Taliban’a dost, Esad’a düşman!

AKP hükümetinin Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) normalleşme hamleleri, bir dış politika değişikliği ya da İhvan merkezli anlayışı terk etme girişimi değildir.

Tamamen AKP iktidarının sıkışmışlığına çare arama manevrasıdır.

BAE’yle normalleşme

AKP’nin BAE’yle normalleşme hamlesinin temel hedefi şudur: İktidar MB rezervini eritti, ekonomi büyük sıkıntıda, bu şartlarda gireceği bir seçim mağlubiyet olacak. Saray o nedenle para arıyor. BAE ve Körfez sermayesini çağırıyor.

Bu amaçla; 15 Temmuz’un arkasında olduğunu, Libya’da Türk askerlerinin şehit edilmesinde rolü olduğunu, Türkiye’ye karşı bölgede her kötülüğün finansörü olduğunu savundukları BAE’yle, hiçbir şey olmamış gibi, yatırım görüşmesi yapabildiler.

Türkiye’yi bir şirket gibi yönetme hevesinin geldiği yer, ilkelerin 24 saatte 180 derece tersyüz edilebilmesi oldu.

Mısır’la normalleşme

AKP’nin Mısır’la normalleşme hamlesinin ise iki hedefi var:

1) AKP’nin Doğu Akdeniz politikasını “müttefiksiz” sürdürebilmesi, Suriye düşmanlığı ve Mısır’la küslük içinde daha ileri hamleler yapabilmesi mümkün değildi. Nitekim ABD ve AB baskısıyla geri adım attı, sondaj gemimizi körfeze demirledi, Mavi Vatan söylemlerini rafa kaldırdı. Şimdi Mısır’la normalleşmeye çalışarak bu sıkışmışlık içinde nefes almaya çalışmaktalar.

2) İhvan konusu Mısır-Suudi Arabistan-BAE ile Türkiye-Katar cepheleşmesi doğurmuştu. Son iki yıldır Katar adım adım hepsiyle ilişkisini normalleştirdi ve AKP yalnız kaldı. Şimdi Körfez sermayesine ihtiyacı olan AKP’nin para akışını kolaylaştırabilmesi için o cepheyle, özellikle Mısır’la normalleşmesi gerekiyor.

Taliban’la normalleşme

AKP hükümetinin Taliban konusundaki görüşü net zaten. Erdoğan’ın “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok” (20.7.2021) demesi, salt Biden’la yaptığı “havalimanı bekçiliğini” Taliban nezdinde garanti edebilmek için söylenmiş bir iyi niyet ifadesi değildi.

Buna rağmen Taliban hükümetini tanıma noktasında ileri adımlar atamamaları ise ABD ve AB’nin mevcut politikaları nedeniyledir. Zira Washington ve Brüksel, aslında er geç tanıyacakları Taliban’ı, şimdilik hem Doha anlaşmasına uyumlu olmaya zorlamak, hem de daha baştan uluslararası baskı altında tutabilmek için ağırdan alıyorlar. Taliban’ı tanımayı, sözlere değil icraatlara bağlayan bir denklem kuruyorlar. Ve bunu da “tanıma yok, iletişim var” diye formüle ediyorlar.

Haliyle Ankara da buna uygun olarak bekleme çizgisine girmiş durumda. Nitekim Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, BM Güvenlik Konseyi’nin Afganistan oturumunda o çizgiyi sergiledi: “Kademeli angajmanın doğru bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz. Verdikleri sözleri yerine getirip getirmeyeceklerini görmek için onlarla iletişim kurmamız gerek” (10.09.2021).

Esad’a düşmanlığa devam!

Özetle AKP iktidarı, “darbeci” dediği ve diplomatik ilişkileri kestiği Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yle normalleşiyor; 15 Temmuz’un finansörü dediği Birleşik Arap Emirlikleri Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan ile normalleşiyor; Taliban’la zaten “inanç bakımından ters bir yan yok”, ABD ve AB’nin adımlarına göre dostluk da kuracak.

Ancak… AKP iktidarının Esad yönetimine düşmanlığı sürüyor!

Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye’nin yasal ve meşru hükümetini değil, Türkiye’de kurdukları sözde “Suriye hükümeti”ni desteklemeyi sürdürüyor.

Çavuşoğlu, “Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanlığına seçilen Salem Al-Meslet, Suriye Müzakere Komisyonu Başkanı Annas Abdeh ve Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı Abdurrahman Mustafa’yla görüştük” diyerek 9 Eylül 2021 günü poz veriyor. ÇavuşoğluSuriye halkının meşru temsilcisi olan Koalisyon’a ve Geçici Hükümet’e desteğimiz tam” diyerek mesaj yayınlıyor.

Yanlıştan dönen Şam’a yönelir

Mısır ve BAE normalleşmelerine bakarak AKP’nin bir yanlıştan dönmeye başladığını sananlar yanılır. AKP yanlıştan dönmüyor, sıkıştığı için taktik manevra yapıyor.

Çünkü yanlıştan dönenin ilk normalleşme adımı atacağı adres Şam’dır!

Çünkü Ankara-Şam anlaşması, bütün dış politika sorunlarının çözümünün giriş kapısıdır!

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
11 Eylül 2021

  1. #1 by İbrahim on 12/09/2021 - 01:14

    Yazılan yorumlara katılmıyorum. Bence içi boş bir laf salatası.

    • #2 by Mehmet Murat AYGEN on 12/09/2021 - 22:09

      Benden başka yorum yazan yok. “Lâf salatası” dediğiniz söz-dizimleri vakt-i zamânında yumurtlanmış incilerden derlemedir. SAYGILAR..

  2. #3 by Mehmet Murat AYGEN on 12/09/2021 - 13:19

    Millî Görüş evlâtları, Pakistan esedi (yoksa eceviti mi) Zülfikar Ali BUTTO’yu ipten almağa teşebbüs etmişlerdi. Suriye esedi BEŞAR’ı, bir ellerine geçirseler, kazığa oturtacaklar. Şu tutarsızlıklarının altını çizen bir ERDEMOL yoktur [bkz: (i) “Ziya-ül Hak basiretli imanlı ve merhametli bir insandır” (3 sütun üzerine) başlıklı Pakistan’ı Tanıyalım yazı dizisi yazısı, (ii) “Konyalılar Ziya ül Hak’ı sevgi ile bağırlarına bastı(lar)” (3 sütun üzerine) başlıklı haberi ve (iii) “Ziya ül Hak Cuma namazını Süleymaniye’de eda edecek” (2 sütun üzerine) başlıklı haberi, Millî Gazete gzt, Yeni Neşriyat A. Ş. adına Sahibi Murahhas Aza Hazım Oktay Başer, Genel Yayın Müdürü (i) Abdulkadir Özkan, (ii) yok, (iii) yok, Yazı İşleri Müdürü Hasan Karakaya, (i) Yıl 11 Sayı 3781 30 Ağustos 1983 Salı, (ii) Yıl 11 Sayı 3783 01 Eylül 1983 Perşembe, (iii) Yıl 11 Sayı 3784 02 Eylül 1983 CUMA, Dizgi-Baskı Milsan A. Ş. Veb-Ofset Tesisleri, s.(i)3, (ii)1, (iii)1].

  1. Taliban’a dost, Esad’a düşman! | Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: