Halep tuzağı

Türkiye’ye Irak’ta Barzanistanı kabul ettirme sürecinde Ankara’nın önüne konulan havuç Kerkük ve Musul petrolleriydi. Bugün Türkiye’ye Suriye’de PYD kantonlarını kabul ettirme sürecinde Ankara’nın önüne konulan havuç ise Halep!

Ayrıntılara geleceğiz ama önce önemli bir not: O gün Irak’ın siyasal birliği ve toprak bütünlüğünü esas alan bölgesel bir ittifak kurulsaydı ve ABD emperyalizmine direnilebilseydi, bugün Kerkük Barzani’nin Musul da IŞİD’in işgalinde olmazdı!

GERİ DÖNÜLMEZ NOKTA

Gelelim bugüne…

AKP Hükümeti’nin ABD’yle imzaladığı İncirlik Mutabakatı sadece ülkemiz için değil, bölge için de önemli bir virajdır. PKK’nin vurulması elbette önemlidir ama bunun ABD’nin İncirlik Mutabakatı ile Türkiye’yi Suriye’de kantonlara razı etmesinin örtüsü olarak kullanıldığını da ot etmeliyiz.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass‘ın Kürt örgütü temsilcilerine söylediği iddia edilen şu cümle kritiktir: “Türkiye ile durum geri dönülemez olana kadar, bir iki ay sabredin.”

Ve bunu Pentagon Sözcüsü James Brindle‘ın şu açıklamasıyla birlikte okuyun: “ABD Türkiye’den Suriye’de bağımsız hava saldırıları yürütmemesini talep etti. Türkiye de bunu kabul etti.”

ABD stratejik müttefiki olan PKK’yi satar mı” sorusu tarih içinde anlamsızdır. Zira ABD sırf Barzanistanı adım adım inşa edebilmek için gerektiğinde Barzani‘yi bile sattı. Örneğin onu ayaklanmaya teşvik etti ama arkasını dönerek Saddam‘ın ezmesini seyretti.

ABD bugün de Suriye’de PYD kantonlarının inşası için benzer şeyleri yapar!

GÜVENLİ BÖLGE ANLAŞMASI

Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu’nun açıklamasına göre Türkiye ile ABD Suriye’de güvenli bölgede anlaştı. (Sonradan Dışişleri bir “düzeltme” yayınladı ve ABD de “imza yok” dedi.)

Burada öyle ya da böyle bir anlaşmaya gidilebileceği görülüyor. Son olarak Nusra’nın böylesi bir hazırlık nedeniyle Halep’in kuzeyindeki mevzilerini boşalttığı, boşalan mevzilere ÖSO’nun yerleşmeye başladığı bilgisi ajanslara yansıdı. Yine kimi ÖSO sözcülerinin “Türkiye’nin Halep Operasyonu ile güvenli bölge kurma girişiminde rol alacağız” açıklamaları, anlaşmanın gelmekte olduğunu gösteriyordu.

Kaldı ki Rusya, İran ve Suriye’den eş zamanlı gelen tepkiler de, aslında bu gelişmeye karşıydı.

Örneğin Suriye’nin Moskova Büyükelçisi Riyad Haddad şöyle diyordu: “Ankara ile Washington’un Suriye topraklarında tampon bölge oluşturma çabası, bölgesel savaş başlatır.

Örneğin İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif Ankara ziyaretini iptal etti. Bazı bilgilere göre ziyaret Erdoğan Zarif‘e randevu vermediği için iptal edilmişti. Zarif‘in geleceği günden bir gün önce Yeni Şafak‘ın “Suriye’de Sevr” manşetiyle çıkması ve Zarif‘in Ankara’ya “bölünmüş Suriye planı” ile geleceğini iddia etmesi dikkat çekiciydi!

Yine Rusya Başbakanı Medvedev‘in Türkiye’nin PKK operasyonlarını “meşruluk” üzerinden yorumlaması önemliydi.

Açık ki Türkiye’nin ABD ile imzaladığı İncirlik Muztabakatı, Ankara’yı adım adım bölge başkentlerinden koparıyor!

KORİDORA BEKÇİLİK

Suruç’ta bombayla ve IŞİD Maliye Bakanı’ndan ele geçirilen belgelerin şantajıyla Türkiye belli bir noktaya kadar getirildi. Sırada Halep Operasyonu ile Türkiye’yi fiilen Suriye’ye müdahale ettirmek var.

Kuşkusuz bu müdahale içeride “Kürt koridorunu önlemek” diye sunulucak. Ancak hep söylediğimiz gibi koridoru önlemenin yolu tektir: Suriye’nin siyasal birliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak.

Bunun dışında yapılacak her iş, niyetiniz ne olursa olsun, en sonunda koridor bekçiliğie dönüşecektir.

Mehmet Ali Güller
12 Ağustos 2015

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: