Bahçeli’nin mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin iftar programında yaptığı şu uyarı sosyal medyada çok tartışıldı: “Beyrut’un kaderi bize şunu defalarca göstermiştir: Devlet zayıfladıkça cemaatler büyür; cemaatler büyüdükçe dış nüfuz kolaylaşır, dış nüfuz yerleştikçe milli egemenlik aşınır. Bu kısırdöngü kırılmadığı sürece bir ülke sınırlarını korusa da istiklalini tam anlamıyla koruyamaz.”

Bu sözler, kimin söylediğinden bağımsız olarak, çok önemlidir ve doğrudur. Ama kimin söylediği de söylenenin içeriğine yeni anlamlar katar. İki nedenle:

Cemaatler koalisyonu ile müttefiklik

1) Bu sözler, Cumhur İttifakının iki numaralı siyasetçisine ait. MHP’nin Cumhur İttifakı ortağı olan iktidar partisi AKP ise cemaatler koalisyonudur. 

Ve evet, Bahçeli haklıdır. Örneğin AKP’nin müttefiki olan cemaatlerden biri, büyümüş, semirmiş, devlet içinde paralel devlet olmuş, dış nüfuza araç olmuş ve milli güvenliği aşındırmıştır. “Gülen Cemaati” olarak AKP’nin siyasi desteği altında sürdürdüğü faaliyetini, en sonunda ABD destekli bir darbe girişime dönüştürmüştür. 

Peki Bahçeli’nin destek verdiği AKP bundan ders çıkarmış mıdır? FETÖ’den boşalan yerlerin başka cemaatler tarafından doldurulduğuna bakılırsa, yanıt hayırdır. 

Lübnanlaşma önerisi

2) Bu sözler, yakın zamanda Türkiye’ye Lübnan modeli öneren Bahçeli’ye aittir. Hatta Bahçeli konuşmasının devamında vurgusunu şu sözlerle de güçlendirmiştir: “Lübnan’ın başına gelen her hadise Türkiye’ye şu gerçeği yeniden hatırlatmaktadır: Devlet zayıflarsa coğrafya konuşur, softalık konuşur, mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur. Devlet ayakta durursa millet nefes alır, sınırlar emniyet bulur, dış müdahale hevesi kırılır.”

Ama işte aynı Bahçeli, açılım vesilesiyle “cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun, biri Kürt olsun, biri Alevi olsun” demiştir. Bahçeli bu öneriyi yaptığında, bu köşede şöyle demiştim: “Kürt ve Alevi cumhurbaşkanı yardımcıları istemek, yurttaşların eşitliğinin gerisine düşüp her yurttaşın kendi toplumundaki eşitliğini savunmak demektir. Lübnan budur: Cumhurbaşkanı şu toplumdan, başbakan şu toplumdan, Meclis başkanı şu toplumdan. O toplumlar etnik gruplardır, dini ve mezhebi gruplardır.” (Bahçeli’nin Lübnanlaşma önerisi, 21.7.2026)

Bu durumda Bahçeli, Türkiye için Lübnanlaşma önerisini geri mi almış oluyor? Sanmıyorum. Bahçeli’nin konuşmasında Lübnan’ın önemli yer tutması, birkaç gün önce gündeme gelen “Bahçeli, Lübnan ve Suriye’nin birleşmesine yönelik bir çalışma yürütüyor” iddiasıyla ilgili görünüyor.

Laikliğin önemi

Laiklik bizimki gibi ülkeler için kritik önemdedir. Toplumu bir arada tutan en önemli tutkaldır.

Atatürk’ün laiklik tanımının iki temel yönü vardı: 1) Laiklik, din ile devlet ve dünya işlerinin ayrılmasıdır. 2) Laiklik vicdan işidir.

Atatürk’ün ardından laikliğin bu tanımını adım adım sulandırdılar, bozdular. Bir taraf laikliği “din ve devlet işlerinin ayrılmasına” indirgedi, diğer taraf da “türban karşıtlığı”na daralttı.

Geçenlerde bir etkinlikte, kısa süre önce CHP’nin Parti Meclisi üyesi de olan bir CHP’li, partisinin laikliğe gereken önemi vermediğinden şikayet etti. Laikliğin özgürlük olduğunu, din ve vicdan özgürlüğü olduğunu, bu nedenle çok önemli olduğunu anlattı.

Üzüldüm. Çünkü bu tanıma göre en laik parti AKP’dir. Çünkü AKP “dine özgürlüğün” en büyük bayraktarıdır. Nitekim zaman zaman AKP’liler kavramı iyice sulandırdıkları için “en laik biziz” bile diyebilmektedir.

Koç – İlim Yayma Cemiyeti – NATO

Bahçeli’nin doğru uyarısına dönersek, evet, “devlet zayıfladıkça cemaatler büyür; cemaatler büyüdükçe dış nüfuz kolaylaşır, dış nüfuz yerleştikçe milli egemenlik aşınır.” Burada denklemi devlet ve millet lehine güçlü kılan en temel unsur laikliktir. 

Laiklik demişken…  

Haberi görmüşsünüzdür: “Koç Holding Başkanvekili Ali Koç, dedesi Vehbi Koç döneminde başlayan ve yaklaşık 60 yıldır devam eden İlim Yayma Cemiyeti ve İmam Hatip lisesi öğrencileriyle iftar yapma programına bu yıl da katıldı.”

Hep sorulur: Burjuvazi neden “Atatürk Cumhuriyeti”ni korumadı? Yanıtı için yardımcı olacak ilişkilerden biri “Koç, İlim Yayma Cemiyeti, NATO” üçgeni içindeki katmanlı bağlardır. 

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
16 Mart 2026

, , , , , , , , ,

  1. Yorum bırakın

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın