100 yıllık iki parti: ÇKP ve CHP

Bugün Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kuruluşunun 100. yılı. 1 Temmuz 1921’de kurulan ÇKP, işgale karşı mücadele ve iç savaşın ardından 1949’da devrim yaptı.

Çin devrimini ve ÇKP’nin on binlerce üyesinin ölümüyle sonuçlanan mücadelesini anlamak için bu ülkenin şartlarını bilmek lazım: İşgal edilmiş, Afyonla uyuşturulmuş, emperyalistlerin açtıkları kafelere “Çinliler ve köpekler giremez” diye tabela astığı, zenginliğinin acımasızca sömürüldüğü bir ülke…

İşgal dediysek, öyle sadece İngiliz emperyalizminin işgal ettiği bir ülke değil Çin; Rus Çarlığı da işgal etti, Alman faşizmi de, Japon faşizmi de…

Kısacası uzun işgal dönemlerinde sömürülmüş bir ülkede devrim yaptı ÇKP. Ve 1949’da fakir bir tarım ülkesi olan Çin’i, 2021’de satın alma gücüne göre dünyanın en büyük ekonomisi yaptı…

ABD için baş tehdit: ÇKP

Bu başarının temel nedeni, ÇKP’nin liderliğinde Çin’e özgü sosyalizm pratiğidir.

Kimi solcuların dudak büktüğü, hatta kapitalist bulduğu Çin’i en iyi anlayan ABD’dir; düşmanının seni nasıl gördüğü çok daha öğreticidir zaten.

Geçen yıl ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ÇKP’yi “baş tehdit” ilan etmişti. Yani emperyalist ABD, Çin’den öte ÇKP’yi hedef görüyor. Bundan daha öğretici bir saptama olamaz.

Yine anımsayın, Biden yönetiminin işbaşı yapması sırasında Atlantik Konseyi’nin yayımladığı 85 sayfalık “Daha uzun telgraf” raporunda şu dört saptama yer alıyordu:

1- Xi Jinping, Çin’i Marksizm-Leninizm’e döndürdü.

2- ÇKP, Xi Jinping önderliğinde “piyasa reformlarını” durdurdu.

3- Özel sektör ÇKP kontrolü altında.

4- Çin, artık statüko gücü değil, revizyonist güçtür (düzen değiştirici anlamında).

SBKP dersleri

Bir diğer saptama da şuydu: “ÇKP, SSCB’de neyin yanlış gittiği üzerine çok iyi çalıştı ve önemli dersler çıkardı.

Gerçekten de öyle. SSCB’yi kuran Bolşevik Partinin (Sovyetler Birliği Komünist Partisi – SBKP), devrimin çökmesine ve ülkenin dağılmasına engel olamaması derslerle doludur. Ve o dersleri, aslında ÇKP daha Mao döneminde görüyor ve alıyordu. SBKP’de Leninizm ve Stalinizm yavaş yavaş terk ediliyor, “yeni burjuva” sınıfı oluşuyor ve partiyi adım adım ele geçiriyordu. (SBKP’nin on binlerce devrimci kadrosunun II. Dünya Savaşı’nda cephelerde ölmesi, yeni burjuva sınıfın partiyi ele geçirmesini kolaylaştırdı ne yazık ki.)

Aslında benzerini Türk devrimini yapan partide, CHP’de de yaşamıyor muyuz? Devrimciliği bıraktıkça, Kemalist Devrim programını terk ettikçe, CHP de erimedi mi? CHP eridikçe, Türkiye de çözülmedi mi?

CHP’nin kireçlenen devrimciliği

Bir partinin devrimciliğinin ölçüsü, sadece ideolojisinin devrimciliği değildir; pratikte kitleleri devrimcileştirebilme kabiliyetinin derecesidir aslında…

Örneğin Türk devrimi açısından Köy Enstitüleri programı, CHP’nin köylüleri/kitleleri devrimcileştirme programıydı; çiftçiyi topraklandırma kanunu çabası, köylüleri/kitleleri özgürleştirme programıydı; laiklik ümmeti milletleştirme programıydı. CHP bunlardan vazgeçtikçe, kitlelerin devrimcileşmesi durdu, devrim kireçlendi ve dondu.

Öyledir zaten; devrim arasız ve sürekli olmalıdır, ilerleme bırakıldığı anda kireçlenir. Lenin’in de, Mao’nun da, Atatürk’ün de, devrim yapan devrimcilerin de devrimin sürekliliğine vurgusu bu nedenledir.

Atatürk’ten kopma – Mao’da ısrar

Geçen yüzyılın başında kurulmuş üç devrimci parti, farklı sınıflara dayanan farklı devrimler yapmışsa da, ortak yönleri devrimle bir ülke inşa etmiş olmalarıdır.

Ve çıkarılması gereken en önemli ders de şudur:

SBKP, Lenin ve Stalin’i terk ettikçe devrimciliğini kaybetti, yeni burjuva sınıfa teslim oldu ve en sonunda SSCB dağıldı.

CHP, Kemalizmi sembol olarak değil ama program olarak terk ettikçe, Kemalist Devrim programını parça parça rafa kaldırdıkça devrimciliğini taşlaştırdı; CHP’nin devrimciliği azaldıkça, Cumhuriyet yavaş yavaş yıkıma uğradı.

ÇKP ise Mao’dan vazgeçmediği ve devrimde/devrimcilikte ısrar ettiği için Çin’i güçlü bir ülke haline getirdi.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
1 Temmuz 2021

  1. #1 by Yavuz Dedegil on 02/07/2021 - 01:38

    23. Nisan 1945 de Türkiye-ABD arasinda imzalanan Ankara antlasmasinda Türkiye, kendisine adeta 2. dünya savasini kaybeden ülke gibi dikte ettirilen anlasmayi ve ardindan ABD ile 1946 Kahire anlasmasini imzalayarak, bir ABD-MANDASI statüsünü kabul etti. Ondan sonra da artik “kendi politikasi” diye birsey kalmadi.

  2. #2 by Mehmet Murat AYGEN on 04/07/2021 - 20:37

    CHP, ML hatta Maoizm’in doğru yolundan (sırât-ı mustakîminden) Sekizler Hareketi ile sapmış, o karambolde, «Çağdaş Sağcı» Ecevit, İnönü’nün yanında, bir KEMAL SATIR kadar olsun duramamıştır [bkz: (–1–) «İnönü: “8’ler bana Sosyalist kendilerine Kemalist„ diyorlar (dedi)» (3 sütun üzerine) başlıklı haberi, Akşam gzt., İmtiyaz Sahibi Nur Okten, Haber Makale ve Fıkralardan Sorumlu Müdür Doğan Koloğlu, Şubat 25 1967 Cumartesi, Basıldığı yer Güneş Matbaacılık T.A.Ş., s.1, (–2–) «Feyzioğlu: Güçlü Türkiye’ye giden yol Lenincilikten değil Atatürkçülükten geçer» (tek sütun üzerine) başlıklı haberi, Son Havadis gzt., Başkent Gazetecilik Matbaacılık Ticaret ve Sanayi A. Ş. adına sahibi Mustafa Özkan, Başyazar Bediî Faik, Genel Yayın Müdürü -YOK-, Haberlerden Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yüksel Baştunç, Yıl 16 Sayı 6649, Pazar 31 Ekim 1976, Baskı Veb Ofset İleri Matbaacılık A. Ş., s.1].

  1. 100 yıllık iki parti: ÇKP ve CHP -/= CHP eridikçe, Türkiye de çözülmedi mi? | Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: