İç güvenlik sopası: Hakan Fidan

MİT Müsteşarı Hakan Fidan‘ın 7 Haziran seçimlerine katılabilmek için görevinden istifa etmesi gereken son gün olan 7 Şubat’ın ilk saatinde yaşanan istifa, bir tartışma başlattı: Hakan Fidan için ne düşünülüyordu?

Milletvekilliği mi? İçişleri Bakanlığı mı? Dışişleri Bakanlığı mı? Yeni oluşturulacak bir İç Güvenlik Bakanlığı mı? Hatta Başbakanlık mı?

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç kesinlikle haklıydı: Süpermen yetkilerine sahip bir MİT Müsteşarı için milletvekillliği sıradandı, hatta bakanlık bile kesmezdi!

Peki Hakan Fidan için o zaman ne düşünülmüştü?

AKP’YE MONTAJ TRAFİĞİ

Gelin önce istifanın öncesine, 5 Şubat gününe dönelim.

O gün günlerden perşembeydi ve devletin rutin işleri için yöneticilerinin olağan görüşmeleri olurdu.

O gün önce MİT Müsteşarı Hakan Fidan Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ı ziyaret etti. Ardından Fidan Davutoğlu‘na gitti. Bir saat kadar planlanan görüşme üç saat sürdü. Bu görüşmeden sonra bu kez Davutoğlu Erdoğan‘a gitti. O görüşme de bir saat öngörülmüştü ama üç saat sürdü.

İşte Fidan‘ın adaylık için istifası bu uzun görüşmelerden sonra geldi. Ancak AKP içinde bu “montaja” sıcak bakmayanlar vardı.

İlk açıklama Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç‘tan geldi. Arınç, Fidan‘ın bakanlığına sıcak bakmadığını açık açık ilan etti.

Benzer değerlendirmeler de olmalı ki, dün AK-Medya şu haberlerle çıktı: Aslında Erdoğan, Fidan‘ın siyasete atılmasını pek istemiyordu, tersine Davutoğlu istiyordu ve bunda ısrarcı olmuştu!

ERDOĞAN-HÜKÜMET ÇELİŞMESİ

AKP içi dengeleri gözeten bu haberleri bir kenara bırakalım ve Fidan için ne düşünüldüğünü anlamaya çalışalım:

Önce bazı saptamalar. Erdoğan ile Davutoğlu hükümeti arasında beklenenden önce kimi çelişmeler yaşandı: Erdoğan, Davutoğlu‘nun şeffaflık yasasına karşı çıktı, rafa kaldırttı. Davutoğlu, ancak Erdoğan‘ın kamuoyu önünde açık uyarı yapması sonrasında başkanlık sistemi konusuna değinebildi! Binali Yıldırım‘ın Erdoğan‘ın 5 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’nu toplayacağını ilan etmesi hükümette rahatsızlık yarattı, kimi sert göndermeli açıklamalar yapıldı ve en sonunda 5 Ocak yerine 19 Ocak’ta uzlaşıldı. Dört eski Bakan’ın Yüce Divan oylaması da bir başka çelişmeydi, uzlaşılana kadar oylama ertelendi.

Uzatmayalım. Açık ki Erdoğan‘ın yeni başkanlıklar kurarak AK-Saray’da bir gölge kabine oluşturması ve 7 Haziran’dan sonra hükümetin elinden ipleri tamamen almak istemesi AKP içinde kimi rahatsızlıklar yaratıyordu.

AKP 7 Haziran’da ne için oy isteyecekti? “Başbakan yönetemiyor, cumhurbaşkanını başkan yapalım o yönetsin” diyerek meydanlara çıkılabilir miydi?

BAŞKANLIK OLMAYACAK!

Artık Fidan için ne düşünüldüğüne gelebiliriz.

Erdoğan ne istiyor? Kendisine başkanlık getirecek bir yeni anayasa çıkarılmasını. Bunun için AKP’nin 330 ile 367 arasında milletvekili çaıkarması gerekiyor. Erdoğan daha da ötesine geçerek ve TBMM’de yaptığı tarafsızlık yeminini hiçe sayarak miting meydanlarından tam 400 milletvekili istedi.

Aslında AKP’nin bu sayıda bir milletvekili çıkarması mümkün değildi ve Erdoğan, kendisinin yapamadığını Davutoğlu‘ndan istiyordu. Ya da Erdoğan, Hakan Fidan gözetiminde süren pazarlıklara uygun olarak aslında AKP ile HDP’nin toplam milletvekili sayısına işaret ediyordu

Bunu bilemiyoruz, ama şu iki şeyi biliyoruz:

1) Başkanlık sistemi olmayacak! Erdoğan kendisine başkanlık getirecek bir 7 Haziran zaferi görmüyor!

2) Erdoğan için işler yolunda olsaydı, Hakan Fidan için en uygun yer bulunduğu yer olurdu. Zira Erdoğan‘ın Açılım hedefi açısından en kritik görev yeri herhangi bir bakanlık değil, MİT Müsteşarlığı’ydı.

ERDOĞAN ‘ZORLA BAŞKANLIK’ HESABI YAPIYOR!

Artık konunun esasına gelebiliriz. Evet Erdoğan, 7 Haziran’dan istediği bir sonucun çıkmayacağını görüyor. Zira AKP açısından 276’nın bile garanti olmadığı bir seçime doğru ilerliyoruz.

İşte Erdoğan, başkanlık sistemi merkezli bir yeni anayasa çıkarılamayacak 7 Haziran tablosuna rağmen fiili başkanlık yapabilmeninin hesaplarını yapıyor. Zorla ve anayasaya aykırı olarak!

Bu, haliyle toplumdaki kutuplaşmayı daha da derinleştirecek ve Erdoğan devletin her türlü zor kuvvetine daha da çok ihtiyaç duyacak.

MİT Kanunu’yla başlayan ve Jandarma’yı TSK’den koparmayı hedefleyen İç Güvenlik paketi, işte asıl o günler içindir!

Erdoğan’ın 7 Haziran’dan sonra Emniyet, MİT, Jandarma gibi iç güvenliği ilgilendiren tüm araçlara birden ihtiyacı vardır. Fidan işte bu süreç için kritik önemdedir.

Kısacası Fidan, Erdoğan adına İç Güvenlik sopası olacaktır!

BARİKAT, MİLLİ İTTİFAK

Kuşkusuz Türkiye’nin önünde buna engel olabilmenin yolları var. TBMM’nin gündemindeki İç Güvenlik paketine karşı sadece TBMM’deki muhalefet partilerinin değil, tüm muhalefetin birden ayağağa kalması ve milleti seferber etmesinden, milli hükümet hedefli milli ittifaka omuz verilmesine kadar önemli seçenekler mevcuttur.

Her yurtseverin, cumhuriyetçinin, demokratın, halkçının, milliyetçinin, devrimcinin önünde öncelikle bir özgürlük görevi vardır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
9 Şubat 2015

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: