ABD’YLE ‘ÖRTÜLÜ OPERASYON’ İŞBİRLİĞİ

AKP Hükümeti’nin ABD’nin IŞİD stratejisine tümden karşı olduğu, operasyona destek vermediği, Chuck Hagel ve John Kerry’yi el boş gönderdiği de doğru değil, tam destek verdiği ve her konuda mutabık kaldığı da…

Her iki yaklaşım da abartılıdır ve olgulara uymamaktadır; biri AKP’yi son tahlilde abartarak milli ve entiemperyalist bir kuvvet mertebesine çıkartır, diğeri de mevcut tabloyu doğru anlamamızı engeller…

Olgular, en kıymetli dayanağımızdır:

AKP’DEN IŞİD’E KARŞI IRAK’A ASKERİ DESTEK VAR

Türkiye’nin Cidde bildirisini imzalamaması, Wall Street Journal ve New York Times’da Ankara’yı hedef alan haberlerin çıkması, Francis Ricciardone‘nin şantaj dolu suç ifşaatları, kuşkusuz Washington ile Ankara arasında tam uyum olmadığını göstermektedir. Bu birinci olgudur.

Ancak o açıklama ve şantajların Ankara kadar Obama‘ya da mesaj niteliği taşıdığını özellikle belirtmeliyiz. Zira ABD devlet aygıtı içindeki sert çarpışmayı görmeden, Obama‘nın neden yeniden bir Ortadoğu hamlesi yapmak zorunda kaldığını anlayamayız.

Ancak AKP’nin Kerry‘yi eli boş gönderdiği ve operasyona destek vermediği iddiası da doğru değildir. Çünkü mevcut olguya aykırıdır.

Görüşmeden sonra yapılan açıklamada “teröre karşı ortaklık, IŞİD’e karşı istihabrat paylaşımı, Suriye muhalefetine lojistik destek ve insani yardıma devam” denmiştir. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar’a giderken de “Kerry, IŞİD konusuyla ilgili açıklamaları yaptı. Bu açıklamalar bizim müşterek görüşmelerin ifadesiydi.” diyerek pozisyonunu ilan etmiştir.

Dahası Paris’te yapılan ve Cidde’nin devamı olan toplantıda, IŞİD’e karşı Irak’a askeri destek verilmesi kararı alındı ve kararda bu kez Türkiye’nin de desteği vardı!

Yani Hagel ve Kerry ziyaretleri sonrasında Pentagon’dan yapılan “Türkiye askeri destek verecek” açıklaması doğrulanmış oldu!

ÖZEL DURUM NEDENİYLE SESSİZ ROL

En başta dediğimiz gibi tam uyum da yok, rest de! Bu tip durumlar, tarafların çıkarlarını azami koruyabilmek için müzakere yürüttüğü ve zorunlu itirazlarla elini güçlü tutmaya çalıştığı süreçlerdir. Olguları bu çerçeve içinde analiz etmek gerekir.

Ve her olguyu, başka olgularla birlikte ele almak gerekir. Örneğin ABD, AKP destek vermediği ve Kerry‘yi eli boş gönderdiği için İncirlik’ten vazgeçmiş ve o nedenle Erbil’i harekat merkezi ilan etmiş değildir.

Çünkü hem İncirlik’ten aslında vazgeçilmiş değildir, hem de Hagel ve Kerry görüşmelerinden çok önce Washington’un Erbil merkezli hareket edeceği ilan edilmiştir. Örneğin Irak parlamentosunun Kürt milletvekillerinden Adil Nuri, daha 18 Ağustos’ta, yani bu görüşmelerin çok öncesinde, ABD’nin Küdistan bölgesinde askeri üs kurmayı planladığını belirtmişti.

Ve Kerry‘nin ziyaretinden önce ABD’li yetkilier Rueters‘e, Türkiye’nin rehineleri ve komşuluk ilişkileri nedeniyle bu süreçte “özel bir kategoride” olduğunu bildiklerini, o nedenle Ankara’nın IŞİD’e karşı mücadelede “sessiz rol” oynayacağını belirtmişlerdi!

AKP’NİN ÜÇ İTİRAZI

Peki Türkiye’nin itirazları neler?

Birincisi, AKP hükümeti IŞİD’e karşı ABD’nin açıkladığı mücadelenin etkili olmayacağını, Irak’ta Şii ağırlıklı hükümet tablosu değişmedikçe ve Suriye’de Esad devrilmedikçe sorunun çözülmeyeceğini savunuyor!

Yani AKP, ABD’nin önüne “tam destek” için Esad’ı yıkma hedefi koyuyor!

İkincisi, AKP Açılım’da inisiyatif kaybetmemek için, Irak Kürt bölgesine yapılan askeri yardımların PKK’nin eline geçmesinden endişe ediyor.

Ve üçüncüsü, AKP ABD’nin hava harekatı nedeniyle oluşabilecek göç dalgaları için Irak ve Suriye’de tampon oluşturulmasını istiyor.

Sonuçları bakımından her üç istek de, Batı’ya angaje olma noktasında “IŞİD’e karşı koalisyonda yer almaktan” çok daha ileridir!

ABD’NİN BEKLEDİĞİNDEN AZ, BİLİNENDEN FAZLA İŞBİRLİĞİ

Peki “tam uyum” ve “destek yok” gibi iki uç teşhis de yanlışsa, durum ne?

Türkiye, ABD’yle “örtülü operasyon” işbirliği yapıyor!

Örneğin Aslı Aydıntaşbaş bunu bilgiye dayanarak şöyle tarif ediyor: “Ankara ile Washington arasında sessiz bir işbirliği var. Ağırlıklı olarak kuzey Suriye’de MİT-CIA işbirliği çerçevesinde şekillenen, askeri ayağı kısıtlı olan bir işbirliği bu. Amerikalıların beklediği düzeyin altında, ancak kamuoyunun bildiğinden daha fazla.” (Milliyet, 15 Eylül 2014)

Burada “askeri ayağı kısıtlı olan” ifadesi, hem Türkiye’nin itirazlarının asıl kaynağına işaret etmesi ve hem de ABD planına karşı direnebilmek için hangi noktaya dayanılacağını göstemesi bakımından çok önemlidir!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
16 Eylül 2014

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: