ERDOĞAN NEDEN ANTİ-EMPERYALİST OL(A)MAZ?

Emperyalizm hâlâ kapitalizmin son aşamasıdır, en yüksek aşamasıdır. Küreselleşme, emperyalizmin yeni kılığıdır, yoksa geçen yüzyıldaki emperyalizm bu yüzyılda da geçerlidir.

Öte yandan çağımız hâlâ ezen-ezilen ülkeler ya da ezen-ezilen milletler çağıdır.

Dünya ise hâlâ emperyalistlerin dünyası ile mazlumların dünyası şeklindeki iki kampa ayrılmış durumdadır. Emperyalist dünyanın başını ABD çekmektedir ve onu birkaç Atlantik ülkesi izlemektedir. Mazlumlar dünyası ise geçen yüzyıldan biraz farklıdır ve iki hatta üç parçalıdır. Örneğin Çin ve Rusya, ekonomik ve askeri güçleri nedeniyle artık gelişmiş ülkelerdir fakat yerleri mazlumlar dünyasıdır.

ABD’YLE HER ÇIKAR ÇATIŞMASI, ANTİ-EMPERYALİZM DEĞİLDİR!

Bu girişi şundan yaptık: ABD’yle yaşanan vize krizine paralel olarak bir de AKP hükümetinin anti-emperyalist olup olmadığı tartışması sürüyor. Erdoğanların 15 Temmuz sonrası Rusya’yla normalleşmesi, bölge ülkeleriyle yakınlaşması ve çıkarlarının özellikle Suriye’nin kuzeyinde karşı karşıya gelmesi bu tartışmayı doğurdu. Vize krizi ise bu tartışmaları yükseltti.

Peki biz ne düşünüyoruz?

Öncelikle belirtelim: Bir sosyalist ve anti-emperyalist olarak ve kimin yönettiğinden bağımsız olarak, ülkemin ABD’ye karşı konumlanmasından gurur duyarım. ABD emperyalizmine karşı duruşun hangi sınıftan geldiği kompleksine girmem. ABD’ye karşı her konumlanışı ülkem adına yararlı bulurum.

Fakat ABD’yle çıkarları çatışanları da toptan anti-emperyalist safa koymam! Çünkü ABD’yle her çıkar çatışması, anti-emperyalizm anlamına gelmemektedir!

Erdoğanların durumu ABD’yle çıkar çatışması yaşamalarından kaynaklanmaktadır, yoksa anti-emperyalist oldukları için değil!

Fakat anti-emperyalist olup olmadıklarından bağımsız olarak da ülkemi yönetenlerin ABD’yle çatışma yaşamasını ülkem adına yararlı bulur, bunu ülkemi daha iyi yönetecek sınıf ve parti adına fırsat olarak görürüm. (İktidarın bu duruşunu sürekli alkışlamaktan, o fırsatı kazanca çevirememek ise ayrı ve çok önemli bir sorundur.)

MENDERES DA RUSYA’YA YANAŞTI AMA ANTİ-EMPERYALİST DEĞİLDİ!

Peki Erdoğanların durumu nedir?

Öncelikle belirtelim: ABD’yle daha iyi pazarlık yapabilmek için Rusya’ya yanaşmak, kökleri Abdülhamit’in İngiliz’e karşı Almancılık yapmasına dayanan bir gelenektir. Bugün Erdoğan’ın yaptığı gibi ABD’yle daha iyi pazarlık için Rusya’ya yanaşmak, Menderes’in de, Demirel’in de yaptığı bir taktiktir. Fakat 1950 ve 1960’larda hiç kimse Menderes’i, Demirel’i anti-emperyalist ilan etme noktasına savrulmamıştır!

Emperyalizm iktisadi, politik ve askeri bir kavramdır. Dolayısıyla emperyalizme karşı olmak da iktisadi, politik ve askeri bir konumlanıştır. Örneğin iktisaden emperyalizme bağımlı olup politik olarak emperyalizme karşı olmak mümkün değildir, olsa bile laftan ibarettir.

Erdoğanlar şu dört nedenle anti-emperyalist olamazlar:

1- SİYASAL İSLAMCILIK ANTİ-EMPERYALİST OLAMAZ!

Elbette kimi İslamcılar ve İslamcı hareketler anti-emperyalist olabilir, olmuştur da. Örneğin İran İslamcılığı genel olarak anti-emperyalisttir.

Ama Erdoğanlar o türden İslamcı değildir, siyasal İslamcıdır. Bizdeki siyasal İslamcılık, emperyalizmin SSCB’yi çevreleme stratejisi kapsamında geliştirilen ve içeride komünizme karşı kullanılan bir siyasal İslamcılıktır. Yani esas olarak emperyalizmin tarafındadır! (O nedenle siyasal İslamcı liderler ABD karşıtlığı yapamadıkları için kaba bir batı karşıtlığı yaparak tabanlarının gazını almaktadır hep.)

Bu gelenekten gelenler, bu gelenekle hesaplaşmadıkça ve bu gelenekten tam olarak kopmadıkça anti-emperyalist olamazlar.

2- ÜMMETÇİLİK ANTİ-EMPERYALİST OLAMAZ!

Milliyetçi (daha doğrusu millici) olmayanlar anti-emperyalist olamazlar. Emperyalizm çağı ezen milletler-ezilen milletler çağıdır. Ezilen milletlerin safında yer almayan, ezilen milletlerin milliyetçiliğini yapmayan bir anlayış anti-emperyalist olamaz!

Leninler, Stalinler, Maolar elbette sosyalistti ama aynı zamanda milliciydi, yurtseverdi.

Erdoğan ise milliyetçi değil, ümmetçidir. Millet kavramını kullandığında ise Osmanlı’daki gibi “tüm İslam toplumu” anlamında kullanmaktadır.

Nitekim Erdoğanmilliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum” da demiştir, daha dünkü gibi “Türkçülük yapmak bölücülüktür” de demiştir!

3- SERBEST PİYASACILIK ANTİ-EMPERYALİST OLAMAZ!

Serbest piyasa ekonomisi uygulayan hükümetler anti-emperyalist olamazlar, çünkü serbest piyasa ekonomisi emperyalizmin ulusal ekonomilere egemen olması için vardır.

Serbest piyasa ekonomiyi uygulayan, ülkesini emperyalist tekellere açan, o tekellerin isteği doğrultusunda üretime yasak getirerek tarımı bitiren bir hükümet anti-emperyalist olamaz!

Yurdu, yani ulusal pazarı emperyalizme sonuna kadar açan bir hükümet anti-emperyalist olamaz!

4- CUMHURİYET YIKICILIĞI ANTİ-EMPERYALİST OLAMAZ!

Cumhuriyeti yıkmaya çalışan, laikliği ortada kaldırmaya çalışan, eğitim müfredatından Atatürk’ü ve evrimi çıkaran, “kindar nesil” hedefi olan, bu amaçla eğitim kurumlarını imam hatipleştiren, bürokraside liyakati değil tarikatların kontenjanını esas alan, medeni hukukun yerine şeri hukuku esas almaya çalışan, yargıyı yürütmenin emrine sokan, parlamenter rejimi sınırlandırıp tek adam rejimine geçen bir anlayış anti-emperyalist olamaz!

Bizimki gibi ülkelerde anti-emperyalizm “tek adam” ve “saray” yönetiminden çoğulculuğa ve meclis yönetimine doğru olur. Yani bizimki gibi toplumlarda anti-emperyalizm monarşiden cumhuriyete doğru olur! (Emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı sonrası ortaya çıkan siyasal tablo, halkçılık ve en önemlisi meclisçilik bunun tipik uygulamasıdır.)

AKP’YE KARŞI MÜCADELE ESASTIR!

Erdoğanlar keşke anti-emperyalist olabilseler, memnun oluruz, fakat işte bu dört özellik nedeniyle anti-emperyalist olamazlar!

Kuşkusuz ABD’yle hangi gerekçeyle olursa olsun kavga etmeyi keşke sürdürebilseler. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu Türkiye’nin yararınadır ve cumhuriyetçi kuvvetlere, yararlanabildikleri taktirde tabi, alan açar.

Fakat esas olan AKP’ye karşı kesin ve kararlı mücadele edebilmektir. Çünkü AKP, ABD ve AB emperyalistlerinin tam desteğiyle ve onların çıkarları için iktidar yapılmış bir partidir ve bu özelliği nedeniyle de aynı zamanda ülkemizin zayıf karnıdır!

ABD’nin BOP eşbaşkanlığı yapıldığı o ilişkiler sürecinde tutulmuş dosyalar bugün sadece Erdoğanları değil, maalesef onlarla birlikte Türkiye’mizi de hedef almaktadır.

Dolayısıyla asıl anti-emperyalist mücadele, AKP’ye karşı mücadeleden geçmektedir. Çünkü ABD’ye karşı esas mücadeleyi verebilmek için, önce AKP hükümetinden kurtulmamız gerekmektedir! Zira ortada bir cumhuriyet kalmadığında, anti-emperyalistlik de kalmaz!

Atatürk bile emperyalizme karşı mücadeleyi Enverlere bırakmamışken, biz Enverlerin yanından bile geçemeyen Erdoğanlara hiç ama hiç bırakmamalıyız!

Mehmet Ali Güller
19 Ekim 2017
ABC Gazetesi

Reklamlar
  1. #1 by Egemen Türkmen on 20/10/2017 - 11:01

    Sayın Güller,
    Saplantı veya dogmatik bakışlar gerçeklerden koparır insanı. Erdoğan antiemperyalist olamaz, diye hükmü vermişsiniz. Emperyalizm ne, antiemperyalizm ne bakalım: Kastınız ideolojik olarak antiemperyalist olamaz veya değil. Doğru. Fakat, Erdoğan’ı emperyalizm hedefe koymuşsa pratikte emperyalizmle boğuştuğu anlamına gelmez mi? Emperyalizmle boğuşan Erdoğanla mücadeleyi öncelikli mücadele kabul etmek aslında antiemperyalizmi kendine örtü yapıp emperyalizmle ortak çalışmaktır. Bir antiemperyalistin birinci mücadelesi her zaman emperyalizme karşı vatanı savunmaktır. Büyük Atatürk kurtuluş mücadelesinin önceliğini Vahdettin’ten kurtulmak olarak koymadı. Hele bir Vahdettin’den kurtululalım, iktidara gelelim sonra Ingiltere ile mücadele ederiz, demedi. Tersine, milletin içindeki saraya bağlı kesinlerin de desteği almak için padişahı kurtarmaktan söz etti. Hatta kimseye yafta vurmadı. Meselâ, Rauf Paşa Mondros’a imza attı. Ona sen, Mondros’u imzaladın, sen antiemperyalist, ulusal kurtuluşçu olamazsın, demedi. En geniş cepheyi kurdu.

    Bugün Idlip harekatı, Irak ordusunun Barzaniye karşı harekatı birbirini tamamlayan hareketlerdir. Erdoğan’ın yönettiği Türkiye bu sürecin dışında kalamamıştır. Zaaf ve eksikler var. Vatan savaşınin ihtiyacina cevap veremedığinde gidecektir. Osmanlidan Cumhuriyete geçiş de emperyalizmle mücadele içinde gerçekleşmişti. Bugün Erdoğan’lamucadeleyi baş mücadele olarak koyanlar Turkiye’de FETÖ ve PKK ile; Irak’ta Barzani ile Suriye’de IŞİD ve PYD ile birleşirler. Ne güzel bir antiemperyalist cephe ama!

  2. #2 by Zafer Kemik on 20/10/2017 - 11:04

    Doğu Perinçek ve ekibini,Erdoğanı anti-emperyalist görmeye iten ideolojik hata nerede başlıyor?.

  3. #3 by Can bebek on 20/10/2017 - 11:13

    Sevgili Mehmet Ali Güller

    Okuyorum hepsini çok teşekkür ederim Sağolun..👍😊

    Sevgi ve Saygılarımla

    Kemal Tektepe

  4. #4 by Can bebek on 20/10/2017 - 11:30

    Egemen Türkmen Bey

    Saydığınız fetö-pkk-ışid vb.ile 15 senedir kim işbirliği halindeydi!? Antiemperyalistlere 70 li yıllarda dolmabahçe de coni leri denize atan yurtseverlere kimler bıçakla saldırıp öldürdü!? Atatürkçü lermi? Sosyalist lermi? Kubilay ın kafasını kesen 40-50 yıldır vatandaş larımızı mehmetçik lerimizi öldüren pkk değilmi?
    Onlarla açılımları saçılımları yapan antiemperyalistlermi yoksa emperyalist lerle işbirliği yapanlarmı?Erdoğan ı sevdikleri için değil çıkarları oldukları için oy veriyorlar bizler Vatanımızı ve Kurucu liderimiz ATATÜRK sevdiğimiz için
    Asla dönek çıkarcı hırsız emperyalist yanlısı olmadık yunana toprak vermedik..

    • #5 by almılavetomris on 20/10/2017 - 20:11

      👏👏

    • #6 by Egemen Türkmen on 20/10/2017 - 20:48

      Sayın Can Bebek,
      Eleştirileriniz eski AKP için 2013 öncesi AKP için geçerlidir. AKP iktidarı BOP koalisyonuydu. Sağında FETÖ, solunda PKK vardı. Fakat, 2013 Gezi hareketi bu koalisyonu dağıttı. AKP bugün BOP ile eski koalisyon ortaklarıyla mücadele ediyor. Bir başka deyişle AKP eski AKP ile savaşıyor. Burada, Erdoğanla mücadeleyi emperyalizmle mücadelenin önüne koyanlar AKP’nin eski ortaklarıyla bilerek veya bilmeyerek işbirliği hâlindeler. Biz emperyalizme karşı demokrasi mücadelesi veriyorduk. Sayın Güller, diktatöre karşı demokrasi mücadelesi vermeyi öncelikli görev olarak ortaya koyuyor. 2002’de Irak’ta Irak Komünist Partisi diktatöre karşı ABD emperyalizmini davet etti. İşgali destekledi.Irak’a ne demokrasi geldi, ne komünizm. 15 yıldır Iraklılar kan, revan içinde. ABD birine diktatör diyorsa bir mim koymakta fayda var. Erdoğan’ı ABD ile devirmek değil, millî çizgide emperyalizmin yıkma planlarına karşı çıkarak alt etmektir doğru çizgi.

  5. #7 by Burhan Okuyan on 20/10/2017 - 19:36

    Sayin mehmet Ali Guler,
    Sizi bir senedir okuyorum, herzamanki gibi yorumlarinizin yarisina katiliyor yarisinada katilmiyorum. Siz ne kadar Erdogana karsi olsanizda, fikrimce o sizin yazilarinizi okuyor ve bazilarinida yapiyor. Mesela Turkiyenin Iran, Irak, Suriyeye yanasmasi gibi dusunceleriniz geceklesiyor gibi. Ama duruma gore ve yavas yavas oluyor.
    Siz ‘Emperyalistler’i sanki bir grup mus gibi dusunuyorsunuz, halbuki ABD ve Batililarin yaninda oteki emperyalis grup ta Rusya ve Cin dir. Bunu nasil gormezden geldiginizi yavas yavas daha iyi anliyorum. Siz kendinize Sosyalist dediginiz zaman, ve ‘Emperyalistler’ SSCB yi Islamcilarla sardilar dediginizde, sizi resmen bir Kominist olarak gormeye basladim, birde “Islamci” kelimesini negatif anlamda kullandiginiz zaman sizi din dusmani olarakta gormek zor degil. Bunlari soylerken size soyliyebilirimki ben fazla dindar biride degilim ama herhangi birinin inanci ile oyun oynayana hic tahammulum yoktur.
    Ve herzamanki yorumunuz; AKP ve RTE muhakkak iktidardan indirilmelidir.
    Siz bu yorumu yapmadan evvel dusunun biraz, simdi AKP ve RTE ortadan kaybolursa Turkiyeye ne olur biliyormusunuz?
    Bu yorumu yapmadan once kim iktidara gelmelidir? Veya hangi parti iktidara gelmelidir? diye sorulmasi gerek degilmi?
    Simdiki durumda ne bir sahis nede bir parti AKP nin veya RTE nin boslugunu dolduramaz.
    Ve bu durum Turkiyenin en vahim, en aci, en zayif noktasidir.
    AKP ve RTE karsitligi olmasi gereklidir ama daha onemlisi alternatif parti nerde? ve aday kim? dusuncelerine daha fazla zaman ayirmali ve dusunceler ortaya atilmali.

  6. #8 by Mayk on 23/10/2017 - 00:46

    Reis’i cikarin, Akpden geriye amerikanci bir yapi kalir.
    Reis emperyalistlerin kuklaligindan, antiemperyalistlerin cephesine gecti.
    Jeopolitik anlamda buyuk oranda kendi hatalarini duzeltip, baskalarinin gecmisteki
    hatalarini da duzeltecek bir duruma gelebilir. Bu basli basina buyuk bir olaydir.

    Akp antiemperyalist degildir, ama reis antiemperyalisttir, ya da reis antiemperyalist degildir
    gibi bir cumleyi anlamsiz bulurum. Once antiemperyalist ne demektir bu tam olarak tanimlanirsa,
    o zaman boyle bir cumle anlamli olur, ve sonra dogru olup olmadigindan bahsedilebilir.
    Yani birini yuceltmek icin antiemperyalisttir, ya da kucultmek icin degildir demeye gerek yok.
    ….
    Ulusal kanalda bir tarimci, gluten iyidir, cunku proteindir gibi sacma bir cumle kurmustu.
    Ona bakarsak, oldurucu yilan veya kurbaga zehirleri de proteindir, …
    ya da bir koruyucu katki maddesi antioksidandir diye hemen iyi birseydir diye mi dusunecegiz..

    Yobaz bir kimse, yolsuzluk yapan bir kimse antiemperyalist olabilir mi.
    Ornegin Mehmet Akif Ersoy antiemperyalist miydi,.. heralde hepimiz oyleydi deriz, ama devrimlere karsiydi,
    yani onun tutumu uzun vadede emperyalistlerin isine yarayacak bir tutumdu.
    Ya da Kuzey Kore lideri antiemperyalist midir. Emperyalizme kafa tutuyor (gorunurde),
    ama bir diktatordur. iranin su anki rejimi Abd tarafindan getirilmistir, laik olmayan bir rejimdir,
    demokrat degildir, ama su anda bati emperyalizmiyle birbirine tam zit cephededirler.

    Antiemperyalist olmak icin once milliyetci olmak gerekli midir.
    Bu garip bir soru, cunku milliyetciligin ne anlamda kullanildigi net degil.
    Turk milliyetciligi desek, onun da anlami belli degil. Yalnizca Ataturk milliyetciligi dersek
    anlami bellidir. Bir kimse hem ummetci hem milliyetci olamaz mi.
    Belki de antiemperyalistligin birinci olcutu ezilenlerin yaninda olmaktir.
    Ya bazi ezilenlerin yaninda bazilarinin karsisindaysaniz..
    Belki de antiemperyalistin (yani antiemperyalist insan) tanimi soyle olmali:
    Antiemperyalist ilkelerinin geregi olarak antiemperyalist tutum alan kisi.
    Yani tesadufen antiemperyalistlik yapiyorsa bu yetmez.
    ….
    Antiemperyalistlik anlaminda yeni bir adim atmak istiyorlarsa sunlari yapsinlar:
    -Gida ithalatini azaltsinlar, yerli ciftciyi desteklesinler.
    -Batinin buyuk yalanlarini ortaya doksunler (onbireylul gibi)
    -TIPta dogal tedavilere yatirim yapsinlar, ornegin Abdde yasak olan dogal kanser tedavisini
    biryerlerden bulup resmi tedavi yontemi haline getirsinler.
    -Bilgisayar ve cep telefonlarinda acik kaynak tesvik edilmeli.

    Akpden kurtulmali, ama ne pahasina olursa olsun veya hemen simdi degil.
    Once muhalefeti duzgun bir cizgiye getirmek gerekir.
    Akpden biran once kurtulunulmali dersek; Akpyi bir arada tutan reistir,
    bu yuzden akpden kurtulmanin en kestirme yolu reisten kurtulmaktir
    gibi bir anlam cikar. Ama o zaman butun partilerdeki (akp agirlikli),
    fetocu ve amerikancilar bir iktidar kurar, turkiye bir daha duzelmemek uzere yeniden atlantik kuklasi olur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: