ERDOĞAN’IN DÜŞÜŞÜNÜN 11 İŞARETİ

Mayıs ve Haziran ayları, 200 yıllık devrim tarihimizde hep sıcak geçmiştir: 19 Mayıslar, 15-16 Haziran’lar, Haziran Halk Hareketleri…

Mayıs, bu yıl da karşı-devrimci iktidarı sarsan izler oluşturdu, Haziran’da daha büyük ayağa kalkışların işaretlerini verdi… Ve Mayıs, Erdoğan’ın düşüşüne yeniden işaret etti!

Yeniden diyoruz, zira 9 Aralık 2013’te de “Erdoğan’ın düşüşünün yedi işareti”ni yazmıştık bu köşede…

Tamam, Erdoğan düşmedi, yazımızdan sonraki 17 Aralık hamlesini de savuşturdu, Cemaati yalnızlaştırmayı başararak biraz toparlanabildi, toplumu kutuplaştırarak kendi saflarını bir ölçüde sıklaştırabildi…

Ama bu onun stratejik savunmada olduğu gerçeğini değiştirmez. 17 Aralık’tan bu yana yaptığı tüm hamleler de aslında savunmadaki ataklardır!

Gelelim Mayıs’taki düşüş işaretlerine:

SALONLARDAN KAÇAN ERDOĞAN

1) Erdoğan’ın Danıştay töreninde kürsüdeki Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun sözlerine sık sık müdahale etmesi ve en sonunda ayağa kalkarak “edepsiz” diye bağırması, Başbakanlık makamı açısından tarihe geçmiştir!

Üstelik Erdoğan’ın devlet ciddiyetinin de ortadan kalktığını gösteren saygı dışı hareketlerine rağmen, salon Feyzioğlu’nu alkışlamış ve Erdoğan o salonu terk etmek zorunda kalmıştır!

Erdoğan’ın ilk müdahalesinde Feyzioğlu kürsüden inse, salon Erdoğan’a destek çıksa, kuşkusuz Başbakan arkasına Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı’nı da takıp orayı terk etmeyecekti!

2) Erdoğan bir kez de TOBB Genel Kurulu’nda salon terk etmek zorunda kalmıştır!

Geleneklere göre önce ana muhalefet liderinin, sonra Başbakan’ın konuştuğu TOBB Genel Kurulu’nda Erdoğan protokolü çiğneyerek kürsüye fırlamış, yine geniş halk kesimlerini hedef alan bir konuşma yapmış, bağırmış, çağırmış ve salonu terk etmiştir!

Yeterli muhalefet yapamayan Kılıçdaroğlu’nun, TOBB’da Erdoğan’dan daha fazla alkışlanması da not edilmelidir!

HALK İÇİNE ÇIKAMAYAN ERDOĞAN

3) Erdoğan, Soma’daki büyük iş cinayetinden sonra ilçeyi ziyaret etmiş fakat çok yoğun bir protestoyla karşılaşmıştır. Korumaları çareyi onu bir markete saklamakta bulmuştur!

4) Erdoğan’ın koruma sayısı sürekli artmaktadır. Son bir ayın fotoğraflarına bakıldığında etrafında üç büyük halka olduğu görülecektir. İçerde sayıları 600’ü bulan korumaları, onların etrafında çevik kuvvet, onların etrafında da jandarma… Helikopterleri ve bütün binalara yerleştirilen keskin nişancıları saymıyoruz bile…

Bu Erdoğan’ın halk korkusunun ve halkın içine çıkamadığının fotoğrafıdır.

ŞİDDETE BAŞVURAN ERDOĞAN

5) Salonlardan kaçan, marketlere saklanan Erdoğan artık açık şiddete yönelmiştir!

Vatandaşı tokatlayan, bir kadının kafasını koltuk altına sıkıştırarak vuran Erdoğan görüntüleri, yenilgi görüntüleridir. Korumalarıyla kaçarken karşısına çıkan vatandaşa “Başbakan’a yuh çekersen, tokadı yersin” diyebilen bir Erdoğan, yenilmiştir! Müşavirinin iki polisin yere yatırdığı eli kolu bağlı bir vatandaşa tekmeler atması, korkudandır!

6) Erdoğan korktukça, silaha sarılmaktadır! Polise “vur emri” anlamına gelen “sabretmeyin” mesajı ibretliktir! Silahlar patlamış ve yurttaşlarımız ölmeye başlamıştır!

YALANA SARILAN ERDOĞAN

7) Korkunun bir diğer göstergesi de yalana başvurmaktır: Geçen yıl Haziran Halk Hareketi sırasında “Camide içki” yalanıyla, “türbanlı bacıma saldırdılar” yalanıyla nefes almaya çalışan Erdoğan ve kurmayları benzer yöntemlere yine başvurmuştur: Ak Medya’da maden işçisine provokatör, şehit yakınına terörist yaftası yapıştırılmaktadır!

8) Erdoğan ve kurmayları, bir parça nefes alabilmek için halkın sevdiği köşe yazarlarının sözlerini çarpıtmış, onlara nefret kusmuş, hatta “yüzlerine tükürün” diyerek linç çağrısı yapmıştır! Bu kadar sıkışmıştır!

‘DÜŞMANINA’ SARILAN ERDOĞAN

9) Erdoğan sıkıştıkça, eski düşmanlarına el uzatmaya başlamıştır. Haziran Halk Hareketi’nin sorumlusu ilan ettiği, hedef aldığı, üzerine vergi müfettişleri gönderdiği Koç’a el uzatmıştır!

Koç’un fabrikasını açan Erdoğan, aileyi övgülere boğmuştur.

YÖNETEMEYEN ERDOĞAN

10) Erdoğan hükümeti artık yönetememektedir. Türkiye çok ciddi bir yönetim krizi içindedir. 30 Mart seçimleri bile doğru düzgün yapılamamış, hükümetin açık hileleri ortalığa saçılmıştır. Hâlâ seçimlerin sonuçlanmadığı ve tekrarlanacağı iller vardır!

11) Ve en önemlisi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık 2 ay kaldı ve Erdoğan hâlâ adaylığını ilan edemedi!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
25 Mayıs 2014

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: