TRİBÜNLERE GEZİ OPERASYONU

Hafta sonu Beşiktaş-Galatasaray maçının 90+3. dakikasında bir grup “seyircisi” sahaya girdi. Önce hakem maçı durdurdu, sonra hükümet kontratağa geçti.

Hadi gelin bugün maç sonrası yaşanan atakları inceleyelim ve bu atakların hedefini arayalım:

AKP ‘GEZİ TERÖRÜ’ PEŞİNDE

AKP milletvekili Şamil Tayyar, maçtan hemen sonra sosyal medyada şöyle yazdı: “Taraftar kılıklı çapulcular sahayı bastı! Her yer Taksim her yer direniş diye slogan atıyor! Şerefsizler… Federasyon çapulcu ve onlara destek veren kulüplere karşı ağır tedbirler almalı, Meclis gerekirse kanun çıkarmalı.”

Tayyar’ın holigan kafasını bile aratan sözlerine bakılırsa, AKP “sahaya girilmesini” Gezi’yi itibarsızlaştırmaya dönüştürmeye çalışacaktı. Zira Tayyar yalan söylüyordu ve sahaya girenler “her yer Taksim, her yer direniş” demiyor, kameralara da yansıdığı üzere “tekbir” getiriyordu!

Nitekim ertesi gün yandaş gazeteler “Derbide Gezi terörü” gibi başlıklarla çıktılar.

AKP’NİN 34. DAKİKA RAHATSIZLIĞI

Hükümetin asıl derdinin, aldıkları tüm önlemlere rağmen tribünlerin susturulamaması olduğu anlaşılıyordu. Maçtan sonra Samanyolu Haber’e konuşan Başbakan Yarımcısı Bekir Bozdağ, asıl dertlerinin bu olduğunu açık açık itiraf ediyordu: “Maçın 34. dakikasında ‘Her Yer Taksim Her Yer Direniş’ diye slogan atılıyor. Tribündeki taraftarda televizyonda maçı izleyene de bundan rahatsız alıyor.”

Evinde oturanın bile rahatsız olduğunu iddia eden Bozdağ, herhalde yayıncı kuruluşlara verdikleri “ses kes” talimatına gerekçe üretiyordu!

HÜKÜMETİN AK KARTALLARI

Peki, sahaya atlayanlar kimlerdi? Hükümetin olayla irtibatlandırmaya çalıştığı Çarşı sahaya atlamamıştı. Nitekim Çarşı’nın tarihinde böyle bir olay da yoktu. Zaten Çarşı olaylardan hemen sonra yaptığı açıklamada, olayı kınadı ve atlayanların sahalardan ömür boyu men edilmesini istedi!

Peki, kim atlamıştı? Maçı izleyenlerin belirttiğine göre kendilerine “1453 Karakartallar” diyen bir grup. Peki, kim bu grup ve ne zaman ortaya çıkmıştı?

Kurucularının açıklamalarına bakılırsa Ağustos ayının sonunda ortaya çıkmış bu grup. Yani AKP hükümetinin Haziran isyanı nedeniyle Çarşı’ya karşı olduğu günlerde… Nitekim grubun kurucusu da yaptığı açıklamalarda Çarşı’ya, Çarşı’nın kültürüne, Çarşı’nın solculuğuna, Çarşı’nın AKP karşıtlığına karşı olduklarını açıklamış bugüne kadar hep.

Acaba Başbakan Erdoğan’ın Kazlıçeşme mitinginde sahte Beşiktaş bayrakları dalgalandıranlar da bunlar mıydı? Bilemiyoruz.

Ama gerçek Beşiktaş seyircisinin olaya tepkili olduğunu taraftarların şu saptamalarından anlıyoruz: “Beşiktaş tribünlerinde 100-150 kişilik bir grup vardı. Zaten gerginlik yaratmaya çalışan bir gruptu. Onlar son dakikada ortamın gerilmesiyle birlikte sahaya girdiler. Onlar sahaya girince taraftarlar onlara tepki göstermeye başladı.”

GİRİŞTE NEDEN TEDBİR YOKTU?

Maça biletsiz seyircilerin girdiği iddiası da ortada iktidarı memnun edecek türden bir kışkırtma faaliyeti olduğuna işaret ediyor. Üstelik yetkiler bu konuda birbirini yalanlıyor.

Örneğin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın stada kesinlikle biletsiz seyirci alınmadığını açıklıyor. Ancak Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan tersini iddia ediyor: “Stada kaçak taraftar girişi yapılmış. Biletsiz giren bir kitle var, 4 kapı kırık, 8 bilet okuyucusu devre dışı kalmış durumda. Olimpiyat Stadı’nda bilet okuyucusu olan turnikelerin kabloları kesilmiş.”

Bir taraftarın anlattıkları şu sözler, Spor Genel Müdürü’nün açıklamasıyla birleşince oldukça anlamlı hale geliyor: “Hiçbir maça bu kadar rahat girmedim. Hiç aranmadım. Karaborsacılar bile sattıkları biletleri geri toplayıp, yeniden sattı. Turnikelerin üzerinden atlayanları güvenlik izledi.”

GLADYO ÖĞRETİLERİ UYGULANIYOR

Tüm yaşananların ortaya çıkardığı en somut gerçek, yasayla susturulamayan tribün muhalefetini yok etmek için harekete geçildiği gerçeğidir. Bunun için çakma taraftar grubu icat ederek tribünleri bölmeye çalışmaktan tutun da o çakma gruplara dayanarak kışkırtıcı faaliyetlere soyunmak bile var…

Bir Gladyo öğretisidir: Toplumsal olayları engellemenin etkili yollarından biri, erken doğum yaptırmaktır. Erken doğurtularak hastalıklı ve sakat hale getirilen “muhalefet” kitle desteği alamayarak hızla ölecektir.

Bu öğretinin uygulandığını salt derbi maçında değil, şiddeti esas alan Kadıköy eylemlerinde de gördük!

Bu tür Gladyo tertiplerini önlemenin yolu, kuşkusuz öncelikle mücadeleyi örgütlemekten ve örgütlü mücadele etmekten geçiyor!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
24 Eylül 2013

Reklamlar

, , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: