28 ŞUBAT, GERÇEK 0 SORUN VE AÇILIMDI!

Yoğun Suriye gündemi nedeniyle olsa gerek, görülmekte olan 28 Şubat davası medyada pek ilgi görmedi. Bu önemli dava, kısa haberlerle geçiştiriliyor. Üstelik AK medyanın psikolojik savaşıyla, 28 Şubat bir darbe ve başörtüsü düşmanlığı olarak sunuluyor.

Bugün 28 Şubat’ı güvenlik ve dış politika eksenli olarak inceleyerek, bu psikolojik savaşa karşı duracağız:

28 ŞUBAT, TSK’NİN HİZADAN ÇIKMASIYDI

28 Şubat’ı tek cümleyle özetlemek gerekse, onu “Cumhuriyet’i kazanma hamlesi” olarak nitelerdik. Zira 50 yıllık “Küçük Amerika” süreci ortada korunacak bir Cumhuriyet bırakmamıştı.

28 Şubat’ı Washington’un gözünden nitelersek, çok daha somut bir tanımla karşılaşırız: “Türk Ordusu hizadan çıktı.

Evet, Pentagon’a göre 28 Şubat’ta Türk Ordusu hizadan çıkmıştı ve ABD’nin Ortadoğu çıkarlarını değil, Türkiye’nin bölgesel çıkarlarını esas almaya başlamıştı. Nitekim gerçekte 28 Şubat, 28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu MGK kararlarıyla da başlamaz. Pentagon’un somut tanımından hareket edersek, Mart 1995’te başlar. Yani TSK’nin Kuzey Irak’a yaptığı Çelik Harekatı’yla…

Zira bu sıradan bir sınır ötesi operasyon değil, Türk Ordusu’nun ABD’ye rağmen, ABD denetimindeki topraklara girmesi ve Amerikan çıkarlarını dağıtma operasyonuydu. Ve bu önemi nedeniyle de Türk-Amerikan ilişkilerinde çok önemli bir dönemece neden oldu.

28 ŞUBAT, GERÇEK ‘KÜRT AÇILIMIYDI’

28 Şubat, Cumhuriyet’in güvenlik stratejisine dönme programıydı. 28 Şubat sürecinde, tıpkı Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde olduğu gibi, iç tehdit dış tehdidin önüne geçmişti. Gericilik ve bölücülük tehdidi en başa yazılmış, ülkücü milliyetçilik de tehdit kapsamına alınarak devletin mafyalaşmasının üzerine gidilmişti.

Bakın bu “ülkücü milliyetçiliği” tehdit kapsamına almak o kadar önemliydi ki, bu kararı, Kürt sorununda “kamusal alana kaymamak koşuluyla mahalli ve kültürel özelliklerin geliştirilmesine yönelik düzenlemeleri” öngörmesiyle birlikte ele almak gerekir.

Yani “Cumhuriyet’i kazanma hamlesi” olan 28 Şubat, ABD’nin Kürt sorununu bölgeselleştirme ve kart olarak kullanma girişimine karşı dışarıda Çelik Harekâtı yaparken, içeride gerçek anlamda Türkiye yararına “Kürt Açılımı” yapıyordu!

28 Şubat, ABD’nin Barzanistan’ına ve ileride onun Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e açılmasına, dahası Diyarbakır merkezli olarak Türkiye’ye doğru genişlemesine karşı stratejik bir konumlanıştı.

28 ŞUBAT, NATO DIŞI ALAN AÇMAKTI

28 Şubat, bugünleri görerek, NATO’ya bağımlılığı azaltmak, NATO dışı silah envanteri yaratarak Pentagon’un silahlarımızı istediği vakit kullanılamaz hale getirmesine önlem almaktı. Nitekim 28 Şubat sürecinde Rusya ve Çin’le çeşitli silah anlaşmaları imzalandı.

Böylece ABD’nin Kıbrıs’ta ambargo uygulaması ya da Almanya’nın Leopar tanklarına kimi operasyonlarda izin vermemesi gibi durumların tekrarına karşı önlem alınmış oldu.

Hatta bugün AKP’nin reklamını yaptığı Milli Gemi ve Milli Tank projeleri de 28 Şubat sürecinin ürünleridir!

28 ŞUBAT, GERÇEK SIFIR SORUNDU

28 Şubat, Türkiye’nin ulusal güvenliğinin gereği ve gerçekte ABD’den gelen esas tehdide karşı konumlanmak için, bölge merkezli dış politika izlemek ve çevresinde bir güvenlik kuşağı oluşturmak hamlesidir. Bu bakımdan, gerçek “komşularla sıfır sorun” dönemidir.

Örneğin 28 Şubat’ın Suriye’ye Öcalan baskısı politikası, Suriye’nin dostluğunu kazandırmıştı. Örneğin Halkın Mücahitleri ile PKK’nin karşılıklı terör örgütü ilan edilmesiyle, İran’la dostluk yaratılmıştı. Örneğin ABD’nin Kuzey Irak’ı bölme girişimlerine karşı konumlanarak, Bağdat’ın dostluğu kazanılmıştı.

Dahası 28 Şubat, Türkiye’nin Rusya, Çin ve İran’la yeni bir dünya arayışıydı.

28 ŞUBAT DERSLERİ

Ancak 28 Şubat başarısız oldu: TSK içindeki Truva Atlarının varlığı, NATO ilişkileri üzerinden TSK’nin sınırlandırılması, devrimci bir çizgi izlemek yerine reformist adımlarla yetinmek, 28 Şubat hükümetlerinin başarısızlığı, ekonomik baskıya açık piyasa ekonomisinin varlığı gibi nedenler başta olmak üzere, pek çok neden Cumhuriyet’i kazanma hamlesini başarılı kılamadı.

İşte bu başarısızlık, Cumhuriyet’in 10 yıl sonra, 2007’de yıkılmasına yol açtı. O nedenle artık devrimci görev, Cumhuriyet’i yeniden, bir devrimle inşa etmektir!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
7 Eylül 2013

Reklamlar

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: