TEK DEVLET, TEK PARTİ, TEK ADAM

Önce düşünen adamlar vardı; rejim onları içeri attı.

Sonra yazan adamlar harekete geçti; rejim kalemlerini kırdı.

Ardından konuşan adamlar çıktı sahneye; rejim ağızlarını kapattı.

En sonunda yürüyen adamlar çıktı; rejim üzerlerine gaz sıktı. Yürüyen adamlar çadır kurdu, rejim yıktı. Yürüyen adamlar, tekrar çadır kurdu, tekrar toplandı, tekrar ve tekrar… Rejim gaz bombası attı, ses bombası attı, yaktı, yıktı…

Önce her şey bitti sanıldı, direniş ezildi ve rejim kurtuldu denildi…

Ama…

DİK DURAN ADAMLAR

Ama hayır, adam gibi adamlar için, illaki yapılacak bir şeyler vardı.

İşte o anda “duran adam” çıktı sahneye. Ata’sına ve Bayrağı’na bakarak Taksim’de, öylesine durdu, durdu, durdu…

Ama hep dik durdu. Polis çantasını, üstünü aradı, o durmaya devam etti. Ne polise mukavemet etti, ne de tek bir söz, sadece durdu…

İşte o anda rejim bir kez daha felç oldu. Duran adam UFO gibiydi, tanımlanamıyordu, polis nasıl baş edeceğini bilemiyordu…

Üstelik bir anda duran adamın sağında, solunda, arkasında yeni duran adamlar belirmeye başlamıştı…

Sonra dalga dalga yayıldı, gecenin bir yarısında Beşiktaş’da, Kadıköy’de duran adamlar ortaya çıktı…

Sonra Ankara, İzmir, diğer iller…

En sonunda Almanya, İsviçre, ABD, tüm dünya…

Türkler durarak ama dik durarak tarihi ilerletiyordu!

POLİS DEVLETİ MANZARALARI

Tayyip Erdoğan da, emrindeki kolluk kuvvetleri de ezemeyecekleri bir kuvvetle karşı karşıyaydılar. Ne yapsalar olmuyordu…

Polis müdürü telsizden bağırdı o an: “Sabit duran herkesi toplayın!” Sanırsın Erdoğan’ın “durmak yok, yola devam” sözüne muhalefet etme suçu var!

Öncesinde şu sahneleri de yaşadık:

Polis amiri bağırıyor: “Meydandaki gazetecilerden sarı basın kartı olmayanları çıkarın!” Polis çıkarmakla kalmıyor, gazetelerin muhabirlerine verdiği basın tanıtım kartlarına da el koyuyor.

Polis Çağlayan’da avukatları gözaltına alıyor. Avukat itiraz ediyor, “bu yaptığınız kanuna aykırı” diyor. Polis kendinden emin: “Kanunu bana mı öğreteceksin!”

Polis Taksim’e yolu düşenlerin çantasını açıp bakıyor, bulduğu gaz maskelerine el koyuyor? Neden? Gaz maskesi taşınamayacağına dair kanun mu çıktı? Hayır! Topluyor ki, gaz attığında vatandaş kendini koruyamasın, zehirlensin!

Erdoğan kürsünden haykırıyor: “legal görüntülü o örgütler…” Tamam, illegal örgütü anladık da, legal görüntülü ne demek? Doğan görünümlü Şahin gibi bir şey mi? Hayır! Başbakan’ın kafasına uymayan her şey illegaldir artık!

TAYYİPOKRASİ

Günlük hayatımıza yansıyan şu beş örnek, nasıl bir rejimde yaşadığımızı gösteriyor.

Öyle bir rejim ki, polis hukukçudan daha iyi hukuk biliyor, basın haberi izleyemiyor, polis hareket edeni de, duranı da gözaltına alıyor, rejimin başı herkesi düşman görüp, tüm kurumları illegal sayıyor!

Artık bu rejimin adını koymalıyız: Tayyipokrasi’dir bu! Tek devlet, tek parti, tek adam rejimidir!

Ama rejim tekleştikçe, yalnızlaşmaktadır!

Ve biz çoğaldıkça Erdoğan azalmakta; dik duran adamlar da koşan adam olmaya hazırlanmaktadır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
19 Haziran 2013

Reklamlar

, , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: