ERDOĞAN STRATEJİK SAVUNMADA

Başbakan Erdoğan’ın “kızlı-erkekli” açıklaması, kuşkusuz gerçekte olmayan bir sorun üzerinden, AKP’nin toplumu muhafazakârlaştırma hedefine işaret ediyordu. Ufuk Ötesi’nde olayın bu yönünü inceledik.

Erdoğan, “kızlı-erkekli” diyerek öğrenci gençliği hedef alan saldırısını, önceki gün “meşru-gayrimeşru hayatlar” diyerek sürdürdü.

Üstelik bu kez karşısına aldığı cepheyi, daha da genişletti: Bankta oturan bir çift, Yıldız Parkı’nda yürüyen bir çift, sahilde dolaşan bir çift, Kadıköy vapurundan inen bir çift…

ERDOĞAN HÜCUMDA MI?

Tablo ilk bakışta şöyle mi okunuyor?

Erdoğan Haziran Halk Hareketi’ni püskürtmüş ve artık karşı saldırıya mı geçmişti? Zaten Kızılcahamam Kampı’nda partisine “defansta değil, ofansta olacağız” diyordu…

Dahası Erdoğan, Gezi’nin iki önemli bileşenine de yönelmişti. Önce tribünler, şimdi de kampüsler, yurtlar, öğrenci evleri…

AKP, karşısındaki barikatı yıkmış ve artık açık açık “gizli ajandasını” uyguluyor, gümbür gümbür hedefine mi ilerliyordu?

Peki, ilk bakışta böyle görünen bu tablo gerçek mi?

AKP YÜZDE 35’İN ALTINDA

Hayır değil!

Hem türban atağı hem de “kızlı-erkekli” açıklama, gerçekte Erdoğan’ın gücüne değil, tersine güçsüzlüğüne işaret ediyor.

Açalım:

Erdoğan’ın bu yılın başında yüzde 52’ye kadar yükselen desteğinin artık yüzde 40’ın altında olduğu biliniyor. Son ayın anketlerinde, yüzde 35’in altında seyrettiği belirtiliyor.

Hatta desteği yüzde 50’nin altına düştüğü için, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı hedefinden de vazgeçtiği konuşuluyor.

Ankara’da kritik 18 ay senaryolarının konuşulması ve Erdoğanlı-Erdoğansız hükümet seçeneklerinin tartışılması, işte bu güç kaybının sonucudur.

TAKTİK HAMLE ARAYIŞI

Özetle Erdoğan artık stratejik bir gerileme içindedir ve hızla güç kaybetmektedir.

Erdoğan ve kurmayları, işte bu güç kaybına ve siyasi erozyona karşı taktik geliştirmeye çalışıyor.

Türban ve özel yaşama müdahale, bu taktik arayışların gereğidir. Bir yönüyle siyasi hedeflerinin parçasıdır ama aynı zamanda ve daha önemlisi, çemberi kırabilme arayışıdır. Yani savunmada olduklarının göstergesidir.

Kısacası Erdoğan ve kurmayları, stratejik savunmada taktik hamleler yapmaktadır.

Hedef özetle şöyledir: Her halükarda Erdoğan’ın, 90’ların ortasından beri kemikleşmiş bulunan yüzde 20’lik bir kitlesi vardır. Muhafazakâr yapıdaki bu kitle, türban ve “kızlı-erkekli” açıklamalarla diri hale getirilir. Erdoğan, bu taktik hamlelerle, saflarını sıklaştırır.

Erdoğan’ın Kızılcahamam Kampı’ndaki konuşmasında, önümüzdeki yerel seçimleri, 3 Kasım 2002 seçimlerinden bile önemli gördüğünü açıklaması ve partisinden daha fazla çalışmasını istemesi anlamlıdır.

İşte Erdoğan bu taktik hamlelerle o yüzde 20’ye dayanarak ayakta kalmaya ve yine o yüzde 20’ye dayanarak yüzdesini artırmaya çalışmaktadır.

AKP’NİN YENİ EĞİLİMİ KIRMA ŞANSI YOK

Peki, başarabilir mi?

Erdoğan’ın taktik hamlelerinin AKP içinde ancak çeşitli tevillerle birlikte savunulabilmesi, başaramayacaklarını gösteriyor. Bülent Arınç’ın, Muammer Güler’in, Nurettin Canikli’nin açıklamalarının satır araları, derin anlamlar içermektedir.

Türkiye bir kez Cumhuriyetin yeniden inşası eğilimine girdi. ABD’nin ve AKP’nin ülkeyi o eğilimden döndürmesi, artık mümkün değildir!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
8 Kasım 2013

Reklamlar

,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: