Sharett’in günlüğü

Lübnan’ın güneyini işgal eden İsrail askerleri Mossad’ın uzun süredir tehdit ettiği El Ahbar muhabiri Emel Halil’i takip edip, sığındığı evde öldürdü.  

Bu haberi görünce sosyal medyada şöyle yazdım: “İsrail bir devlet değildir, terör örgütüdür. Bu başından beri böyledir. Filistinlilere terör uygulayan siyonist örgütlerler,  İsrail kurulurken ordu, emniyet ve istihbarat kurumlarına dönüştüler.”

Teröristler sıra sıra başbakan oldu

Ufuk Ötesi köşesinin takipçileri anımsayacaktır. 17 Mayıs 2021’de bu köşede “İsrail ve Terör” başlıklı bir yazı yazmıştık. İsrail devletinin terör örgütleri üzerine inşa olduğunu örnekleriyle incelemiştik:

İlk Siyonist terör örgütü Haganah’tır, “savunma” demektir, 1920’de “sendika” olarak kuruldu. Ancak 1936’dan itibaren “askeri örgüt”oluşturdu. Diğer örgütlerle birlikte 1948’de İsrail’in resmi ordusuna dönüştü. David Ben Gurion, İzak Rabin, Ariel Şaron gibi İsrail başbakanları Haganahçıydı.

Haganah’ın Kudüs komutanı Avraham Tehomi, 1931’de ayrılıp kendi örgütünü kurdu: Irgun. 1943’te Irgun’un liderliğine, daha sonra İsrail başbakanı olacak Menahem Begin getirildi. Irgun da Haganah gibi İsrail’in resmi ordusuna dönüştü.

Stern, 1940’ta Abraham Stern tarafından kuruldu. İsrail başbakanlığı yapacak olan İzak Şamir, bu örgütün önemli liderlerindendi. Bu örgüt de diğerleri gibi İsrail’in resmi ordusuna dönüştü.

Bu üç örgüt dışında Şatiron, Lohmei gibi daha küçük ölçekli başka Siyonist terör örgütleri de vardı ve hepsi İsrail’in “güvenlik aygıtına” dönüştüler.

Başbakanların terör faaliyetleri

Bu örgütler, 1 Ekim 1945’te işbirliği kararı aldılar ve “kaçak Yahudi göçlerini önlemekle görevli” İngiliz askerlerine karşı bazen birlikte bazen tek tek terör saldırıları düzenlediler:

Örneğin 31 Ekim -1 Kasım 1945 gecesi Filistin’deki demiryolu ağının 153 noktasını bombaladılar; 27 Aralık 1945’te 10 polisi öldürdüler; 20 Şubat 1946’da Hayfa radar istasyonunu havaya uçurdular, 25 Nisan 1946’da 7 İngiliz askerini öldürdüler; 18 Haziran 1946’da 6 İngiliz subayını kaçırdılar.

Örneğin Menahem Begin komutasındaki Irgun, 22 Temmuz 1946’da İngiliz subayların kaldığı Kral Davud Oteli’ni bombaladı, 92 kişiyi öldürdü.

Bu örgütler, aynı süreçte Filistinlilere terör saldırıları da düzenlemeye başlamışlardı. Çapları gittikçe büyüyen bu terör saldırılarından biri, örneğin Irgun ve Stern’in birlikte 9 Nisan 1948’de Deir Yasin’e saldırıp 254 Filistinliyi katletmesiydi.

Pappe’nin maskesini indirdiği yalan

Ilan Pappe adını duymuşsunuzdur. İsrailli tarihçi ve akademisyendir. İsrail ve Filistin konusunda çok önemli kitapları vardır. Onlardan biri “İsrail Hakkında On Mit” ismini taşıyor (Nika Yayınevi, 2018).

Pappe, kitabında maskesini düşürdüğü yedinci mit şu: “İsrail Ortadoğu’daki tek demokrasidir.” Pappe bunun bir yalan olduğunu belirtiyor. Dahası, bazı akademisyenlerin, “İsrail demokrasiydi, 1967’den sonra aşındı” tezine de karşı çıkıyor, İsrail’in 1967’den önce de demokrasi olmadığını örneklerle gösteriyor. 

Pappe, İsrail devletini bir “askeri terör devleti” olarak niteliyor. İsrail’in Filistinlileri topraklarından çıkartabilmek yaptığı terör eylemlerini listeliyor; örneğin 1956’da 49 Filistinli köylünün nasıl katlediğini anlatıyor.

İsrail’in Kutsal Terörü

Size bir başka kitaptan daha bahsetmeliyim: Livia Rokach’ın “İsrail’in Kutsal Terörü” adlı kitabı… Şimdilerde baskısı var mı bilmiyorum, elimdeki baskı, Belge Yayınları tarafından 1984’te yapılmış. Kitap, Moshe Sharrett’in özel günlüğünü inceleyerek İsrail’in terörünü belgeliyor. 

Moshe Sharett İsrail’in ilk dışişleri bakanı, 1948-56 arasında dışişleri bakanlığı yaparken, aynı zamanda 1953-55 arasında ek olarak başbakanlık görevini üstlendi. Sharret görevi sırasında hangi kararların nasıl alındığını belgeleyen bir “siyasi günlük” tutmuş. Bu günlüğün yayınlanmasının nasıl engellenmeye çalışıldığı başlı başına bir konu ama sonuçta 1979’da yayınlandı. 

Sharett’in günlüğü özetle İsrail “güvenlik aygıtının”, David Ben-Gurion, Arik Sharon ve Moshe Dayan’ın örtülü askeri opeasyonlarını, terör eylemleriyle Arap ülkelerinde nasıl istikrarsızlık yaratmaya çalıştığını, Güney Lübnan, Batı Şeria ve Gazze’yi yutmak için nasıl komplolar düzenlediğini sergiliyor.

Kısacası, İsrail’in bir “terör örgütü” olduğunun belgesi aslında bu günlük.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
25 Nisan 2026

, , , , , , ,

  1. Yorum bırakın

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın