Yeni rejim iddianamesi

Başsavcılığın 3.900 sayfalık İmamoğlu iddianamesi, özü itibariyle sarayın “yeni rejim inşa” iddianamesidir. 

Dosyanın daha savcısı ve soruşturması bile yokken saraydan CHP ve Ekrem İmamoğlu’na yönelen suçlamalar, iddianamenin özünü oluşturmaktadır. Hatta doğrudan Erdoğan’ın kullandığı “ahtapotun kolları” türünden nitelemeler bile iddianamenin iddiası olmuştur. 

AKP’ye seçim kazandırma iddianamesi

İmamoğlu’nu ve yeni CHP yönetimini hedef alan operasyonlar ve iddianamesi, ikinciliğe gerileyen AKP’ye seçim kazandırma, AKP’yi yeniden birinci parti yapma iddianamesidir.

“Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik hazırlanan 578 sayfalık iddianame, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek tensip zaptı hazırlandı. (…) Davanın ek klasörlerine yansıyan bilgilere göre, yargılamanın azami 2520 günde tamamlanması hedefleniyor.” (Cumhuriyet, 11.11.2025)

2520 gün, yaklaşık 7 yıl yapıyor. Açık ki Cumhurbaşkanlığı seçimi rahat rahat geçip gidene kadar dava sürsün isteniyor.

Evet, bu iddianame, iktidara seçim kazandırma amaçlı iddianamedir. O kadar öyle ki rakip, iddianamede seçim kazanmakla, cumhurbaşkanı adayı olmak için CHP’yi ele geçirmekle suçlanabilmektedir!

CHP içeri PKK dışarı

İddianame, aynı zamanda medyaya balyoz operasyonudur. Soner Yalçın’dan Şaban Sevinç’e gazeteciler doğrudan İmamoğlu lehine haber yapmakla suçlanmaktadır. Bu gazeteciler hedef alınarak, diğer gazeteciler de otosansüre zorlanmaktadır. 

Yine İmamoğlu’nun hedef alındığı casusluk soruşturması da Tele1’i ve Merdan Yanardağ’ı susturma operasyonudur. (Yanardağ’ı iki yıl önce Öcalan’a övgüden (!) tutukladılar, bugün ise Tele1’i, diğer nedenlere ek olarak, Öcalan, açılım karşıtı yorumcularından ve yayınlarından rahatsız olduğu için susturdular!)

Öcalan demişken… 

Öyle satır satır iddianame okumaya bile gerek yok. İktidar yeni rejim inşa etmeye çalışıyor ve engel olarak gördüğü “kurucu parti CHP’yi” tasfiye etmeye çalışıyor. 

Ne acı ki “kurucu önder” Atatürk’ün partisi CHP’nin kapatılmaya çalışıldığı ama Bahçeli’nin ifadesiyle PKK’nin “kurucu önderi” Öcalan’ın siyasetin ana aktörü yapıldığı bir süreç bu… 

CHP’nin iki hatası

Bu, özü itibariyle bir yolsuzluk iddianamesi değildir ama CHP’nin “yeni CHP”ye “dönüşürken”, ideolojisi sulanırken, Altı Ok’u kırılırken, yolsuzlara, topuksuzlara, komisyonculara nasıl koltuk dağıtıldığının da acı bir belgesidir. Partiye doldurulan çürüklerin, çıkarcıların, liyakatsizlerin, hırsızların günü geldiğinde nasıl kullanılabildiklerinin belgesidir. Bu CHP’nin birinci büyük hatasıdır ve umarım CHP bundan ders çıkarabilir.

CHP’nin ikinci hatası ise iktidarın “belediyeleri silkeleme” operasyonuna “normalleşme” ile çare arayan “liberal” tutumuydu, önemli oranda düzeltti. İktidar, belediyelerin elindeki mülklere el koyarak, kendi dönemine ait borçların tahsilatı için baskı kurarak, belediyeleri halkın gözünde çalışamaz göstermeye çalışarak operasyonun ilk aşamasını uygularken, Özgür Özel ve ekibinin buna “yanıtı”, “iktidarla normalleşme” arama olmuştu. Hatta CHP yönetimi 30 Ekim 2024’te Esenyurt Belediyesine ilk operasyon yapıldığında bile işin esasını tam olarak göremedi ve ancak 19 Mart’ta asıl meseleyi yakalayabildi. 

Amaç CHP’yi tasfiye etmek

Sonuç olarak “Yeni CHP”nin arızaları, AKP’nin elinde koz oldu. Ancak bu, iddianamenin esasının yolsuzluk olduğu anlamına gelmiyor. Tıpkı Ergenekon-Balyoz iddianamelerinde olduğu gibi torbada arızalar ve arızalılar hep olur ama bu meselenin esası değildir, tersine meselenin esasını perdemele araçlarıdır, meseleyi maskeleme amaçlıdır.

Ergenekon-Balyoz kumpaslarının temel hedefi TSK’yi budamak ve Ulusalcı akımı zayıflatmak, dahası dönüştürmekti. Bu iddianamenin temel hedefi ise CHP’yi ve Erdoğan’ın rakiplerini tasfiye etmektir, Kemalistleri ve Cumhuriyetçileri etkisizleştirmektir.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
13 Kasım 2025

,

  1. Serdar Sağlamtunç adlı kullanıcının avatarı

    #1 by Serdar Sağlamtunç on 13/11/2025 - 23:25

    Üstat,

    Net ve özet bir yazı olmuş. CHP hataya devam ediyor. Nedir hata? Kendi parti kapsamında olaylara şaşı bakıyor ve çözüm bulacağını sanıyor.

    Sormazlar ya, bana sorsaydılar CB adaylığı, üye sayısı ile oyalanmaların bir şeye yaramayacağını söylerdim.

    Peki, ne yapılmalıydı, yapılabilir? CHP li olmayan halkı saflara çekmek, çalışma grupları oluşturmak, diplomadan başlayıp 17/25, 128 milyar dolar gibi yumuşak karına aparkat çalışmak.

    Mahalle ve ilçelerde halk için gıda üretimini imece usulü yapmak (bu basit bir organizasyon işi), hatta mahallelerde açık mutfaklar oluşturup halk ile paylaşım.

    Dahası da var ama sadece bunları yapsalar durum tam tersine çevrilir.

    Ancak dün ilginç bir bakla çıktı ÖÖ ağzından. Sanki biz Cumhuriyet mitingleri nasıl sönümlendiyse ve sonrasında KK sendromu ile karşı karşıyayız diye düşünüyorum.

    Bu görüşlerimi partiye de yazıp yolluyorum ama tek geri dönüş olmuyor.

    Yarı liberal, yarı Atatürk çizgisinde, 2 milyon üye ile sanki başka bir tiyatro oynanıyor.

    Umarım yanılıyorum.

    Saygı ve sevgiyle.

Serdar Sağlamtunç için bir cevap yazın Cevabı iptal et

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın