DİJİTAL GENÇLİK

9. gününe giren “Erdoğan karşıtı halk isyanının” belkemiğini 90 kuşağı olan gençlik oluşturuyor. Taksim Gezi Parkı direnişinde izlediğim ve incelediğim bu kuşağın özelliklerini bugün sizlerle paylaşacağım:

1. AKILLILAR

Hem de çok akıllılar. Polise karşı “orantısız zekâ” uyguluyorlar! Bu onları eski tip eylemcilerden fazlasıyla ayırıyor. İşte birkaç örnek:

Polis gaz bombası attığında, önden arkaya doğru hızla ve telaşla kaçışmıyorlar. Çünkü biliyorlar ki böylesi bir kaçış gazdan etkilenmelerini engellemeyecek, tersine arkadakilerin ezilmesine neden olacak.

Polisin attığı gaz bombası kapsüllerini su dolu kovalara koyarak gazı etkisizleştiriyorlar.

Belediye otobüslerini, sol maskeli gruplar gibi ele geçirdiklerinde, yakmıyorlar, değerlendiriyorlar: Yola enlemesine park edip, polis araçlarının geçmesini engelliyorlar.

Ele geçirdikleri iş makineleriyle TOMA’ları kovalıyorlar. Telsizlerden polisi yanlış yönlendiriyorlar.

2. KARARLILAR

Hem de çok kararlılar. 31 Mayıs ve 1 Haziran günleri İstiklal Caddesi’nde şu manzarayı saymadıysam da, yüzden fazla yaşamışımdır: Bir tarafta polisler, bir tarafta dijital gençler… Polis gazları atıyor; gençler sakin adımlarla geri adım ata ata gazın etki alanını daraltarak çekiliyor. Sonra yeniden marşlarla, sloganlarla aynı noktaya bir kez daha ilerliyor…

Sol maskeli gruplar için bu durum en fazla 3 kez olur ve sonunda polis onları dağıtırdı.

Gerçekten de öylesine kararlılar ki, kimi fotoğrafları tarihe geçti: Gaza rağmen dim dik duran kırmızı kadın, tazyikli suya meydan okuyan siyahlı kadın, elinde gitarıyla TOMA’ya meydan okuyan kıvırcık saçlı genç, elinde Türk bayrağıyla polis barikatının önünde gururla duran delikanlı…

3. MİZAHTAN ANLIYORLAR

Şu taşıdıkları afişlere, kartonlara yazdıklarına, duvarlara çizdiklerine bir bakar mısınız?

“Biz Ekrem Dağ’a soluyla gol attırdık. Sen de kimsin? / Tüp kaçağını çakmak yakarak kontrol eden bir milleti biber gazıyla korkutamazsınız! / Biz sinek ilacı aracının arkasından koşmuş bir nesiliz. Gaz da neymiş! / Direnişe katılmak kilo verdirir. /  Recep Tayyip Gazdoğan. / Red Hot Chili Tayyip. / Tayyipsiz hava sahası. / Anamızı da aldık geldik. / Bizim gibi 3 çocuk ister misiniz? / Hepimiz ayyaşız, hepimiz çapulcuyuz. / İki ayyaşın torunlarıyız. / Biber gazı bizde kafa yapıyo. / Benim gaz bol acılı olsun polis emmi. / Türkiye güzel ülke de, çevresi kötü. / Allahını seven defansa gelsin. / Oynamazsan kazanamazsın. / Evde sular kesik, yıka bizi TOMA / Biber gazı cildi güzelleştirir. / Biber gazı sıkmanıza gerek yoktu bayım, zaten duygusal çocuklarız. / Piston aşağı indi Tayyip.”

Polislerle girdikleri diyaloglar, yaptıkları şakalar, ele geçirdikleri telsizlerden geçtikleri muzip anonslar…

4. SOSYALLER

Hem sanal dünyada, hem de gerçek dünyada oldukça sosyaller.

Ellerinde tablet bilgisayarları ya da akıllı telefonları… GTalk’dan, Whatsup’dan, Twitter’dan, Facebook’tan hem haberleşip koordine oluyorlar, hem de dünyayı ayağa kaldırabiliyorlar…

Akıllı telefonlarından bol bol fotoğraf çekerek, daha geniş katılım olmasını sağlayacak şekilde sosyal medyada kullanıyorlar.

Gerçek hayatta da oldukça sosyaller. Ben bu gençlerle REM, Deep Purple, Ketih Jarreth konserlerinde, Caz festivallerinde, Film fetsivallerinde karşılaşıyorum sık sık…

Şortlu, tişörtlü rahat halleriyle, kulaklarında müzik çalarlarıyla, daima taşıdıkları sırt çantalarıyla, kirli sakalları, dövmeleri, küpeleriyle sizler de onlara sık sık rastlıyorsunuz otobüslerde, metrolarda…

Hep rahatlar, umursamazlar… Çok çabuk iletişim kurabiliyorlar; hızla samimiyeti ilerletebiliyorlar…

Çok okuyorlar ama daha çok tabletlerinden: Konuştuğunuzda anlarsınız ki, dünyayı tahmininizden daha iyi izliyorlar…

5. BAŞLARI DİKLER

Başları hep dikler; emir almayı, bir kalıba sokulmayı sevmiyorlar. Kendileri adına kendilerini etkileyen kararlar alınmasından nefret ediyorlar.

Emek sinemasının ona sorulmadan yıkılması, gezi parkının ona sorulmadan ranta açılması, okuluna polis girmesi, içtiği iki bira nedeniyle Başbakan tarafından alkolik olarak nitelenmesi, sevgilisinin elini tuttuğu için ahlaksız görülmesi, çapulcu sayılması, “dindar nesil” yapılmaya zorlanması, yediğine, içtiğine, dinlediğine, izlediğine karışılması artık tepelerini attırdı!

6. MASKESİZLER

Sol maskeli örgüt üyeleri gibi yüzlerini saklamıyorlar. Zira utanılacak bir şey yapmadıklarını çok iyi biliyorlar!

Tersine, polis yüzünü saklıyor; kendisini deşifre edecek kask numarasının üstünü kapatıyor. Çünkü polis de biliyor ki, akıllı telefonlarıyla o numarayı çeken bu gençler, başlarını ciddi belaya sokabilir!

7. YARDIMSEVERLER

Köpekleriyle eylemlere katılan bu gençlerin ruhunda büyük bir yardımseverlik var. Zira hayvanı seven, insanı sever!

Biri mi yaralandı? Anında etrafında ihtiyacına yönelik malzemeleriyle bitiyorlar.

Biri gazdan mı etkilendi? Eczanelerden aldıkları ilaçlarla yaptıkları solüsyonları anında hizmete sokuyorlar.

Polis mi yaralandı? Az önce gazı atıp atmamasına bakmadan kucaklayıp ilk yardıma götürüyorlar!

Suyunu, bisküvisini, çikolatasını sürekli paylaşıyorlar; ikiye böldüğü elmanın büyük yarısını hep karşısındakine veriyorlar.

Sosyal medyada hızla bilgi alışverişi yaparak sokaklarda mevzilenen Tıp öğrencileri, geçilmez barikatlar inşa eden mühendislik öğrencileri, “siz anlarsınız” mesajları üreten sosyal bilim öğrencileri, fırlama liseliler, okuyamamış ve çalışmak zorunda kalmış ama dijital dünyayı takip eden gençler…

Üstelik bu kez yanlarında anneleri, babalarıyla…

Gençlerimiz: Mustafa Kemal’in bilim çocukları…

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
5 Haziran 2013

Reklamlar

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: