ÖCALAN OBAMA’YI KANDIRABİLİR Mİ?

Haftasonu Ankara’da “Yeni NATO ve Özelleştirilmiş Savaş: Suriye Örneği” adlı uluslararası bir sempozyum vardı. Kenan Çamurcu’nun hazırladığı sempozyumda eski bakanlar Abdüllatif Şener ile Namık Kemal Zeybek, CHP milletvekili Mehmet Ali Edipoğlu, Saadet Partisi’nden Oğuzhan Asiltürk, Caferi lideri Selahattin Özgündüz ve Arap Alevileri önderi Ali Yeral açılış konuşmaları yaptı.

Fatih Yaşlı’nın yönettiği ilk oturumun konuşmacıları, Suriye’den Cevdet Said, Mısır’dan El Ehram yazarı Usame el Delil, Türkiye’den Alptekin Dursunoğlu ve bizdik. Nurettin Şirin’in yönettiği ikinci oturumun konuşmacıları ise Lübnan’dan Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Hüccetilislam Hüseyin Gabrisi, Türkiye’den Doç. Dr. Erdem Denk, Ayhan Bilgen ve Aydın Çubukçu’ydu.

Ortadoğu basını sempozyuma oldukça büyük ilgi gösterdi.

ŞENER ERDOĞAN’I TOPA TUTTU

Sempozyumun açılışında konuşan eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, oldukça çarpıcı şeyler söyledi. Aydınlık dün bir bölümünü yayımladı. Ben Şener’in yayınlanmayan diğer vurgularına dikkat çekmek istiyorum.

Erdoğan’ın Suriye politikası, ne İslamidir, ne insanidir ne de millidir… Erdoğan 2004’te Sea Island’daki G-8 zirvesinde BOP eşbaşkanı ilan edildi… Erdoğan, İran’a karşı İsrail’e kalkan oluyor… Erdoğan, haçlı ordularını Suriye’ye saldırtmak istiyor… Suriye’deki silahlı muhaliflerin çoğu dışarıdan gelmiştir ve teröristtir… Erdoğan, Suriye’de 70 bin insanın ölmesinden sorumlu bir numaralı kişidir… Erdoğan, ülkemize El Kaide terör örgütünü soktu… Erdoğan, Türkiye’yi uluslararası silah kaçakçılarına açık pazar yaptı… Erdoğan’ın Suriye politikasından ‘Büyük İsrail’ çıkar. Erdoğan’ın Meşal’i Türkiye’ye getirmesinin altında İsrail’le anlaşması vardı…”

ÇUBUKÇU’NUN RAHATSIZLIĞI

Biz oturumdaki konuşmamızın bir bölümünde ABD’nin Kürt Koridoru planını anlattık. Ancak sonraki oturumun konuşmacılarından Aydın Çubukçu, bundan çok rahatsız oldu. Şaşırmadık, ne de olsa genel başkanı Levent Tüzel, BDP listesinden milletvekili!

Çubukçu konuşmasının sonunda ismimi vermeden özetle şunları söyledi: “Bugün burada Kürtlerin emperyalizme alet olduğu söylendi. Böyle bir ifade hoş değil. Özgürlük mücadelesini desteklemek solculuğun gereğidir. Her halk kendi kaderini istediği gibi tayin edebilmelidir. Halkların özgür olması asıl emperyalizmin hoşuna gitmez. Kürt halkı özgürleştikçe emperyalizm zorda kalacaktır.”

Oturumun sonunda söz hakkı isteyerek Çubukçu’ya şu soruyu yönelttim: “ABD’nin Kürt planından bahsettim, Kürtlerin emperyalizme bir halk olarak alet olduğundan değil. Siz halkların özgür olmasını, kendi kaderini tayin etmesini, yani ayrılma hakkını emperyalizmin zararına bir şey gibi anlattınız. Ancak emperyalizmin neo-liberalizm programının en başında ‘milli devletlerin yani milletlerin, milliyetlere bölünmesi hedefi’ var. Nitekim o programa göre Yugoslavya 8’e bölündü. Yani 8 halk birbirini boğazlayarak özgürleşti! Halkların özgürleşmesi tezinizi Yugoslavya örneği üzerinden nasıl değerlendirirsiniz?”

Çubukçu’nun soruma yanıt arayışı oldukça sıkıntılı geçti. Önce iki konunun birbirinden farklı olduğunu, zaten Tito’nun birliği sağlayamadığını vs. söyledi. Bir süre Yugoslavya analizi yapan Çubukçu ardından şu tuhaf açıklamayı yaptı: “Elbette özgürlük isteyen halkların bu talebinden emperyalizm yararlanmak ister. Zaten kirlenmemiş bağımsızlık mücadelesi yoktur. Ama işte halklar emperyalistlerin arasından (eliyle işaretler yaparak) böyle kayarak geçecek.”

Yani Çubukçu’ya bakılırsa Öcalan Obama’yı oyuna getirecek!

YUGOSLAVYA’NIN FEDERASYON DEZAVANTAJI

Çubukçu’nun sözlerine Namık Kemal Zeybek bir anekdotla yanıt vermek istedi ancak konuşmalar sarktığı ve yabancı konukların uçağa yetişmesi gerektiği için yeni bir soru alınmadan sempozyum kapatıldı.

Zeybek, çok önemli bu anekdotunu bizimle paylaştı: “Yugoslavya eski Kültür Bakanı ile yıllar sonra bir toplantıdaydık. Kendisine, ‘Tito neden Atatürk gibi üniter devlet kurmadı da federasyon kurdu? Federasyonların er geç dağılacağı ortada.’ dedim. Bakan ‘haklısın’ diyerek, ‘biz de federasyonu tercih etmedik ama Almanya’nın ağır baskısı nedeniyle federasyona mecbur kaldık, razı olduk’ dedi.”

Üniter devletin dışında bir modelin Kürt sorununa şu aşamada “çözüm” olacağını savunanlar, umarız bu anekdottan dersler çıkarır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
12 Mart 2013

Reklamlar

, , , , , , , , , , , , , , , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: