağ’da iktidar yapmaktır! Hatay’dan çözülen düğüm, Ankara’yı Washington’un baskısından kurtaracaktır!

Bugün İşçi Partisi’ni Defne ve Samandağ’da iktidar yapmak, her türlü oy hesabından ve seçim aritmetiğinden daha değerlidir. Çünkü İşçi Partisi Türkiye-Suriye kardeşliğinin teminatıdır.

B) İşçi Partisi’nin başarıları:

İşçi Partisi Türkiye’nin önündeki en önemli sorunların gerçek çözüm adresidir. Nitekim bir bölümünü daha muhalefetken çözmüştür:

1) İP, Emperyalizmle 50 yıldır mücadele ediyor

İşçi Partisi’nin tarihi, emperyalizme karşı mücadelenin tarihidir. Yani Mustafa Kemal’in emperyalizme karşı mücadelesinin son elli yılda arasız sürdürülmesidir!

İşçi Partisi emperyalizme karşı sadece Türkiye’de değil, bölgede de mücadele etmiş, komşu ülkelerin ABD’ye karşı direnişlerine destek vermiştir. ABD’nin her iki Irak saldırısına karşı, Suriye’ye saldırısına karşı, İsrail’in Filistin’de estirdiği teröre karşı hep ön safta olmuştur.

2) İP, gençlik ve kitle hareketinin en önünde

İşçi Partisi’nin önderleri, 60’lardan başlayarak, hep emperyalizme karşı mücadelenin başında olmuştur: İşçi Partisi’nin en eski üyeleri 6. Filo askerlerini Dolmabahçe’de denize dökmüştü, en yeni üyeleri de ABD askerlerinin başına Ege’de çuval geçirmiş, Samsun’da gemisini kovmuştur! İşçi Partisi’nin üyeleri 1969’da da, “1996’da da Samsun’dan Ankara’ya bağımsızlık için yürümüştür!

İşçi Partisi’nin gençliği bugün de bağımsızlık mücadelesinin en başında olmuştur; 19 Mayıslarda, 23 Nisanlarda, 29 Ekimlerde alanlara yüzbinleri dökmüştür!

İşçi Partisi Haziran Halk Hareketi gibi kitle harekelerinin de hep merkezinde olmuştur.

3) İP, faşist darbelerin karşısında durdu

İşçi Partisi 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin karşısında en somut duran parti oldu. Bu nedenle de darbenin en çok baskı uyguladığı hareket oldu.

İşçi Partisi’nin 12 Eylül’ü öngörmesi ve daha darbeden üç yıl önce başlayarak Türkiye’yi uyarması, çözümler araması, cepheler kurmaya çalışması derslerle doludur.

4) İP, emek mücadelesinin hep başında

İşçi Partisi ilk günden itibaren merkeze emek mücadelesini almıştır. Bu nedenle sadece tüm solun seferber olduğu 15-16 Haziran eylemlerinde değil, tek başına kaldığı 80’lerde de emek mücadelesi bayrağını düşürmemiştir.

Özelleştirmelere karşı dik durmuş, 89 Bahar Eylemleri’nin, Zonguldak Maden Yürüyüşleri’nin hep başında olmuştur. İşçi Partisi bugün de HES eylemlerinin, Yatağan işçilerinin yanında mücadele etmektedir.

5) İP, köylü ve toprak mücadelesinin başında

İşçi Partisi, ilk günden beri toprak mücadelesinin başında olmuştur. 45 yıl önce Söke ovasında, 45 yıl sonra Bismil köylerinde hep İşçi Partililer köylülerle birlikte ağalığa karşı direnmiştir.

6) İP, Gladyo’yla dört kez çarpıştı

İşçi Partisi’nin tarihi, aynı zamanda Gladyo ile mücadele tarihidir. İşçi Partisi birincisi 1977-1980 sürecinde, ikincisi 1986-1989 sürecinde, üçüncüsü 1995-1999 sürecinde, dördüncüsü de 2007-2014 sürecinde olmak üzere tam dört kez Gladyo ile göğüs göğüse çarpışmıştır.

Parti, her dört çarpışmayı da son tahlilde kazanmıştır! Gladyo’nun merkezindeki isimlerden Hiram Abbas, ilk iki çarpışmadan sonra bu gerçeği belirtmiş ve “Aydınlıkçılar bizi iki kez felç etti” demiştir!

7) İP, ABD’nin Kürt Planı’nı deşifre etti

İşçi Partisi, ABD’nin “Büyük Kürdistan” planını en başından itibaren deşifre etti. İşçi Partisi, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Wiliam Taft’ın 1986 yılında getirdiği bu büyük dosyaya sürekli dikkat çekti. ABD’nin “Üç İsrail Planı”nı ve “Türkiye Himayesinde Kürdistan Planı”nı daha 1990 yılından önce, yani ABD’nin Irak’a saldırmasından önce halkın önüne getirdi.

İşçi Partisi ABD’nin her iki Irak saldırısının merkezinde bir Kürt devleti kurmak olduğunu ortaya koydu.

8) İP, Susurluk çetesini çökertti

İşçi Partisi’nin Gladyo’yla üçüncü çarpışması Susurluk çetesini ortaya çıkartması ve bu çeteyi çökertmesidir. Daha 3 Kasım 1996 olmadan, yani kamyon mersedese çarpmadan önce İşçi Partisi bu çeteyi deşifre etmiş ve yaptıklarını halkın önüne getirmiştir.

Sonrasında Susurluk konferansları düzenleyerek halkı bu çeteye karşı seferber etmiştir.

9) İP, Devrim Kanunları’nı uygulattı

İşçi Partisi’nin “Cumhuriyet Devrimi Kanunları Uygulansın” kampanyası Türkiye’nin küçük Amerika sürecine direnmesinde gerçek anlamda bir milattır. O kampanyanın iklimi, aynı zamanda Türkiye’nin 28 Şubat süreciyle nefes almasını sağlamıştır.

10) İP, Avrasya Seçeneği yarattı

İşçi Partisi, emperyalizme ve küreselleşmeye karşı bölgesel bir çözüm için daha 1996 yılında Avrasya Konferansları düzenlemeye başladı.

İşçi Partisi Rusya’dan Küba’ya, Hindistan’dan İran’a kadar pek çok ülkenin iktidardaki partileriyle geniş bir cephe kurdu.

11) İP, AB yalanını sergiledi

İşçi Partisi, Türkiye’nin AB kapısına bağlandığı 1999’dan önce de, sonra da egemenliğin devri anlamına gelen AB üyeliğine hep karşı durdu.

1999’dan sonra da ısrarla Türkiye’nin AB’ye alınmayacağını, kapıya bağlanarak kurumlarının adım adım dönüştürüleceğini, hukuktan kültüre kadar Türkiye’nin yeniden biçimlendirileceğini ortaya koydu.  AB’nin Türk tarihinin hakkında gelme hedefini deşifre etti, AB Komiseri Karen Fogg’un Türkiye karşıtı e-postalarını sergiledi!

12) İP, 1 Mart tezkeresini engelledi

Türkiye açısından en kritik meselelerden biri de 1 Mart 2003 tezkeresiydi. ABD bu tezkereye dayanarak ülkemize 82 bin askerini sokacak, sınır boyunca bunları konuşlandıracak, en önemli liman ve havaalanlarımıza girecekti.

Üstelik mesele ABD’nin Irak’a kuzeyden cephe açması da değildi. ABD Türkiye ile kukla devleti arasına aslında asker yerleştiriyor, güvenlik koridoru oluşturuyordu. Nitekim daha sonraki yıllarda da görüldüğü gibi ABD için en önemli mesele TSK’nin Kuzey Irak’a “bağımsız” olarak girmemesiydi.

İşte AKP’nin Meclis’e getirdiği bu tezkereyi gerçekte İşçi Partisi’nin kararlı mücadelesi engellemiştir. Öyle ki bu gerçeği gören Tayyip Erdoğan milletvekilleriyle yaptığı son toplantıda “ya bana ya da Perinçek’e oy vereceksiniz” demiştir!

13) İP, Annan Planı’nı çöpe attı

İşçi Partisi ABD ve AB’nin AKP’yi kullanarak KKTC’yi teslim almasına ilk günden itibaren direndi. AKP’nin KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı devre dışı bırakma planlarını deşifre etti. Denktaş New York’ta direnirken, İşçi Partisi de Türkiye’de Denktaş için nöbet çadırları kurdu, halkı seferber etti, Annan Planı’nın ne olduğunu anlattı.

14) İP, soykırım şantajını engelledi

Doğu Perinçek’in İsviçre’nin “soykırım yoktur” yasasını çiğnemesi ve bunu AİHM’e kabul ettirmesi Dışişleri Bakanlığı’nın da saptadığı gibi milattır!

Başta ABD olmak üzere AB ülkelerinin Türkiye’yi “Ermeni soykırımı” yaptığı iddiasıyla sürekli sıkıştırması, parlamentolarında yasalar çıkararak Ankara’ya sürekli şantaj yapması dönemi artık kapanmıştır!

15) İP, TSK’ye kumpası engelledi

İşçi Partisi’nin son başarısı da TSK’ye karşı kurulan tertibi 6 yıllık bir mücadelenin sonucunda boşa çıkarması ve kumpası engellemesi oldu.

İşçi Partisi’nin başına geçtiği mücadele sayesinde Silivri kuşatıldı, duvarları dövüldü ve en sonunda tertip çökertilip TSK’nin en seçkin komutanları kurtarıldı.

İşçi Partisi’nin 6 yıl boyunca sergilediği mücadele, Ergenekon tertibinin geniş halk kesimleri tarafından meşru görülmemesini sağladı. AKP ve Cemaat bütün medya gücünü kullanarak İP ve TSK’yi darbecilikle suçladı ama İşçi Partisi’nin seferber ettiği milli güçler bu tertipleri aydınlattı ve bozdu. Artık AKP ile Cemaat suçu birbirinin üzerine atarak sorundan sıyrılmaya çalışmaktadır.

C) Türk-Kürt kardeşliği ve milli hükümet için İşçi Partisi

Türkiye çok kritik bir süreçtedir. Özerklik kışkırtmaları ve Türk ile Kürt’ün karşı karşıya getirilmeye çalışıldığı, hatta Türkiye ile Suriye’nin savaşa sokulmaya zorlandığı günlerden geçiyoruz.

Türkiye’yi bu sürece getirenler bugün sandıkta yine yarışmaktadır. Ne için? ABD’nin bu projelerine müdürlük yapabilmek için!

İşte bu nedenle İşçi Partisi artık Türkiye’nin gerçek çözümüdür ve ona atılacak her oy, birliğe, kardeşliğe, barışa ve huzura atılacak oy olacaktır!

Türkiye’nin birlik çözümü, milli bir hükümet kurabilmekten geçmektedir. İşçi Partisi yukarıda özetlediğimiz 50 yıllık mücadelesiyle milli hükümet projesinin merkezinde yer alabileceğini göstermiştir.

İşçi Partisi, her şeyden önemlisi, milli hükümet hedefi doğrultusunda milli güçleri seferber edebilecek tek parti olduğunu, strateji ve politikalarıyla ortaya koymuştur!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
29 Mart 2014

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: