Libya ateşkesinin hedefi ne?

Türkiye’nin desteklediği Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayez el-Serrac, 21 Ağustos’ta askeri güçlere ateşkes ve askeri operasyonları durdurma talimatı verdi. Eşzamanlı olarak General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusunu destekleyen Tobruk Merkezli Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih de ateşkes çağrısı yaptı.

Serrac fiili ateşkes için Sitre-Cufra hattının silahsızlandırılmış bölge olması gerektiğini belirtirken, 2021 Mart’ında parlamento ve devlet başkanlığı seçimi yapılması çağrısı da yaptı. Akile Salih de yeni başkanlık konseyi ve devlet kurumlarının Sirte’de kurulmasını dile getirdi.

Ateşkesin arkasında kim var?

Trablus ve Tobruk merkezli ateşkes çağrılarının ardından, başta Mısır, kimi ülkeler açıklama yaptı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi, her iki taraftan yapılan ateşkes çağrılarını memnuniyetle karşıladığını ve ateşkesin siyasi bir çözüme ulaşmak için önemli bir adım olduğunu belirtti.

Anadolu Ajansı’nın şu haber başlığı da dikkat çekiciydi: “Libya İçişleri Bakanı Başağa’dan ateşkesin ardından Mısır ile ‘dayanışma’ vurgusu” (21.8.2020).

Ancak bu yazıyı yazı işlerine teslim ettiğim dün saat 13.00’e kadar ne Türkiye’den ne de Rusya’dan resmi bir açıklama geldi!

Rusya’nın Sputnik’e “bir kaynak” olarak yaptığı gayri resmî açıklama ise şöyleydi: “Biz bu tür açıklamaları her zaman memnuniyetle karşılıyoruz. Kahire’de bundan söz edilmişti ve o zaman da bunu desteklediğimizi resmen belirtmiştik. Biz kendimiz her zaman ateşkes çağrısı yapıyoruz.”

Görüşmeden önce ateşkes geldi

Türkiye ve Rusya, Libya’da siyasi çözüm için bir ortak mekanizma kurmuş, heyetler 22 Temmuz’da Ankara’da bir araya gelerek konuyu ele almıştı. Bu toplantının ardından yapılan ortak açıklamada “Ankara ve Moskova’nın Libya’da kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes için çalışmalara devam edeceği” duyurulmuştu. Açıklamaya göre taraflar yeniden Moskova’da bir araya gelecekti.

Hatta Sputnik’e konuşan bir Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, “Türkiye ile Libya konusunda yapılan görüşmelerin sonraki turunu en yakın zamanda düzenlemeye hazır olduklarını, istenirse söz konusu görüşmelerin yarın dahi yapılabileceğini” açıklamıştı (21.8.2020).

Buradan anladığımız şu: Trablus ve Tobruk’un ateşkes açıklamalarının arkasında “doğrudan” Türk-Rus görüşmeleri yok. Zira taraflar henüz ikinci görüşmeyi bile yapmadı. Ancak Serrac’ın Ankara’dan habersiz adım atması da pek olası değil…

ABD’nin Sirte-Cufra planı

Bizi sorumuzun yanıtına götürecek ipucu Trablus ve Tobruk açıklamalarındaki “Sirte ortaklığı” olabilir mi?

Yazmıştık: Sirte-Cufra hattının askerden arındırılmış bölge olması önerisi ilk olarak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından dile getirildi. Almanya’nın Dışişleri Bakanı Heiko Maas ardından öneriyi BM Güvenlik Konseyi’ndeki Libya oturumunda ele aldı.

Ve son olarak ABD’nin Libya Büyükelçisi Richard Norland, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada “Libya’nın merkezinde askerden arındırılmış bir çözüm”e işaret etti (14.8.2020).

Norland, bu görüşmeden iki gün önce de “Trump ile Erdoğan’ın Libya’nın merkezinde askerden arındırılmış bir bölge oluşturmak için atılacak gerekli adımları telefonda görüştüğünü” duyurmuştu (12.8.2020).

Libya’nın bölünme riski

ABD, petrol bölgesini denize açmak için Libya’nın ortasında askerden arındırılmış bir bölge istiyor ve Türkiye’yi de buna zorluyor.

Bu, Türkiye’nin işine gelir mi? Soru işaretli! Çünkü bu merkezdeki bölge, Libya’yı ikiye, hatta üçe bölme riski taşımaktadır.

Libya’nın bölünmesi ise en çok Türkiye’nin aleyhinedir. Çünkü Ankara ile Trablus’un imzaladığı deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşması, coğrafi olarak ters tarafta kalmaktadır. Yani Türkiye’nin denizden komşusu Trablus değil, Tobruk’tur.

O nedenle artık önümüzdeki mesele şudur: Türkiye açısından Libya’daki ateşkes; ABD’yle işbirliği yapılırsa bölünmeye, Rusya’yla işbirliği yapılırsa bütünlüğe ilerler…

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
24 Ağustos 2020

  1. puma adlı kullanıcının avatarı

    #1 by puma on 25/08/2020 - 23:08

    Libya’daki durum Suriyeden daha karisik. Suriyede cihatci idlip, pyd bolgesi ve Esat bolgesi olarak 3 parca var, ama hukuken ve guc olarak esat-rusya tarafi guclu. istenildigi zaman diger taraflar guc kullanilarak dagitilabilir.
    Libyada ise kimin mesru yonetim oldugu bile belli degil. Bir atekes varsa, bu bence Rusyanin bilgisi dahilindedir, ve istedigi bir seydir. Serrac Turkiyeden bagimsiz adim atabilir, zaten Turkiye onun adina yapacagi harekat karsi taraftan birileri tarafindan sabote edilerek onlenmisti (hatta turkiyeli bazi beyaz sapkalilar bile olabilir mi…hicbir fikrim yok). Bence asiretlerin hukum surdugu biryerde secim de uygun bir yontem degil, ama kazanacagini bildiginiz bir adayi dayatirsiniz, ve demokrasi tiyatrosu oynanir, zamanla sistem yerlesmeye baslar. Bence secimlere kadar ABD bir sye yapmayacak, Trump tarafi diyecek ki, Suriye bizde, Libya Rusyada, simdilik bu fiili durum isimize geliyor, ve bu sekilde sahin kanat susturulacak. Secimden sonra ise gercek plan ne idiyse o uygulanir..Bu arada Trump kesin olarak kazanacak diyorum. Bu olmazsa ABD kaosa girecek ve ABDde darbe olacak. Yeni dunya , ABDde yeniden derin devletin hakim olmasina bence katlanamaz. (butun konular donup dolasip ABD secimlerine baglanir, eskiden boyle degildi, cunku iki aday da derin devletin adami olurlardi..).

  1. Libya ateşkesinin hedefi ne? | (Öykü-Şiir-Anı-Günce)-----Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın