AKP’nin ‘Yeni Türkiye’sinin üç özelliği

AKP iktidarı, Türkiye’yi “Yeni Türkiye” diye niteleyerek, kendinden öncesini “Eski Türkiye” diye kodluyor bildiğiniz gibi. Böylece hem kendi ideolojisine uygun inşa etmeye çalıştığı yapıyla önceki yapı arasına kalın bir set çekiyor, hem de mevcutla mücadelesini “eskiyle mücadele” söylemi üzerinden kolaylaştırmaya çalışıyor.

İktidar bunu yaparken birincisi baskı uygulayarak egemen siyasal iklim oluşturmaya çalışıyor, buradan aldığı güçle ikincisi rejimi değişime zorluyor, üçüncüsü kurumları biçimlendiriyor, dördüncüsü toplumu dönüştürüyor. Bunlar çoğunlukla sıralı olarak değil, içe içe yürüyor.

AKP’nin dönüşümle biçimlendirdiği Yeni Türkiye’nin önemli özellikleri var. Bugün bunlardan üçünü ele alacağız.

Erdoğan’ın özgürlüğü

1) Yeni Türkiye’de Erdoğan’ın herkese hakaret etme “hakkı” var ama hiç kimsenin Erdoğan’ı eleştirme “özgürlüğü” yok. Erdoğan’ın ana muhalefet partisi liderine söylediği sözlerden başlayarak bir “liste” oluştursak, köşenin boyutları yetmez.

Şu kadarını söyleyerek gelinen acı tabloyu resmetmiş olalım: Türkiye İşçi Partisi (TİP), üzerinde Erdoğan’ın fotoğrafının olduğu bir afiş hazırlamıştı. Afişte Erdoğan’ın kimi sözleri, konuşma balonu biçiminde ve tırnak içinde yer alıyordu. TİP, Erdoğan’ın kendi sözlerine yanıt olarak da afişin altına “küfretme, istifa et” yazmıştı.

Bu afiş nedeniyle TİP yetkililerine “Erdoğan’a hakaretten” soruşturma açılmış durumda! Mizah gibi: Erdoğan’ın kendi sözleri, Erdoğan’a hakaretin konusu yapılmış durumda!

Anayasa’ya darbe

2) Yeni Türkiye’de alt mahkemeler, Anayasa’ya aykırı olarak Anayasa Mahkemesi’nin fiilen üstünde artık. Erdoğan ise hepsinin üstünde elbette…

Bildiğiniz gibi Anayasa Mahkemesi iki kez Hatay Milletvekili Can Atalay’ın hak ihlali için karar aldı, karar Resmî Gazete’de yayımlandı ama alt mahkeme uygulamıyor. İktidar cephesinin MHP kolu Anayasa Mahkemesi’nin kapatılmasını savunurken, AKP kolu ise bunu yeni bir anayasa yapabilmenin fırsatına çevirmeye çalışıyor.

Pratikte ise iktidar, anayasaya uymayarak ve anayasaya uyulmasını engelleyerek, fiilen anayasaya darbe yapmış durumda. Çünkü Anayasa’nın 153. maddesi net: “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.

Bu arada mahkemeler arasındaki hiyerarşiye işaret ederken, tablonun çok daha acı bir boyutuna da dikkat çekelim: Papazı hapisten çıkaran Biden ile gazeteciyi hapisten çıkaran Merkel de uygulamadaki sonuçları itibariyle, hiyerarşinin en üstündedir!

Muhalife yasak, müttefike serbest

3) Yeni Türkiye’de herhangi bir muhalif için dava ve hapis konusu olan sözler ve yorumlar, Cumhur İttifakı için serbesttir.

Pek çok muhalifin bağlamından koparılarak montajlanan sözlerinin nasıl kampanyalarla “teröre destek” haline getirilip hapislere dönüştürüldüğünü defalarca gördük.

Ama örneğin aynı zamanda terör örgütünün de siyasal hedefi olan özerklik ve federasyonun TBMM’de tartışılabilmesini savunabilen HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu için çanlar hiç çalmadı!

Yeniyi ret, eskiyi aşma hedefi

Özetle Yeni Türkiye, Eski Türkiye’yi fazlasıyla aratıyor. İkinci yüzyılda, AKP’nin yenisini reddeden ama eskiyi de aşan bir cumhuriyet inşa etmek zorundayız.

2024 yılının, devrimci cumhuriyeti inşa etme yolunda daha kararlı mücadele ettiğimiz, karanlıktan aydınlığa çıkmaya başladığımız yıl olması dileğiyle, tüm Cumhuriyet okurlarının yeni yılını kutlarım.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
1 Ocak 2024

  1. Hakan doğan adlı kullanıcının avatarı

    #1 by Hakan doğan on 02/01/2024 - 00:27

    Emeğine sağlık teşekkürler

    Özetle Yeni Türkiye, Eski Türkiye’yi fazlasıyla aratıyor. İkinci yüzyılda, AKP’nin yenisini reddeden ama eskiyi de aşan bir cumhuriyet inşa etmek zorundayız.

    Özlem’le bekliyorum

  2. Ali Vedat Oygür adlı kullanıcının avatarı

    #2 by Ali Vedat Oygür on 02/01/2024 - 08:45

    Sayın Güller günaydın,
    Erdoğan iktidarının eylemlerine dayanak olan dört unsur hakkında haklısınız.
    Tarih okumalarımızdan öğrendiklerimize göre, siyaset, ekonomi ve dış ilişkilere ilişkin çarpıklıklar kolayca ve kısa zamanda düzeltilebilir. Yeter ki dürüst, vatansever ve akılcı bir yönetim işbaşına gelsin!
    Fakat toplumun sosyal yapısındaki bozulma, yozlaşma ve kirlenme kolayca değil ancak 2-3 kuşak sonra belki düzeltilebilir. Ülkeyi yönetmeye başlayan dürüst, vatansever ve akılcı bir yönetimin ilk işi, birinci kuşakta sağlam filizleri geliştirecek eğiticileri yetiştirmek olacaktır. Bunar da ancak 2 belki 3 kuşak sonra düzgün yurttaşlar yetiştirebilecektir.
    Hiç kuşkusuz emperyalizmin boyunduruğundan kurtulabilirsek!
    Kanımca bu konuya daha çok önem vermelisiniz.
    Selam ve saygılarımla,
    Ali Vedat Oygür
    Dr. Jeoloji Müh.

  1. AKP’nin ‘Yeni Türkiye’sinin üç özelliği | ...Doğa + Yaşam ve Politik Yazılar =Paylaşım Sitesi -(okuyup düşünmek için...!)

Ali Vedat Oygür için bir cevap yazın Cevabı iptal et

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın