Seçim Amerikancılığı

Anayasa’nın 101. maddesi açık: “Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir.” Yani Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanı olabilmesi, ancak Anayasa’nın 116. maddesine göre “seçim yenileme” kararı alınmasıyla mümkün. Yani, seçim yılına giriyoruz, 2022’de seçim var.

Dolayısıyla Türk-Amerikan ilişkilerindeki hiçbir sorun çözülmediği ve hiçbir sorunun da kısa hatta orta vadede çözümü görülmediği halde, Erdoğan’ın “Biden’la Afganistan, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz konularında işbirliğimizi güçlendirme kararı aldık” diyebilmesi, seçim süreciyle ilgilidir.

Yani Erdoğan Roma’da aslında “seçim Amerikancılığı” düğmesine bastı.

Ekonomi-politik kıskaç

Erdoğan’ın seçim kazanabilmesi için ekonomiye kaynak bulması lazım. Zira milli gelir düşüyor, milli gelirden kişi başına (seçmene) düşen pay da düşüyor.

Tarımı bitirdikleri, sanayiyi zaafa uğrattıkları ve ülkeyi beton ekonomisine mahkûm ettikleri için çareleri iki kalemdir: Varlık fonu satışları ve dış borç.

Türkiye’yi “borcun borçla çevrildiği” bir ekonomiye dönüştürdüler.

Dış borcun musluklarını elinde tutan New York bankerleri ile Londra tefecilerini ikna etmek ise Washington desteği bulabilmelerine bağlı. ABD desteği de, AKP’nin vereceği “siyasi taviz”e bağlı…

Türkiye’yi içine soktukları ekonomi-politik kıskaç özetle bu ne yazık ki…

Türkiye ile ABD’nin çıkarları çatışıyor

Erdoğan’ın Biden’la Afganistan’da, Suriye’de, Libya’da ve Doğu Akdeniz’de “işbirliği” yapabilmesi, ancak ve ancak bu dört alanda Türkiye’nin çıkarlarına aykırı taviz vermesiyle mümkündür. Zira bu alanlar Türkiye’nin ABD’yle çıkarlarının örtüştüğü değil, çatıştığı alanlardır. Tek tek incelersek:

Afganistan’da iki inisiyatif var: Çin ve Rusya’nın liderlik ettiği Asya inisiyatifi, Afganistan’dan bölgeye terör ihracının olmaması için istikrarı esas alıyor. ABD ise Afganistan’ın etrafında üs arıyor. Türkiye’nin göç sorunu başta pek çok çıkarı, Asya inisiyatifiyle birlikte hareket etmesini gerektiriyor.

Suriye: ABD’nin temel hedefi, Suriye’nin kuzeyinde bir PYD devleti oluşturmak. Türkiye’nin çıkarı ise Suriye’nin siyasal birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasından geçiyor.

Libya ve Doğu Akdeniz: ABD, Kıbrıs meselesinde de Doğu Akdeniz’deki egemenlik ve enerji-politik mücadelelerinde de Türkiye’ye karşı konumlanmış durumda.

AKP ile Türkiye’nin çıkarları aynı değil

Görüldüğü gibi Erdoğan’ın ABD’yle işbirliğini güçlendirme kararı aldığını belirttiği alanlarda Türkiye’nin çıkarları ile AKP’nin çıkarları örtüşmüyor. Bu durumda Türkiye ile ABD nasıl işbirliği yapabilecek? İşte meselenin esası burada: AKP iktidarı ile Türkiye’nin çıkarları bir ve aynı şey değil.

Bu dört alandaki çıkar çatışmasına rağmen işbirliği yapabilmek, ancak AKP hükümetinin ABD yararına Türkiye’nin çıkarlarından taviz verebilmesiyle mümkündür.

AKP’nin Suriye’de ABD’yle işbirliği yapabilmesi -Washington PKK/PYD kartından vazgeçmediğine göre- AKP hükümetinin ancak Fırat’ın doğusuna dair bakışında değişiklikle mümkündür. AKP’nin son tahlilde Fırat’ın doğusuna karşılık Fırat’ın batısında bir “ÖSO nüfuz bölgesi” hayali kurması o nedenledir.

AKP’nin Doğu Akdeniz’de ABD’yle işbirliği yapabilmesi, Kıbrıs ya da Münhasır Ekonomik Bölge konusunda taviz vermesiyle mümkündür.

Papaz elbisesi

Özetle, AKP iktidarı Türkiye’nin çıkarlarından taviz vermediği müddetçe ABD’yle Afganistan, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’de işbirliği yapabilmesi olası değildir.

Kuşkusuz bu alanların tamamında AKP’nin taviz verebilmesi de mümkün değildir. Zira büyük siyasi tavizin bedeli seçim kazandırmaz, seçim sonucundan da ağır olur.

AKP o nedenle iç politikada “başarı” gibi sunulabilecek taviz(ler) verebilir en fazla. Örneğin Suriye’de bulunduğu alanı genişletmek gibi ya da Karadeniz’de Rusya karşıtlığı gibi…

AKP’de anti-emperyalizm görenlerin de, AKP’nin Türkiye’nin eksenini kaydırdığını sananların da anlamadığı gerçek şudur: “İktidar olmak için papaz elbisesi giymeyi kabul eden” bir anlayış, iktidarda kalmak için neler yapmaz!

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
4 Kasım 2021

  1. #1 by Mehmet Murat AYGEN on 05/11/2021 - 16:32

    «Teftiş fırçası» gibi «Seçim Amerikancılığı»! Bayıldım bu tâbirinize.. Celâl Bayar evlâtları işte tam da böyle «Amerikancı(dırlar)». Seçimi kazanıncaya, mevki makam ve parayı buluncaya kadar «Amerikancı», kazandıktan bulduktan sonra VATAN PARTiLi (exempli gratia SAYIN FK S•YLMZ)..!..! İNÖNÜ neden (hâşâ) «kötü»? Parayı bulduktan SONRA da Amerikancı olduğundan [bkz: «İnönü: “Nato emperyalizmin aracı değil” (dedi)» (tek sütun üzerine) başlıklı haberi, Milliyet gzt., Sahibi Milliyet Gazetecilik A. Ş. adına Ercüment Karacan, Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi, Haber ve makalelerden sorumlu müdür Hasan Pulur, Yıl 20 Sayı 8029, Perşembe 02 Nisan 1970, Basıldığı Yer Milliyet Matbaası, s.1].

  2. #2 by Mehmet Murat AYGEN on 05/11/2021 - 16:47

    «Teftiş fırçası» gibi «Seçim Amerikancılığı»! Bayıldım bu tâbirinize.. Celâl Bayar evlâtları işte tam da böyle «Amerikancı(dırlar)». Seçimi kazanıncaya, mevki makam ve parayı buluncaya kadar «Amerikancı», kazandıktan bulduktan sonra VATAN PARTiLi..!..! İNÖNÜ neden (hâşâ) «kötü»? Parayı bulduktan SONRA da Amerikancı olduğundan [bkz: «İnönü: “Nato emperyalizmin aracı değil” (dedi)» (tek sütun üzerine) başlıklı haberi, Milliyet gzt., Sahibi Milliyet Gazetecilik A. Ş. adına Ercüment Karacan, Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi, Haber ve makalelerden sorumlu müdür Hasan Pulur, Yıl 20 Sayı 8029, Perşembe 02 Nisan 1970, Basıldığı Yer Milliyet Matbaası, s.1].

  1. Seçim Amerikancılığı | Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: