10 AĞUSTOS TARTIŞMASI

10 Ağustos’ta ne yapılması gerektiğine dair dün yazdıklarım, yoğun tartışıldı. Yazdıklarımızı destekleyen de oldu, karşı çıkan da… Hepsinden çok yararlandık.

Zaten bu tür yazılar, el birliğiyle en doğruyu bulmayı amaçlamaktadır. O bakımdan, daha ilk günden amacımızın gerçekleştiğini görüyor ve seviniyoruz.

CHP’nin yapmadığını Aydınlık okurları yapıyor ve tartışıyor, eleştiriyor, çözüm arıyor, en doğruya koşuyor… O nedenle devam edeceğiz.

Ancak yeri gelmişken belirtelim: Aydınlık’ın kurumsal görüşünü Genel Yayın Yönetmeni İlker Yücel, başyazılarıyla açıklar. İşçi Partisi’nin kurumsal görüşleri de zaten Genel Başkan Doğu Perinçek’in Rota’sındadır… Yani bu köşede, Ufuk Ötesi’nde kurumsal ve resmi görüş yoktur.

‘CUMHURİYET’İ SAVUNMAK İÇİN GÜÇ TOPLAMAK’

Dünkü görüşlerimizi eleştiren önemli bir yazı, Bilim ve Ütopya Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Emrah Maraşo’dan geldi. Bugün o yazıyı, görüşlerinize ve eleştirinize sunuyorum:

“5 Temmuz 2014 günlü ‘10 Ağustos’ta ne yapılmalı?’ başlıklı yazınız AKP’yi durdurmak için sandığa gidip Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vermeyi savunuyor.

“Öneriniz CHP’nin propaganda ettiği ‘AKP’yi ve Tayyip’i durdurmak için gönlümüz elvermese de Ekmeleddin’e oy vermeye mecburuz’ basıncın bir tezahürüdür. Bu sonucun getirdiği öneri niyetlerden ve iradeden bağımsız olarak gerici rejime bir yerinden eklemlenmeye ve devamlılığını sağlamaya hizmet ediyor.

“Atacağımız her adım Cumhuriyet ve vatan düşmanlarına karşı devrimci cumhuriyeti ve vatanı savunmak için kitlelerin mücadele kararlılığını yükseltmeye, devrimci seçeneğin güçlenmesine hizmet etmelidir. Yeterli gücünüz yoksa etkiniz de sınırlıdır.

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde gerici rejimin meşruiyetini sorgulatmak, sandık zorlamasını reddetmek esastır. 10 Ağustos’ta alınacak tek devrimci tutum boykottur. Sandığa gitmemek, gidip boş oy vermek gibi seçenekler boykotun biçimleri olabilir. Ancak üç gerici ve arkasındaki partiler için yapay ayrımlara gidip bunun üzerinden tercih inşa etmek yanlıştır.

‘ERDOĞAN’I DURDURMAK MI, CUMHURİYET’İ KURMAK MI?’

Erdoğan’ı durdurmak, artık yanlış bir kalkış noktasıdır. Cumhurbaşkanlığı aday belirleme süresi biter bitmez eskimiştir ve çöpe atılmalıdır. Erdoğan rejimin cisimleşmiş en tutarlı tezahürüdür. Bu tezahüre karşı düşük profilli restorasyoncuları tercih etmek ve bu eğilime eklemlenmek gibi bir zorunluluğumuz yoktur. Cumhuriyet ve Yeni Ortaçağ arasındaki bir savaşın cumhuriyetçi militanlarıyız. Bu militanlığı yumuşatan her tutum Yeni Ortaçağ’ı güçlendirmektedir. Bu nedenle kalkış noktamız ‘Yeni Ortaçağ’ı yıkmanın yolu’ olmalıdır.

Kılıçdaroğlu’nun stratejik yanlışlarını taktik olarak düzeltmenin imkânı yoktur. Oysa yazınızdan bu sonuç çıkıyor ve Kılıçdaroğlu’nun ‘düzeltilmesi’ için enerjimizi buraya harcamaya çağırıyorsunuz. Devrimci seçeneği güçlendirmek için olağanüstü bir fırsat varken bu tercihi yapmak sistemin intihar kadrosuna ‘beni de alın’ demek anlamına geliyor.

“Türkiye bir ara rejim yaşamayacak. İhsanoğlu gibi bir ara çözüm olmayacak. Haziran pratiği bunun en önemli göstergesidir. AKP kitle gücünün sınırlarına dayandığı için bugün gericilik CHP eliyle inşa ediliyor. CHP halk hareketini çürüten hasta bir fildir, tedavisi yoktur.
10 Ağustos’ta tek yol ‘Cumhuriyet karşıtlarına oy verme!’ çağrısı yapmak, Cumhuriyet Devrimi İktidarı için yoğun bir propaganda yürütmek, öncü partiyi büyütmektir.”

Maraşo’nun görüşleri böyle…

Ancak Maraşo ve onun gibi düşünenler şu soruların yanıtlarını düşünmelidir: Türkiye bir ara rejim yaşamayacak mı? Sandığı reddetmek şu aşamada bir çözüm mü? Mısır’da başarılı olabilen boykot, Türkiye’de başarılı olur mu?

Ve daha önemlisi: 11 Ağustos’ta Türkiye’nin önündeki en büyük tehdit ne olacak?

Tartışmayı sürdüreceğiz…

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
6 Temmuz 2014

Reklamlar
  1. #1 by Ali Daglı on 07/07/2014 - 12:33

    Şu anda Tayyip Erdogan’ın başkanlıgını engellemek ilk hedef olmalıdır. Radikal kalkışmaların Türkiyenin çagdaş gelişimine katkısı olmayacağına inanıyorum. Ekemelettin Ihsanoglu, en azından Çankaya noteri olmayacaktır. Bu önemlidir ve muhalefetin başka şansı bulunmamaktadır. Şüphesizki cumhuriyetçiliği ile herkesi inandıra Emine Ülker Tarhan gibi aydınlar aday olabilselerdi. Ancak şu anda Türkiye gerçeği, Tayyip ve ekibinin durdurulması ve bunun için kötünün iyisinin tercih edilmesidir.
    Aksi halde diktatörye çok azgınlaşacaktır. Türkiyeyi bekleyen kara bulutlara karşı şu anda tek çare Ekmelettin Ihsanoglu’nu desteklemek ve mutlaka sandıga gitmektir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: