Dersimcilik ve devletsizlik teorisi

Başbakan Ahmet Davutoğlu‘nun Dersim için Kemalist devleti suçlaması, özür mesajları vermesi, Dersim müzesi adımı atması, Alevi Açılımı’na soyunması, kısacası “Dersimcilik” yapması, Dersimperverliğinden değil!

Peki neden? Anlatalım:

İDEOLOJİSİZ DEVLET OLMAZ!

Bakınız Tunceli’de yaptığı konuşmada ne diyor Davutoğlu: “Biz şunu diyoruz, bundan sonra devletin resmi ideolojisi olmayacak.”

Devlet teorisi açısından büyük bir palavradır bu! Şundan: Devlet, gerçekte en ideolojik örgütlenmedir!

Açacağız ama önce ideolojinin sözlük anlamına bakalım: En yalın haliyle ideoloji, ideler bilimi, yani bilinç olayları bilimidir.

Sözlüklerde ise ideoloji şöyle tanımlanır: “Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü.”

Daha yalın ifadeyle ideoloji, bir toplumsal sistemin siyasal, hukuki, ahlaki değerlerinin ve fikirlerinin toplamıdır.

Bu tanımlardan hareketle “devletin resmi ideolojisi olmaz” denilebilir mi? Devlet en resmi kurumdur ve en ideolojik aygıttır; insanlığın şu ana kadar bulduğu en gelişmiş örgütlenme modelidir. Ve bu yönü itibariyle, gerçekte devletin kendisi zaten ideolojiktir!

‘DEMOKRATİK CUMHURİYET’

Peki Prof. Dr. olarak Ahmet Davutoğlu bu en basit gerçeği bilmez mi? Elbette bilir ama “devletin resmi ideolojisi olmasın” derken aslında “milli devlete” itiraz etmektedir. Meselenin esası budur.

12 yıllık AKP rejimi, Kemalist devlete ve milli devlete karşı olduğu için bu tür bilim karşıtı tezler öne sürmektedir.

Peki millli devlet yerine ne istiyorlar?

Yine kendi ifadelerinden hareket edelim. Başbakan Davutoğlu, geçen hafta TRT‘de yaptığı konuşmada PKK ile müzakere ettikleri Açılım’ın hedefini şöyle açıkladı: “Bizim irademiz açık, berrak, net. Eşit vatandaşlık ilkeleri etrafında demokraitk cumhuriyetin inşasıyla birlikte herkesin her hakkı kullanabildiği…”

Burada birinci anahtar kavram “demokratik cumhuriyet”tir ve asıl sahibi müzakere ettikleri Öcalan‘dır! Hatta Öcalan “demokratik cumhuriyet projesi” diye bu kavramı genişçe de işlemiştir.

Peki nedir demokratik cumhuriyet? Milli devleti yıkmanın adıdır! Milli devleti “demokratik özerklik” yoluyla “milli” olmaktan çıkarma, bir federasyona dönüştürme işidir.

Ve zaten AKP ile PKK’nin Açılım’daki temel hedefi de budur: AKP Açılım ile Irak ve Suriye’nin kuzeyine genişlemeyi “Türkiye’yi Kürtlerle büyütmek” diyerek işlemektedir. PKK de bu büyümeden nasılsa “büyük Kürdistan” parçasının en sonunda kopacağını görerek AKP’yle ortaklık yapmaktadır. Her ikisini de ABD’nin bölge poltikalarına taşeron yapan işte bu anlayıştır!

‘EŞİT YURTTAŞLIK’

Davutoğlu‘nun konuşmasında “demokratik cumhuriyet” kavramını tamamlayan ikinci bir kavram daha vardır: “Eşit yurttaşlık.”

Kavram önce CHP’nin “Anayasa Uzlaşma Kurulu” üyesi tarafından önerildi, o günden beri de Y-CHP takımı tarafından savunuluyor.

Eşit yurttaşlık, kulağa hoş da gelse, eşitlikçi değildir. Siyasal kimlikleri üzerinden “Türk ve Kürt eğit yurttaşlığı” demek, iki ayrı siyasi kimlik ve iki ayrı statü yarattığından, eşitlikçi değil, gerçekte ayrıştırıcıdır!

Türk ve Kürt yurttaş olarak zaten eşittir. Türk ve Kürt’ü anayasaya ayrı statüde “eşit yurttaş”yazmak, milli devlete aykırıdır. Çünkü bir milli devlette, eşit bile olsa iki ayrı siyasi kimlik olmaz! Milli devlette en üst siyasi kimliğimiz milli kimliğimizdir ve etnik kimliklerimiz bunun altındadır.

Milli devlet zaten ayrı kimlikleri eşitlemenin yoludur. CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ayrı siyasi kimlikleri bir devrimle birleştirmiş ve eşit siyasi kimlikler kazandırmıştır. Bir devrimle hem milletleşmiş hem de yurttaş haline gelmişizdir.

Ama AKP ile PKK “demokratik Cumhuriyet” diyerek bir “Türk-Kürt federasyonu” hedeflerken, buna uygun olarak da Açılım’la Türk ile Kürt’ü ayrıştırmaktadır. Y-CHP takımı da bu koalisyona katılmaktadır.

Hepsinin hem Dersimcilikte hem de “ideolojisiz devlet” gibi “ideolojisiz anayasa” konusunda mutabakat kurması bundandır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
25 Kasım 2014

Reklamlar
  1. #1 by ismail ersoy on 26/11/2014 - 10:42

    ideoloji;Amerika,İngiltere,Fransa,Rusya,Almanya,Çin,İran ,Suriye gibi devletlerin siyasetidir olsa gerek,hükümete göre büyük devletlerin emri altına girmiş köle devletlerin ideolojisimi olur mantığıyla yoluna devam ediyor.NEREYE KADAR ?.ikinci konuda Kürt açılımı.Önce ne olacağını açıkla sonra açılım de.Bizim bildiğimiz ,gördüğümüz bu günün türkiyesinde kürt türk ayırımı yoktur.Kürtler ,Türkler,Gürcüler,Lazlar,Çerkezler,Ermeniler,Rumlar vb arasındada kanun karşısında yaşamda hak ve hukukta ayırımcılıkta bulunmamaktadır her türlü haktanda yararlanmaktadırlar.Türkiye nin PKK sorunu vardır.1916 da temelleri Amerika tarafından temelleri atılmış, 1968 de türkiyede tezgaha konulmuş bir Ermenistan hayali vardır.Kürtlerde bu tezgahın içindedir.Haritalara ve parti yönrtimleri iyi incelenirse o da açıktır

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: