Saray’ın ‘ya başkanlık ya bölünme’ tehdidi

Başbakan Binali Yıldırım başkanlık konusunu nasıl ele alacaklarını şu sözlerle ifade etti: “Başkanlık gelmezse Türkiye’nin bölünme riski var.”

Yani Saray ve AKP Hükümeti kampanyayı “ya başkanlık ya bölünme” şeklinde yürüteceklerini şimdiden açıklamış oldu!  Yani AKP, daha önce “ya 400 milletvekili ya kaos” şeklinde gösterdiği sopayı, “ya başkanlık ya bölünme diyerek” daha büyük bir tehdide çıkarmış oldu!

BAŞKANLIK-LOZAN-MUSUL

AKP Hükümeti’nin başkanlık meselesini bölünme tehdidi ile birlikte ele alması, kuşkusuz Erdoğan’ın Lozan’ı hezimet gören ve Misak-ı Milli’yi tartışmaya açan yeni hamlesinin bütünleyenidir.

Çünkü meseleyi artık açık açık “ya büyüyeceğiz ya küçüleceğiz” şeklinde ifade etmektedirler. AKP’nin en ideolojik gazetesi olan Yeni Şafak’ın Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, bunu “Musul ve Halep’in kuzeyi Türkiye’ye devredilmeli” diye sunmaktadır! (Yeni Şafak, 24 Ekim 2016)

Erdoğan “Sünni Arapları Şiilere yedirtmem” diyerek bölgeye bakışını ve nasıl bir hamiliğe soyunduğunu ortaya koymaktadır! (Hürriyet, 18 Ekim 2016)

ERDOĞAN’IN MUSUL VE HALEP’LE GENİŞLEME HEDEFİ

Fırat Kalkanı Operasyonu’nun ana stratejik hedefi ne olarak açıklanıyor? Suriye’nin kuzeyinde inşa edilmekte olan Kürt koridorunu engellemek!

Okurlar anımsayacaktır, hep şunu söyledik: Şam yönetiminin de sürekli dile getirdiği gibi, eğer Ankara Suriye sınırını kapatır, muhaliflere desteğini keser ve Suriye hava kuvvetlerini hedef alan angajman kurallarını değiştirirse, Esad yönetimi ülkesinin kuzeyine 3 ayda hâkim olacak ve ortada engellenmesi gereken bir koridor kalmayacaktır!

Peki bu en az maliyetli çözüm neden yapılmıyor da, AKP Hükümeti daha pahalı bir çözüm olan Fırat Kalkanı operasyonuna başvuruyor?

Tamam, pahalı yönteme başvurdu ve bunu uygulasın… Fakat mesele Suriye’nin kuzeyindeki koridoru engellemekse, neden hâlâ Şam’la işbirliği yapılmıyor? Ve neden Halep’te Esad ordusuyla karşı karşıya gelinecek kimi hamleler yapılıyor?

İşte bu noktada örtülü stratejik hedefler meselesi ortaya çıkıyor: Musul ve Halep’le genişlemek!

KORİDORCULARLA İTTİFAK YAPARAK KORİDOR ENGELLENMEZ!

Erdoğan’ın Barzanilerle 2013’te imzaladığı, 2014’te uygulamaya başladığı anlaşma, Erbil tarafından “50 yıllık stratejik anlaşma” olarak nitelenmişti.

Anlaşma, birincisi Bağdat’a karşı Barzanilere Türk desteği demekti, ikincisi de Kürt petrolünün Türkiye himayesinde Batı’ya transferi içindi.

Bu iki madde aynı zamanda gevşek bir Türk-Kürt federasyonu demekti!

AKP Hükümeti bu anlaşmayla, aynı zamanda Açılım üzerinden PKK ile yapmak istediğini, Barzani ile de yapabileceğini söylemiş oluyordu. Böylece müzakere masasında sürekli taviz isteyen PKK’ye sopa gösteriyor, başka alternatifi olduğunu ortaya koyuyordu.

AKP Hükümeti’nin Kürt Açılımı’nı neden “buzdolabına kaldırdığını”, Ankara’nın bir koridor açarak Barzani’nin Peşmergelerini neden “yardım” diyerek IŞİD ile PKK/PYD’nin çatıştığı Kobani’ye gönderdiğini, aynı zamanda işte bu “50 yıllık stratejik anlaşma” içinden okumamız gerekiyor.

Zira mantık sadedir: ABD’nin kurmak istediği koridor, Basra’dan Doğu Akdeniz’e uzanmaktadır. Koridorun birincisi ayağı Irak’ta 1991 ve 2003 işgalleri neticesinde Barzanistan şeklinde kuruldu. Koridorun ikinci ayağı Suriye’de 2011’den beri kurulmaya çalışılıyor. Bu ikisinin ardından da sıra Türkiye ve İran’a gelecek.

Mesele Suriye’de koridoru engellemekse, Ankara neden koridorun Irak’taki parçası ile ittifak yapmaktadır? Üstelik bunu Irak’la ilişkilerini en alt seviyeye düşürmek pahasına yapmaktadır!

Bir ülkenin, koridorun bir parçasına dost ama diğer parçasına düşman olması mantıklı mıdır?

Ve daha önemlisi, Ankara’nın koridorcu Barzani ile ittifak yaparak koridoru engellemesi gerçekçi midir?

KARŞIDEVRİM SÜRECİ

Ankara’nın, Bağdat ve Şam’la işbirliği yapmak yerine Irak’ta Barzani ve Nuceyfilerle, Suriye’de ÖSO başta her türlü terörist grupla ittifak yapması, Erdoğanların “Türk-Kürt federasyonu” hedefiyle ilgilidir.

Bu hedefin kampanyasını, kamuoyunun önüne Musul ve Halep havucu koyarak ve “ya büyüyeceğiz ya küçüleceğiz” diyerek başlatmış oldular.

Şimdi bunun ancak başkanlıkla mümkün olduğunu propaganda etmeye başlamaktadırlar ve aksi taktirde Türkiye’nin bölüneceği sopasını da sallamaktadır!

Tüm bu sürecin uygulanabilmesi için de 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirdiler: “Yeniden yapılandırma” diyerek TSK dağıtılmakta, Cumhuriyet yıkılmakta, laiklik kaldırılmakta, kız ve erkeklerin ayrı ayrı okutulduğu bir imam-hatip eğitimine geçilmekte, Atatürk adım adım okullardan, meydanlardan, caddelerden silinmektedir…

Güvenlik bahanesiyle askerin üstü askere arattırılmakta, bir general sessizce üniformasına el sürttürmekte, TSK’nin başı Hulusi Akar TSK’ye kumpas kuran Tarafçı Genç Sivillerle Erdoğan’ın resepsiyonunda selfi çekmektedir…

Rektörlük seçimleri kaldırılmakta, yargı için de benzeri bir modelin hazırlıkları yapılmaktadır…

Kısacası mesele çok ciddidir ve gidişat kaygı vericidir; öyle iddia edildiği gibi devrim değil, tersine karşıdevrim süreci yaşanmaktadır. Muhalefetin “aman iç cephe bölünmesin” diyerek pek ses çıkarmaması, eylem yapmak, meydanlara çıkmak ve kitlelerle birleşmek yerine etkisiz uyarılarla yetinmesi bu yıkıma ve karşıdevrim sürecine dolaylı destektir!

Yarın çok geç olmadan harekete geçme zamanıdır…

Tamam, bölge denklemleri açısından Erdoğan’ın Irak ve Suriye’den pay kapması elbette gerçekleşmeyecek bir hayaldir fakat o hayal için bölgeyi ateşe verebilecek olması ihtimal dahilindedir!

Erdoğan’ın elindeki çakmak ve benzin bidonunun alınması “yurtta barış, komşularda barış” için acil gereklidir!

Mehmet Ali Güller
31 Ekim 2016

Reklamlar
  1. #1 by Ayten Aydin on 31/10/2016 - 18:52

    Guzel bir degerlendirme ve anlamli bir SORU. Bakalim ici fisek dolu Kasim ayi nerede ve nasil patlayacak. ABD secimleri ve 10 Kasim.

  2. #2 by ahmet ulusoy on 01/11/2016 - 16:25

    Uluahmetsoy34@gmail.com

    Samsung cihazımdan gönderildi

  1. Saray’ın ‘ya başkanlık ya bölünme’ tehdidi | (=Öykü-Şiir-Anı-Günce=)------------->>>Doğa+Yaşam+Sağlık-vd.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: