ABD’nin Musul tezgahı

ABD’nin yeni Savunma Bakanı Ashton Carter‘ın “Musul operasyonun başarıya ulaşması için doğru zamanda düğmeye basılması gerekir” demesinden bu yana, Türkiye ile Irak arasında yoğun bir diplomasi trafigi başladı.

Ankara önce Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi‘yle, ardından da Irak Başbakanı Haydar İbadi‘yle telefon diplomasisi yürüttü.

Ardından Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi, hazırlıkları yapılan Musul harekatı görüşmeleri için Ankara’ya geldi; hem Davutoğlu ile hem de Erdoğan‘la görüştü.

ŞİİLER NUCEYFİ’YE KARŞI

Musul’u IŞİD’den kurtarma operasyonunun Nisan-Mayıs döneminde yapılması planlanıyor. Ancak opearsyonun başında Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi‘nin bulunması, üç nedenle Bağdat’ta sıkıntı yaratıyor.

1) Musul’u IŞİD’e çatışmadan teslim eden Esil Nuceyfi, Usame Nuceyfi‘nin kardeşiydi. Iraklı Şii gruplar, Nuceyfi kardeşlerin Tarık Haşimi üzerinden AKP Hükümeti ile kurduğu özel ilişkiden hep rahatsız oldular. Şiiler, Nuceyfi kardeşlerin, Irak’ın birliğinden çok üçe bölünmesini savunduğunu düşünüyorlar.

Bu nedenle Bağdat’ta (Sünniler içinde bile) Nuceyfi‘nin Musul opearasyonun başına geçmesine tepki gösteriliyor. Örneğin Irak Meclisi’ndeki Musul’u Destekleme Komitesi’nin Başkanı Zuheyr Çelebi, Usame Nuceyfi‘yi IŞİD karşıtı yükselen dalgadan yararlanmaya çalışmakla suçluyor ve “Usame ve kardeşi Esil Nuceyfi, Musul’un düşmesinin asıl sorumlularıdır” diyor.

2) Usame Nuceyfi, Şiilerin Musul oeprasyonunda yer almasına karşı çıkıyor. Nuceyfi Sünnilerin ve Kürtlerin bu harekatta görev almasını istiyor. Şiiler ise Kerkük’ü fırsat bilip işgal eden Kürt örgütlerinin bu harekatta yer almasını istemiyor, önce Kerkük’ü boşaltmalarını istiyor.

3) Usame Nuceyfi, IŞİD’le savaşmak için Musul Tugayları diye bir ordu kurdu. Nuceyfi bu orduyu tanıttığı konuşmasında, birliklerin bir bölümünün Kürt bölgesinde eğitildiğini açıkladı. (Acaba TSK’nin AKP Hükümeti’nin emriyle Irak’ın kuzeyinde, hem de Eğit-Donat anlaşması daha imzalanmadan eğittiği peşmergeler, bu birlikler mi?)

İKİ ORDU, İKİ OTORİTE, BÖLÜNMÜŞ IRAK

Nuceyfi‘nin Musul Tugaylarını kurması, pratikte “iki ordu, iki otorite” anlamına geliyor. ABD’nin üç parçalı Irak planını desteklemekle suçlanan Nuceyfi‘nin Musul harekatının başında olması, harekatın sonuçları açısından Bağdat’ta kaygı oluşturuyor. Nuceyfi bu nedenle Ankara desteği arıyor.

Böylece Musul’un işgal ediliği 9 Haziran 2014 öncesi cepheleşmeye yeniden dönülmüş olacak. O tarihten önce Erdoğan, Barzani, Nuceyfi, Haşimi dörtlüsü, Irak’ın birliğini inşa etmeye çalışan Nuri El Maliki‘ye karşı bir cephe kurmuş ve Bağdat’a karşı Ankara-Erbil ekseni inşa etmişti.

Burada asıl önemlisi Nuceyfi‘nin ne istediğinden çok ABD’nin ne istediğidir. Ankara’yla en sonunda Eğit-Donat anlaşmasını imzalayan ABD, Türkiye’nin Musul harekatına bir şekilde (karadan olmasa da havadan) katılmasını özellikle iki nedenle istiyor:

1) Böylece Türkiye ABD cephesine daha da eklemlenecek, bir girdaba girecek ve başta İncirlik olmak üzere talep edilen diğer lojistik destekleri vermeye mecbur olacak.

2) ABD’nin nihai hedefi olan Kürt Koridoru’na karşı olan TSK, AKP emrinde ve ABD planları içinde koridora karşı konumlanamayacak.

NE YAPMALI?

Musul harekatına katılmaya AKP Hükümeti de oldukça hevesli. Böylece hem 7 Haziran öncesinde Musul-Kerkük propagandasıyla milliyetçi oyları toplayabilecek hem de ABD’yle açılan makası kapatmış olacak.

Askeri ve sivil bürokrasi içinde de bu harekata destek verenler var. Daha şimdiden, tıpkı Eğit-Donat sürecinde olduğu gibi, Musul harekatının da aslında Kürt Koridoru’na engel olmak amacıyla yapılacağını fısıldamaya başladılar bile!

Asıl soru bizim ne yapacağımızdır. Eğit-Donat bu bakımdan derslerle doludur. “İnisiyatif orduda, anlaşma yok, imza yok” sarmalı içine düşülerek, milletçe bir karşı duruş örrgütlenemiyor ve en sonunda imza atıldığında yapılacak bir şey kalmıyor!

O nedenle, Genelkurmay katında yapılan yanlışlara dikkat çekerek ve tıpkı 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi milletimizi seferber ederek orduya sahip çıkmalıyız. Ve daha da önemlisi, başta TSK olmak üzere tüm milli kuvvetleri, ABD’yi dışlayan bir komşularla işbirliği cephesi kurmaya zorlamalıyız. Aksi taktirde Musul harekatına engel olamaz ve Türkiye’nin adım adım ABD planlarını uygulamasını izlemiş oluruz!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
27 Şubat 2015

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: