ULUDERE’DE ABD NEDEN GİZLENDİ?

Uludere’de 34 yurttaşımızın ölümüyle sonuçlanan olayın üzerinden 4,5 ay geçti. Aydınlık ilk günden beri ısrarla gerçeği yazıyor: “Uludere istihbaratı ABD’den.

Resmi yetkililer, bu büyük gerçeği perdelemeye çalıştılar ancak gerçek her zaman olduğu gibi sonunda ortaya çıktı.

Amerikan Wall Street Journal gazetesi Pentagon yetkililerine dayandırarak “operasyonun ABD yapımı bir insansız hava aracının verdiği istihbarata bağlı olarak yapıldığını” yazdı.

STRATEJİDE YAPILAN HATA

Gerçeği perdelemeye çalışan iktidarı elbette anlayabiliriz, nitekim ABD ile aynı mevzidedirler. Ancak Genelkurmay Başkanlığı’nın bu gerçeğe gözünü yumması tarihi derslerle doludur. Üstelik hem TSK hem de Türkiye ve bölge açısından…

Hiç lafı dolandırmadan belirtelim: Uludere’de istihbaratın kaynağını yani ABD’yi gizlediler çünkü Washington’u müttefik sanıyorlar. Bu yalana inanıyorlar, çünkü ABD’den korkuyorlar!

Ancak “stratejide yapılan hata, taktikle düzeltilmez” evrensel gerçeği, işte bir kez daha tokat gibi yüzümüze patladı!

ABD’YLE PKK’YE KARŞI ORTAK MÜCADELE YALANI

Tehdidin kaynağını saptamadan çizilen her yol, bizi çıkmaza götürüyor, bataklığa saplıyor.

“ABD ile istihbarat paylaşımı”, “ABD ile birlikte PKK’ye karşı mücadele etmek” diye bir şeyin mümkün olamayacağını anlamak için kuşkusuz 34 yurttaşımızın ölmesi gerekmiyordu. O ölümlerin bu saatten sonra bir parça anlam bulabilmesinin tek yolu, Türk Ordusu’nun artık yığınağı doğru belirleyebilmesine ve tehdidin kaynağını doğru saptayabilmesine bağlıdır.

Bu iktidarla mümkün olup, olmaması ise elbette önemli bir sorundur.

KORKU KÜLTÜRÜNÜN KAYNAĞI: NATO’CULUK

Irak’ın bölünmesi, Suriye’nin bölünmesi, Irak ve Suriye kuzeylerindeki yapının bağımsızlık kazanması, Türkiye’ye doğru genişlemesi, Graham Fuller’in belirttiği Diyarbakır başkentli yapıya dönüşmesi, PKK’nin bu yapının asli unsuru olması gerçeğinin arkasındaki güç kimdir?

Bu soruya ABD yanıtı vermekten korkanlar elbette PKK’ye karşı Pentagon’la birlikte mücadele ettiklerini sanırlar; Maliki yerine Barzani ve Haşimi’yle, Esad yerine Burhan Galyun’la ittifak kurarlar. Dahası İsrail’e kalkan olacak radara ev sahipliği yapar ve İran’la hatta Rusya ve Çin’le karşı karşıya gelirler.

Dünyada kendine yönelik tehdidin kaynağıyla “müttefiklik” ilişkisi kuran başka bir ülke yok! Bu anlayışın ve ABD gücü karşısında korkmanın iklimi, NATO’culuktur. Türk Ordusu önce bu bağı koparmalıdır.

ABD KORKULACAK GÜÇ DEĞİLDİR

ABD gücü karşısında korku, yenilginin başladığı yerdir. Ergenekon tertibinin bile başarılı olması, bu korkudan kaynaklanmış ve Türk Ordusu savaşta bile görülmeyecek büyüklükte esir vermiştir! Tertibin kaynağını salt AKP ya da cemaat olarak tespit etmek, yanlış ve eksik mücadeleyi hatta mücadelesizliği getirmiştir.

Korkan direnemez ve milletini seferber edemez!

Oysa “korkudan korkanlar” en azından dünyayı analiz etseler, gerçeği göreceklerdir: O korktukları ABD Afganistan’da ve Irak’ta yenilmiştir, inişe geçmiştir. 20 yıl önce korktukları ABD’den daha zayıf bir ülke vardır artık… Üstelik ABD karşıtı cephe daha büyüktür ve gün geçtikçe büyümektedir.

ULUDERE KIRILMA NOKTASIDIR

Muavenet’inin batırılmasından, “binyılın meydan okuması” adlı tatbikatta düşman ilan edilmesinden ve askerinin başına çuval geçirilmesinden ders çıkaramayan TSK’nin son şansıdır Uludere!

Aksi yeni Uluderelerdir, yenilgidir ve parçalanmadır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
17 Mayıs 2012

,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: