Nükleer anlaşma: Asya çağının önemli bir aşaması

P5+1 ülkeleri ile İran arasında 22 aydır süren ve son olarak Viyana’da 18 günlük kesintisiz görüşmelerle sonuçlanan anlaşma, kuşkusuz bir ABD-İran barışı değildir; fakat devletlerarası ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcıdır!

Genel olarak Batı basını anlaşmayı “kazan-kazan” şeklinde yorumlamaktadır ve doğrudur; ABD’nin de İran’nın da anlaşmadan kazandığı kesindir. Hangisinin daha çok kazandığı ise ileride daha net anlaşılacaktır. Bugünden bakıldığında İran’ın daha çok kazandığı görülmektedir.

İRAN BASINININ MANŞETLERİ

Nitekim İran basını anlaşmayı şu manşetlerle duyurmaktadır:

Arman: Dünya İran’a saygı duruşunda.

Merdomsalari: Zafer kutlu olsun.

Kanun: İran’a kuşatma kırıldı.

Şehrivend: Bombasız nükleer infilak.

Şark: Savaşmadan zafer.

Horasan: İradeler savaşında İran’ın zaferi.

İtimad: 14 Temmuz diplomasi devrimi: Dünya değişti.

Fakat en ilginci İbtikar gazetesinin menşetiydi: İran çağının başlangıcı!

Manşeti vurgulayan fotoğraf ise iki parçalı bir yüzdü. Yüzün bir bölümü nükleer anlaşmanın mimarı olan İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif‘e aitti, diğer yarısı ise Muhammed Musaddık‘a!

Musaddık, 1951’de başbakan olduktan sonra İran’daki İngiliz petrol tesislerini millileştiren ve 1953’te darbe ile devrilen tarihi kişiydi!

ŞİÖ BATI ASYA’YA UZANIYOR

İran gazetesinin anlaşmayı “İran çağının başlangıcı” olarak yorumlaması elbette hakkıdır.

Fakat biz Türkiye’den baktığımızda anlaşmayı İran’dan ziyade Asya’nın zaferi olarak okuyoruz.

Zira anlaşma İran’ı Ortadoğu’da daha önemli bir aktör yapmasının çok ötesinde, Asya kuvvetlerini Atlantik cephesinin karşısında daha güçlü bir hale getirmiştir.

Bir kere anlaşmayla birlikte İran’ın ŞİÖ üyeliğinin önündeki “tüzük” engeli ortadan kalkmıştır. ŞİÖ üyeliği için gerekli şartlardan biri olan BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarına maruz kalmama şartı, bu anlaşmayla son bulmuş ve İran’ın ŞİÖ tam üyeliğinin önünde artık bir engel kalmamıştır.

Böylece son olarak Hindistan ve Pakistan’la genişleyen ŞİÖ, İran’ın önümüzdeki günlerde tam üye olmasıyla birlikte kıtasallaşmış ve Batı Asya’ya kadar uzanmış olacaktır!

TÜRKİYE’YE ETKİLERİ

ŞİÖ’nün Batı Asya’ya kadar uzanması ise en başta Türkiye’nin siyasal pozisyonunu etkileyecektir. Ankara’nın Atlantik cephesi ile ilişkisi başta olmak üzere, Ortadoğu’daki rolü nitelik değiştirecektir.

Bu nesnel durum haliyle Türkiye’nin hangi sınıfsal kuvvetler tarafından yönetileceğini bile etkileyektir.

Kısa vadede ise bu anlaşma Türkiye’nin önüne Suriye merkezli Ortadoğu politikalarını değiştirme fırsatı sunmaktadır.

Çünkü anlaşma pratik sonuçları bakımından Batı’yı “Suriye’de rejim değiştirme yerine terörle mücadele etme” yönüne zorlayacaktır.

Bu durum ise Ankara’yı yeni seçeneklerle karşı karşıya bırakacaktır.

O seçenekleri de yarın inceleyelim…

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
16 Temmuz 2015

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: