FİKRET CİLA

Milliyet’in Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila manşetten haykırıyor: “2003 yılındaki Abdullah Gül – Colin Powell gizli anlaşmasını açıklıyoruz.”

Haliyle heyecanlanıyoruz. Zira Gül’ün yıllar önce, 24 Mayıs 2003’te Vatan yazarı Sedat Sertoğlu’na itiraf ettiği bu “2 sayfalık 9 maddelik” anlaşmayı sorgulayan gazetecilerden biriyiz.

Ancak okumaya başlayınca, bir haberle değil, bir örtüyle karşılaştığımızı anlıyoruz. Zira Fikret Bila’nın açıkladığı anlaşma, o anlaşma değil. Üstelik Gül anlaşmasının “2 sayfa 9 madde” olduğunu itiraf ederken, Bila anlaşmanın “3 sayfa, 3 madde ve 17 prensipten” oluştuğunu iddia ediyor.

Dahası Gül, anlaşmayı Powell’ın Türkiye’yi ziyaret ettiği 2 Nisan 2003’te yaptığını söylüyordu. Oysa Bila’nın anlaşma diye yayımladığı İngilizce belgeler 7 Nisan 2003 tarihini taşıyor.

Peki, Fikret Bila bir hata mı yapmıştı? Zira bu konulara en vakıf gazetecilerin başında geliyordu…

Gelin en iyisi, önce yayımlanan belgenin ne olduğunu netleştirelim:

ANLAŞMA DEĞİL TUTANAK!

Fikret Bila’nın yayımladığı 7 Nisan 2003 tarihli belge bir anlaşma değil, tutanaktır. Üstelik muhatabı ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’dir. Şöyle ki Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Abdullah Gül ile Colin Powell’ın görüştüğünü ve bir anlaşmaya vardığını tutanağa geçmiş ve o anlaşmaya bağlı olarak yapılacak bazı işler oluğunu “prensipler listesi” adı altında ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne göndermiş!

Yani aslında gerçekte olan şuydu: Gül, kendisinin de itiraf ettiği gibi Powell ile 2 Nisan 2003 günü “2 sayfalık 9 maddelik” bir anlaşma yaptı. O anlaşmaya bağlı olarak yapılacakların bir bölümü, 5 gün sonra, 7 Nisan 2003 günü tutanakla ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne bildirdi. Muhtemelen “17 prensip listesinin” diğer muhatabı olan Genelkurmay Başkanlığı’na da benzer bir tutanak gönderildi.

Peki, Fikret Bila gibi deneyimli bir gazeteci böyle bir hata yapar mıydı? Bila gibi belge uzmanı bir gazeteci “3 sayfalık, 3 maddelik, 17 prensipten” oluşan tutanağı, 10 yıl sonra “2 sayfalık 9 maddelik” anlaşmaymış gibi sunar mıydı?

Hayır demeyi çok isterdik!

GİZLİ ANLAŞMAYI TEMİZLEME GAYRETİ

Peki, o zaman Fikret Bila bu haberle ne yapmak istemişti? Amacı neydi?

Milliyet’in Genel Yayın Yönetmeni, anlaşmada 10 yıldır iddia edilen “suçların” olmadığını güya kanıtlamış oldu. Bunu da açık açık yazmış. Konuyu 10 yıldır gündemde tutan Doğu Perinçek’in ismini vermeden, Perinçek’in açıkladığı 9 maddeyi sıralamış ve özetle şöyle demiş: O iddialar meğer anlaşmada yokmuş!

Yani şunu demeye getirmiş: Abdullah Gül 10 yıldır söylenildiği gibi Türkiye zararına kötü bir anlaşmaya imza atmadı. Kanıtı da işte burada…

Kanıt dediğinin başka şeyler olması, asıl belge yerine başka belge ve anlaşma yerine tutanak yayımlaması, kuşkusuz Fikret Bila’nın parlak kariyerini kirletmiştir.

CİLALI GÜL ÇALIŞMASI

Artık yeni soru şudur: Fikret Bila, neden Abdullah Gül’ü parlatmaya ihtiyaç duydu? Deneyimli gazeteci Bila soyadını Cila yapan bir işe neden imza attı?

Yoksa Fikret Bila’nın “cilalı Gül” çalışması, ABD’nin yeni hükümet planıyla mı ilgili?

Ve de Milliyet, “2 sayfalık 9 maddelik” anlaşmanın ıslak imzalısının ortaya çıkma ihtimaline karşı önlem alınmasında mı kullanıldı?

Bu sorular mutlaka aydınlanacaktır; üstelik yakın zamanda…

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
13 Eylül 2013

Reklamlar

, , , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: