Körfez’i Doğu Akdeniz’e bağlama ‘barışı’

Körfez’de iki önemli gelişme yaşanıyor: Biri, Katar’ın üç buçuk yıldır kendisine ambargo uygulayan Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez ülkeleriyle anlaşması. İkincisi de ABD ile İran arasında tansiyonun yükselmiş olması.

İki gelişme de bir bütünün parçası. O nedenle iki konuyu birlikte çözümlemeye çalışacağız.

Katar gazı nereye, nasıl taşınacak?

İran ile Katar’ın ortak havzasında 51 trilyon metreküp doğalgaz var. Bu gazın Çin yerine Avrupa’ya taşınması, ABD için hayati konu.

ABD bu yolla, hem baş rakibi Çin’i enerjiden mahrum etmeye hem de ikinci rakibi Rusya’nın AB üzerindeki baş enerji tedarikçisi konumunu zayıflatmayı hedefliyor.

Katar gazının İran üzerinden mi, yoksa Suudi Arabistan üzerinden mi taşınacağı, bölgemizdeki pek çok sorunun önemli nedenlerinden biriydi. Örneğin 2009’da bir ABD projesi olarak Katar gazının Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye hattından Avrupa’ya pazarlanması girişimi, bu planın Esad tarafından reddedilmesi ve yerine İran gazının Irak ve Suriye hattından Doğu Akdeniz’e açılması anlaşmasının yapılması, Atlantik ittifakının Suriye’yi parçalama hamlesinin önemli bir nedeniydi.

İsrail’i enerji terminali yapma projesi  

Doğu Akdeniz’deki egemenlik ve enerjipolitik mücadele de Körfez’deki mücadeleyle birlikte ele alındığında anlamlıdır.

Çünkü yeni durum şudur: ABD, Katar gazını da, Körfez’deki İran karşıtı bloğun petrol ve doğalgazını da bu kez İsrail üzerinden Doğu Akdeniz’e taşımaya çalışıyor.

Cumhuriyet’te 28 Eylül 2020’de bu köşede “Körfez petrolgazını Doğu Akdeniz’e taşıma operasyonu” başlığı altında incelemiştik: Mısır, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs, İtalya, Ürdün ve Filistin, 16 Ocak 2019’da Kahire’de Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun kurulması için anlaşmıştı. İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs, 2 Ocak 2020’de Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya taşınması için 1900 kilometrelik EastMed boru hattı anlaşması yaptı.

Ancak Doğu Akdeniz gazı, Rusya’nın AB üzerindeki etkisini kıracak büyüklükte henüz değil. Dahası mevcut durum açısından EastMed projesi ekonomik değil. İşte ABD bu sorunu çözmek üzere Körfez enerjisini İsrail üzerinden Doğu Akdeniz’e taşıma planını başlattı. İsrail, 24 Eylül 2020’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na katılması için teklif sundu. BAE Veliaht Prensi bin Zayit ile Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin 17 Aralık 2020’de yaptığı görüşmeden sonra, BAE’nin Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na gözlemci olarak katılması kararı alındı.

ABD’nin İran karşıtı ‘yüzyılın anlaşması’ projesi

Dolayısıyla Katar’ın kendisine üç buçuk yıldır ambargo uygulayan Körfez ülkeleriyle barışması, bir ucu Çin ve Rusya’yı, bir ucu İran’ı, bir ucu da hem ikili ilişkisi nedeniyle hem de Doğu Akdeniz’deki mücadele nedeniyle Türkiye’yi ilgilendiren bir konudur.

Dahası, ABD’nin “yüzyılın anlaşması” dediği ana projenin de içindedir. Zira “yüzyılın anlaşması”, özetle ABD’nin İsrail’in güvenliğini garantiye almak için Arap-İsrail barışı sağlama ve İran karşıtı bir Arap-NATO’su inşa etme projesidir.

Normalleşme diyerek tek tek Körfez ülkelerinin İsrail’le anlaşması ve ardından da Körfez ülkelerinin petrol ve gazının İsrail’e taşınması, İsrail’i bölgede çok önemli bir pozisyona taşıyacaktır.

Türkiye’ye etkisi

Türkiye açısından asıl önemlisi şudur: Katar-Suudi Arabistan “barışı”, AKP hükümetinin bölgedeki tek müttefikini kaybettiği anlamına mı geliyor, yoksa Katar-Suudi Arabistan “barışı”, Türkiye-Suudi Arabistan “barışı” için de kapı aralanması anlamına mı geliyor?

Eldeki ilk ve ham veriler, AKP hükümetinin Suudi Arabistan ve İsrail ile “normalleşmek” istediğine işaret ediyor. AKP’nin Oruç Reis gemisini Antalya Körfezi açıklarına altı aylığına çekme kararından Yunanistan’a görüşme çağrısı yapmasına, S-400’leri çalıştırmayı sürekli ertelemesinden İsrail’e büyükelçi atama hamlesine kadar bir dizi gelişme, “normalleşme” niyeti olarak yorumlanabilir.

Peki bunun Türkiye’nin çıkarları açısından maliyeti ne olacak? İncelemeyi sürdüreceğiz.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
7 Ocak 2021

  1. #1 by puma on 08/01/2021 - 13:23

    Bence yuzyilin anlasmasi derin devlete verilen bir mamadir. Trump’un ve arkasindaki gucun derindevleti idare etmek ici uydurdugu birseydir. Ayni Suriyeyi fuzelerle “bombalamasi” gibi.
    Niye bence boyle, cunku Rusya Trump taraftaridir. Cin de muhtemelen oyledir, Aydinlik cephesinin tutumundan da bunu anlayabiliriz (yakin zamana kadar notr idiler). Peki niye Rusya Trump’u desteklesin, cunku yeni dunyanin pazarligi yapmislardir coktan ve Trump’u 2016 destekleyenler hala destekliyorlar. Derin devlet mafyasina karsi birlesmislerdir. Durup dururken derindevlet tarafina gecmek icin bir sebep yok. Derin devletin projeleri aynen devam eder, Biden kazandi zannedildigi icin iyice simarmislardir, ama aslinda savas daha bitmedi. Biden ofise yerlesirse belki yukardakilerin dogrulugu yuzde yuze yakin olur, ve bizim icin de kotu olur, halk tv ve tele1’i bu konuda burdan siddetle kiniyorum (yok, Aydinlikci degilim, onlari da cok elestirdim). Biden’in kazanmasi, Turkiyede de Fetonun kazanmasi demektir. ABDde Trump devrimi, ve Biden karsi-devrimi ayni anda devam etmektedir. Pence de zaten Hillary’den farksiz bir savassever , hain diye biliniyordu, ya da ayni Bolton gibi, ve galiba gercek rengini iki gun once belli etti. Bir de Gina Haspel denen iskenceci su anda Guatanamoda sorgulaniyor gibi soylentiler vardi. Devrimde umutlar tukenmez.

  2. #2 by puma2 on 09/01/2021 - 00:02

    Medya gibi sosyal medyanin da ne kadar fasist, sansurcu oldugu belli oldu. Hatta belki bu linkin de hedef adresini degistiriler.

    Cok Yasa Trump:

    https://tinyurl.com/ckystrmp

    Ozetle ne diyor. Trump Cumhuriyetci Partiden bagimsiz hale geldi. Hainler ve kahramanlar kendi renklerini belli etti. Hersey kayit altina alindi. Derindevlete saldiri basliyor. Ve ordu da burda rol alacak. Gergin bir 13 gun olacak. Trump teslim olmadi (medya oyle yorumladi, ben de ayni fikirdeydim, Larouchepac bile Biden’e gorev verilecek diye yorumlamisti (ne komik)), .. yalnizca barisci bir donusum olacak dedi, Biden’e gorev verilecek demedi.

    Hukuk isletilecek, ama ordu perde arkasi destek saglayacak, gorevini yapacak. .. ben oyle anliyorum. Bu darbe degil, darbenin bastirilmasi ve tarihteki onemli bir devrim olacak.

    Ataturkcu gecinen kanallarin savas cikaran Bush-Biden tayfasini tutmak yerine Trump’u tutmasi gerekir. Bu onlarin gorevidir. M.Y. Ergenekonda hedef olmasa, Fetonun olum listesinde olmasa, , liberal ihanet diye kitap yazmasa, … acaba o da mi onlardan derdim. Hala da supheleniyorum (dublor olabilir mi mesela). Kimi refeans aldiklarini aciklasinlar da biz de bilelim niye boyle Trump dusmanidirlar.
    ………………
    bu konu niye onemli, ..cunku 2023 secimlerinde halk bunlar ne diyor ve ne diyordu, ona bakacak.

  1. Körfez’i Doğu Akdeniz’e bağlama ‘barışı’ | Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: