BM kararına Çin ve Rusya’dan terör itirazı

AB ülkeleri Almanya ve Fransa, ABD’nin Afganistan tutumuna itirazda başı çekiyorlar. Ancak bu ikiliye, AB’den ayrılan İngiltere de destek veriyor.

Öyle ki geçen hafta İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un acil kodlu talebiyle G7 ülkeleri toplandı ve Londra-Berlin-Paris üçlüsü, Afganistan tahliyesinin 31 Ağustos’tan sonrası için de uzatılmasını istedi.

Ancak ABD Başkanı Joe Biden, üçlünün talebini reddetti ve 31 Ağustos’un tahliye için son tarih olduğunu belirtti.

Nitekim ABD son askerini 30 Ağustos gecesi tahliye etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie, ABD güçlerinin Afganistan’dan çekilme sürecinin tamamlandığını duyurdu.

FRANSA’NIN GÜVENLİ BÖLGE TALEBİ

Bu kez Fransa, tahliyelerin sürebilmesi için “BM kontrolü altında güvenli bölge” talebini gündeme getirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron BM’ye sunacakları öneriyi ve gerekçesini şu sözlerle açıkladı: “Bu güvenli bölgenin kurulması çok önemli. Böyle bir mekanizma, Birleşmiş Milletler’in acil bir durumda harekete geçmesi için bir çerçeve sağlayacak. Her şeyden önce herkesin sorumluluklarıyla yüzleşmesine ve uluslararası toplumun, Taliban üzerindeki baskıyı sürdürmesine olanak sağlayacak.”

Paris’in bu talebini, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden İngiltere de destekledi.

BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerden Rusya da teklife karşı çıkmadı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Paris’in teklifinin ele alınması gereken bir konu olduğunu belirtti. Ancak Peskov, “Taliban’ın bu konuya nasıl baktığını anlamamız gerekiyor” dedi.

Taliban ise öneriye karşı çıktığını ilan etti. Taliban sözcüsü Süheyl Şahin, “Afganistan’ın bağımsız bir ülke olduğunu, böyle bir güvenli bölgeye gerek olmadığını” belirterek, Paris ve Londra’nın önerisini reddettiklerini açıkladı.

BM’NİN KABUL ETTİĞİ AFGANİSTAN KARARI

Ancak Paris’in önerisi, BM Güvenlik Konseyi’ne açıklanandan ve konuşulandan farklı geldi. Öyle ki ABD de tasarının üç sahibinden biri olmuştu.

ABD, Fransa ve İngiltere üçlüsü tarafından Güvenlik Konseyi’ne sunulan tasarı “BM kontrolü altında güvenlik bölge talebi” değil, “Afganlar ile tüm yabancıların güvenli bir şekilde kara ve havayolu ile ülkeden ayrılmalarına izin verilmesi” çağrısı ile “tahliyelerin ardından Kâbil Havalimanı’nın hızlı ve güvenli bir şekilde yeniden açılması” talebiydi!

Karara Güvenlik Konseyi’nin 13 üyesi destek verirken, Rusya ve Çin çekimser oy kullandı.

IŞİD VE DTİH UYARISI

Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, oturumun ardından yaptığı açıklamada “Güvenlik Konseyi’nin Afganistan kararıyla ilgili oylamada çekimser oy kullanmak zorunda kaldık. Bunu, tasarıyı hazırlayanların temel endişelerimizi görmezden gelmesi sebebiyle yaptık” dedi.

Rus diplomat tasarıda terör örgütlerine yer verilmemesine tepki gösterdiklerini belirtti: “Öncelikle, kararın korkunç bir terör saldırısı bağlamında önerilmiş olmasına rağmen tasarıyı hazırlayan ülkeler, tasarıdaki terörle mücadele bölümünde, tüm dünyanın terör örgütü olarak kabul ettiği IŞİD ve Doğu Türkistan İslami Hareketi’nden kesinlikle bahsetmeyi reddetti. Bunu, bariz olanı kabul etmek istememeleri ve teröristleri dost ve düşman olarak ayırma arzusu olarak görüyoruz.”

ABD’NİN DÜNYA ARENASINDAN KOPUŞU

Afganistan konusunun ABD ile AB arasında gerilime neden olduğu gerçeği, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in sözlerine de yansıdı. Borrell durumu “kriz” sözcüğüyle niteledi ve “bu krizi, transatlantik ilişkimizi daha dengeli bir şekilde inşa ederek güçlendirmek için kullanmalıyız” dedi.

Borrell, İtalyan Corriere della Sera gazetesine verdiği röportajda öncelikle ABD’nin durumunu ortaya koydu. ABD Başkanı Joe Biden’ın söyleminden “ABD’nin artık başkalarının savaşları için mücadele etmeye istekli olmadığı” mesajını aldığını belirten Borrell, “ABD’nin dünya arenasında belli bir kopuşu olduğunu görüyoruz” dedi.

Borrell ardından, bununla bağlantılı olarak AB’nin eksik olan yönüne dikkat çekti: “Avrupalılar olarak, bölgeyi güvence altına almak için Kâbil Havalimanı’nın çevresine 6 bin asker gönderemedik. Stratejik Pusula’mızda acil bir durumda hızlı hareket edebilecek kalıcı bir Avrupa ‘İlk Giriş Gücü’ oluşturulmasını öneriyoruz. Amerikalılar dahil olmak istemediğinde AB, çıkarlarımızı korumak için müdahale edebilmelidir. İlk Giriş Gücümüz, kısa sürede harekete geçebilecek 5 bin askerden oluşmalıdır.”

ABD’NİN LİDERLİK SORUNU

Sonuç olarak ABD’nin Afganistan kararı ve müttefiklerinin taleplerine olumlu yaklaşmaması, Washington ile Brüksel arasında bir gerilim oluşturmuş durumda…

Bu ise haliyle Joe Biden’ın dış politika önceliklerinin başına koyduğu “müttefiklerle ilişkileri restore etme” kararını daha göreve gelmesinin 8. ayında olumsuz etkilemiş oldu.

Özetle, ABD’nin Çin ve Rusya’ya karşı geliştirdiği stratejisi içerisinde müttefiklerine liderlik edebilme kapasitesini sorgulayan bir durum oldu Afganistan’da yenilmesi ve çekilmesi…

Mehmet Ali Güller
CRI Türk
31 Ağustos 2021

  1. BM kararına Çin ve Rusya’dan terör itirazı | Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: