GEZİ’NİN 3 KAZANANI

27 Mayıs’ta başlayan Gezi eylemleri 1 Haziran’da büyük bir sıçrama yaparak halk hareketine, 15-16 Haziran’da da halk ayaklanmasına dönüştü. Ardından 17 Haziran’da “duran adamlarla”, 19 Haziran’da da “halk meclisleriyle” yeni bir aşamaya yükseldi. Geçen hafta bu eylemlerin 6 kaybedenini yazmıştık. Peki, Gezi’nin şu aşamada kazananları kim? Buyurun:

1. GENÇLİK

En büyük zafer gençlerindir. Mizahlarıyla, sosyal medyadaki hızlı organizasyonlarıyla, akıl ve zekâ dolu sloganlarıyla, pankartlarıyla, afişleriyle yeni bir mücadele türü başlattılar. Yaşam alanlarını sonuna kadar savunan, özgürlüğüne aşırı düşkün bu kuşak, kararlı ve inatçı davranarak büyük bir “direniş” geliştirdi.

Gençliğin büyük bir patlama yapacağının işaretleri özellikle son bir yıldır fazlasıyla vardı. Örneğin yukarıda özetlediğimiz gençliğin öne çıkan örgütlerinden Türkiye Gençlik Birliği TGB, son bir yıldır toplumu sarsan ve toplumla kucaklaşan eylemlere imza atıyordu. Geçen yıl 19 Mayıs’ta 250 bin genci Taksim’de buluşturan TGB’nin bu bir yıl içinde AKP’nin korkulu rüyası olduğu gazete arşivlerinde mevcuttur.

TGB’nin ansızın Bakanların karşısına çıkarak pankart açma eylemleri iktidarı öyle korkuttu ki, son 6 aydır, bir bakanın gideceği ilin TGB’li yöneticileri, öncesinde gözaltına alınır oldu. Yanı Bush’un “önleyici savaş doktrini” gibi AKP de eylem olmadan eylemi önleme suçunu işliyordu!

TGB sürpriz eylemleriyle, ansızın ortaya çıkardıkları pankartlarıyla, zekâ ve mizah dolu sloganlarıyla adeta Haziran eylemlerinin haberini veriyordu.

TGB dışında, TKP’nin gençliği, Halkevleri gençliği ve FKF gibi öğrenci örgütleri de Haziran eylemlerinde göz doldurdular. Kuşkusuz tüm bu örgütler, alanları dolduran gençlerin çok az bir bölümünü kapsıyordu ve eylemci gençliğin çoğunluğu örgütsüzdü.

2. TÜRK BAYRAĞI

Haziran eylemleri, Türk Bayrağı’nı yeniden yükseltti.

Türk Bayrağı’nı elinden hiç düşürmeyen TGB dışındaki örgütsüz gençlerin büyük bölümünün ortak paydası da Türk Bayrağı’ydı. Öyle ki, bu gençlerle birleşmek, bu gençlerle büyümek isteyen kimi örgütler, yeni manifestolar yayınlayarak mesafeli oldukları Türk Bayrağı ile barıştılar. Sevindirici bir gelişme…

Henüz o mesafeyi kaldırmayan Sol da, kurulan her barikata dev Türk Bayrağı asılmasının mantığını iyi incelemelidir.

Türk Bayrağı öylesine önemli bir siyasal sembol oldu ki, AKP iktidarı baş edemediği eylemler karşısında Türk Bayrağı’na sarılmak zorunda kaldı. Önce halka saldıran polis araçlarını, TOMA’ları bayrakla donattılar, en sonunda da Kazlıçeşme mitinginde balkonlara Türk Bayrağı asma kampanyası başlattılar.

3. KEMALİZM

Emperyalizmin ulusal devletleri yıkma çağında, son 20 yıldır ikili bir süreç yaşadık. Bir yanda Amerikancı hükümetler eliyle Kemalizm’e savaş açıldı, Kemalist Devlet’in sıra sıra tüm kurumları tasfiye edildi. Fakat diğer yandan da emperyalizme karşı ulusal devletini savunmak isteyenler Kemalizm’e sarıldı. Zira bu tarihsel bir zorunluluktu ve ulusal devlet, ancak Cumhuriyet ve Kemalist Devlet mevzisinden savunulabilirdi.

2007 Cumhuriyet mitingleri ile 2013 Haziran eylemleri arasındaki son altı yıl, bu ikili ilerleyen süreç bakımından oldukça öğreticidir. Bir yandan ABD ve AB tarafından verilen “Kemalizm’i tasfiye et” emirleriyle Ergenekon operasyonları düzenlenmiş ve kurumlardan kitaplara kadar her yerde Kemalizm’e savaş açılmış fakat diğer yanda da hem bu sürece bir tepki olarak hem de yurt savunmasının ihtiyaçları olarak Kemalizm yeniden yükselmiştir.

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
24 Haziran 2013

Reklamlar

, , , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: