20 yılda 4 U dönüşü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB ülkeleri büyükelçileri ile 12 Ocak’ta yaptığı toplantıda şöyle dedi: “Bin yıldır aynı coğrafyayı paylaşıyor, aynı medeniyet havzasından besleniyoruz. Türk tarihini nasıl Avrupasız okumak mümkün değilse, Avrupa tarihini de Türkiyesiz anlamak mümkün değildir.

Bu sözler bu kadarıyla kalsa, olguyu anlatan bir durum olacak ve bilimsel olarak itiraz edecek bir durum olmayacaktı.

Çünkü…

İçinde, Huntington’ların uygarlığı dinlere ve milletlere ayırarak “çatıştırma” işleyen yaklaşımına “tek uygarlık, dünya uygarlığı” itirazı da var, Antik Yunan’ı Avrupa Rönesans’ına taşıyan İslam da…

İçinde, Osmanlı’nın Bizans’ı içermesinin tarihselliği de var, Osmanlı İmparatorluğu’nun aynı zamanda bir Rumeli ve Doğu Avrupa imparatorluğu olduğu gerçeği de…

Erdoğan’ın ideolojisi başka, siyaseti başka

Ancak Erdoğan, bu iki doğru cümleyi, hedefi de, içeriği de oldukça yanlış olan bir “AB’ye sesleniş” konuşmasının içinde kullanmıştı. Nitekim, bu iki doğru cümleyi, şu yanlış cümle ve devamındaki benzerleri izliyordu: “Millet olarak geleceğimizi Avrupa ile birlikte tasavvur ediyoruz.

Erdoğan bir süredir “geleceğimiz Avrupa’da” diyor, ABD ve AB’yle “beyaz sayfa” açma çağrısı yapıyor…

ABD ve AB yaptırımları, ekonomik tablo, erken seçim baskısı ve bunun sonucu olarak yönetememe krizi Erdoğan’ı yeniden Batı’ya dümen kırmaya zorluyor.

Yoksa Erdoğan, ideolojik olarak Batıcı değil; iktidar olmadan önce AB’yi “Hristiyan Kulübü” olarak gören biri. Ama Erdoğan siyaseten en Batıcı politikacı; Papa heykelinin altında AB anayasasına imza atayacak kadar sıkı AB’ci; ABD’nin projesine eşbaşkan olacak kadar sıkı Amerikancı…

İdeolojik olarak değil ama siyaseten öyle; çünkü AB’ye yaslanarak iktidarını kurdu ve AB’nin yardımıyla “Kemalist devrim” ile hesaplaştı. Sonra şartlar değişti ve AB yeniden Erdoğan nezdinde “Hristiyan kulübü” oldu. Son birkaç yıldır arşivler Erdoğan’ın “Batı medeniyeti”ni hedef alan sözleriyle dolu…

Ve bugün, iktidarını sürdürebilmek için yeniden AB’ye ihtiyaç duyuyor Erdoğan; o nedenle “beyaz sayfa” açıyor, o nedenle “geleceğimiz Avrupa’da” sözleri veriyor.

‘150 yıllık modernleşme’

Anımsarsınız, 6 ay kadar önce Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın şöyle demişti: “Bize 150 yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikayeleri anlatıldı. Artık kendi hikayemizi yazma zamanıdır” (30.7.2020).

150 yıllık modernleşme dediği, kuşkusuz Türkiye’nin 150 yıllık demokratik devrim geleneğiydi; I. ve II. Meşrutiyet’ti, Atatürk Cumhuriyeti’ydi, 1876 tarihli Kanuni Esasi ile başlayan anayasa geleneğiydi, parlamentarizmdi ve Kemalist Devrim’in hedefi olan çağdaşlıktı…

Öyle olduğu için de Kalın’ın sözleri Cumhuriyetçi cephede büyük tepki görmüştü.

İbrahim Kalın 9 Ağustos 2020’de katıldığı bir TV programında sözlerine şunları da eklemişti: “Bize modernleşme adı altında dayatılan hikâyenin içinde beyaz olmayan adam yok. Siz yoksunuz, ben yokum, Çin medeniyeti, Hint medeniyeti, Afrika medeniyeti, Latin Amerika hatta Rusya yok. Bize dayatılan 150 yıllık modernleşmenin iki ana unsuru vardı: Avrupa merkezcilik ve oryantalizm.”

Kalın “150 yıllık modernleşme” ifadesini çok bilinçli seçiyor. Bu, ifadeyle aslında 19. yüzyılın ortalarından itibaren gericileşmeye başlayan ve giderek 20. yüzyılın başında emperyalist bir karakter kazanan Avrupa’yı bu topraklardan sürüp atan Türk Devrimini hedef alıyor. Oysa Kalın’ın Avrupacı gibi sunduğu o Türk Devrimidir ki insanlığa Avrupa’nın gerici yüzünü ve yenilebileceğini göstermiştir.

Kalın’ın “150 yıllık modernleşmeyi” Avrupacılık gibi sunması, kimi milliyetçi çevrelerde de “AKP AB cenderesini kırıyor” varsayımıyla büyük destek gördü. Öyle ki işi en sonunda “Atatürk’ün batı klasiklerini basması büyük yanlıştı” demeye kadar vardırmışlardı.

Oysa Atatürk “batı” klasiklerini değil, “dünya” klasiklerini basmıştı; Batı eserlerini de, İslam ve Fars başta Doğu eserlerini de “tercüme” ettirip bastırmıştı. Bu o kadar önemli bir ayrım ki, Atatürk’ün “batıcı” değil, “muasır medeniyet seviyesine ulaşma” hedefine baş koyduğunu en iyi yansıtan uygulamasıydı çünkü…

Devrim-karşıdevrim çarpışması

Sonuç olarak, Erdoğanlar bir davanın peşindeler. “150 yıllık modernleşme”ye itirazları ondan.

150 yıldır bu topraklarda padişahçılarla meşrutiyetçiler, ittihatçılarla itilafçılar, Kemalistlerle siyasal İslamcılar, devrimcilerle karşıdevrimciler mücadele etmektedir.

En büyük gerçek budur. Bu gerçeği yok sayarak Erdoğan’ın iktidarını korumak için sık sık değiştirdiği siyasi manevralarına kananlar ve “taktik dalgalanmalarına” kapılanlar, örneğin Erdoğan’ın 20 yılda tam dört kez AB konusunda 180 derecelik rota değişikliği yapması karşısında sulara savrulurlar…

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
16 Ocak 2021

  1. #1 by puma on 17/01/2021 - 17:01

    ABDde devrim olacak. Bir U donusu daha olacak.
    Ataturkculer (ben ve belki birkac kisi daha haric) de U donusu yapacak, Trump ve Korona asilari konusunda, ve bazi “komplo teorileri” konusunda. Bu doneklik olmayacak. Yalnizca kafalarina dank edecek. Jeton baska turlu dusmez cunku.
    2+2= 4 , dogru mu? Hayir o bir komplo teorisi ..Chomsky oyle diyor, cunku o “marxist”.
    3+3= 6, dogru mu? Hayir, o fasist Trump’un uydurmasi.
    Asidan Norvecte 23 kisi olmus ne diyorsunuz.. (sessizlik ) Bu iktidar var ya bu iktidar kendileri Biyontek asisi oluyorlar, ve yalnizca 1 milyon kisiye yetecek Cin asisi getiriyorlar.
    Trump niye fasist, cunku yasasin Trump diyen adamin ustunde Nazi tshortu vardi.
    Peki Nazileri destekleyen Prescot Bush’un torunu GWB Trump’tan nefret ediyor, buna ne diyorsunuz.. ..(sessizlik) Obama siyah oldugu icin baskan olmasi devrimdir, Trump beyaz oldugu icin bu da onun semptomudur .

  2. #2 by puma2 on 17/01/2021 - 19:32

    Vordpres te mi sansur yapiyor. Olabilir,…deneyelim gorelim.

    ABDde 55 kisi KORONA ASISIndan hayatini kaybetti..
    ……………………
    55 People Died in US After Receiving COVID-19 Vaccines: Reporting System
    By Zachary Stieber
    January 16, 2021 Updated: January 16, 2021
    biggersmaller
    Print

    Fifty-five people in the United States have died after receiving a COVID-19 vaccine, according to reports submitted to a federal system.

    Deaths have occurred among people receiving both the Moderna and the Pfizer-BioNTech vaccines, according to the reports.

    The reporting system, the Vaccine Adverse Event Reporting System (VAERS), is a federal database. The system is passive, meaning reports aren’t automatically collected and must be filed. VAERS reports can be filed by anyone, including health care providers, patients, or family members.

    VAERS reports “often lack details and sometimes can have information that contains errors,” according to the reporting system’s website. Still, reports on VAERS represent “only a small fraction of actual adverse events,” the site states, though underreporting is believed to be less common for serious events.

    In some cases, patients died within days of receiving a COVID-19 vaccine.

    One man, a 66-year-old senior home resident in Colorado, was sleepy and stayed in bed a day after getting Moderna’s vaccine. Early the next morning, on Christmas Day, the resident “was observed in bed lying still, pale, eyes half open and foam coming from mouth and unresponsive,” the VAERS report states. “He was not breathing and with no pulse.”

    In another case, a 93-year-old South Dakota man was injected with the Pfizer-BioNTech vaccine on Jan. 4 around 11 a.m. About two hours later, he said he was tired and couldn’t continue with the physical therapy he was doing any longer. He was taken back to his room, where he said his legs felt heavy. Soon after, he stopped breathing. A nurse declared a do-not-resuscitate order.

    Moderna and Pfizer didn’t respond to requests for comment. Abigail Capobianco, a spokeswoman for the Food and Drug Administration (FDA), told The Epoch Times via email, “Any reports of death following the administration of vaccines are promptly and rigorously investigated jointly by FDA” and the Centers for Disease Control and Prevention (CDC).

    Officials at the agencies work with health care providers to obtain medical histories and clinical follow-up information and conduct a clinical case review, she said, adding, “It is important to note that it is generally not possible to find out from VAERS data if a vaccine caused an adverse event.”

    Health officials on the VAERS website caution that a report to the system doesn’t prove a vaccine caused the adverse event, and that no proof that the event was caused by the vaccine is required in order for the system to accept the report.
    vaccine bottle

  1. 20 yılda 4 U dönüşü | Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: