YENİDEN DEVRİM, YENİDEN CUMHURİYET

Cumhuriyet’in 90. yılına şu sorularla girdik: Cumhuriyet korunabilecek mi? Korunacak Cumhuriyet kalmadı da, yeniden inşa mı edilecek? Hatta Cumhuriyet yeniden inşa mı edilecek, yoksa yeni bir Cumhuriyet mi inşa edilecek?

Bu sorulara yanıt verebilmek, öncelikle Cumhuriyet’in karşı devrimlerle adım adım nasıl yıkıldığını saptayabilmekten geçiyor:

1923-1946: DEVRİMCİ CUMHURİYET

1923-1946 sürecini kabaca Cumhuriyet’in devrimci yılları olarak sınıflandırabiliriz. Kuşkusuz Mustafa Kemal’in ölümüyle birlikte, hatta birkaç yıl öncesinden de Cumhuriyet’in devrimciliği taşlaşmaya ve donmaya başlamıştı.

Mustafa Kemal’in en büyük sorunu olan devrimci kadroların azlığı, bu taşlaşmayı hızlandırdı.

Cumhuriyet’in yıkmak istediği büyük toprak ağalığı rejiminin dayandığı zümrenin, diğer gerici unsurlarla ittifak kurması ve CHP içinde bir etki alanı oluşturması ilk büyük karşı devrimin işaretleriydi. Bu karşı devrim ittifakı Mustafa Kemal’in ölümüyle birlikte atağa geçti: Batı’yla serbest ticaret anlaşmaları imzaladı, doğuyla ilişkileri askıya aldı, gericilikle uzlaştı…

1946-1980: CUMHURİYET’TE İÇ ÇARPIŞMA

Devrimci Cumhuriyet’in çok partili rejim adı altında bu karşı devrimci atağa boyun eğmesi, devrimin hedefindeki kurumlarla uzlaşmaya soyunması, Köy Enstitülerini feda etmesi gibi uygulamalar Batı destekli karşı devrimciliğin iştahını kabarttı.

Cumhuriyet karşıtı kuvvetler, devrimci Cumhuriyet döneminin sonunda artık CHP’den de kurtulup kendi iktidar araçlarını kurdular: Demokrat Parti.

Marshall yardımı, DP iktidarı dönemi, Kore savaşı ve NATO’ya üyelik ile Türkiye Cumhuriyeti ABD’nin denetimine girmiş oldu.

1980 yılına kadar süren bu süreçte Cumhuriyet ile Cumhuriyet karşıtlığı içeride çarpışmayı sürdürdü. Cumhuriyet her ne kadar 27 Mayıs’la bu sürece direndiyse de, Batı destekli Cumhuriyet düşmanlığı adım adım bu savaşı kazandı.

1980-2007: CUMHURİYET’İN TASFİYESİ

Cumhuriyet’in asıl tasfiyesi, iç çarpışma sonrasında, 24 Ocak 1980 kararlarıyla başladı. Cumhuriyet’in ekonomisi, serbest piyasaya açılarak emperyalizmin denetimine sokulacaktı. Cumhuriyet, özelleştirmeler yoluyla yok edilecekti!

Bunun için haliyle sopa gerekiyordu: İşte 12 Eylül rejimi, 24 Ocak kararlarını uygulayabilmenin gereğiydi.

Bu süreç, 2007 yılına kadar sürdü. Cumhuriyetin kültür kurumları ele geçirilip yozlaştırıldı, eğitim kurumları gericileştirildi, dış politikası Washington’a devredildi, ekonomisi talan edildi, insanı yabancılaştırıldı ve Kemalist devlet kalesi teslim edildi!

Bu sürece Kemalist devlet, son olarak 28 Şubat ile direndi ancak başarılı olamadı.

2007-2013: CUMHURİYET’İN YIKILMASI

Son darbe için 2002’de sandıktan çıkarılan AKP hükümetinin asıl hedefi, AB üyeliği palavrası üzerinden yıkıma direnebilecek büyük kuvveti esir almaktı. Türk Ordusu’nun kanatları AB üyeliği üzerinden yolundu, TSK adım adım küçültüldü, etkisizleştirildi…

Cumhuriyet kuvvetleri son bir kez de 2007’de alanlara çıkarak bu yıkıma engel olmaya çalıştı ancak o enerji “solcular CHP’ye, sağcılar MHP’ye” denilerek heba edildi.

Ardından yıkım başladı: TSK’ye tertip, Türk Ordusu’nun milli kanadının tasfiyesi, komutanların tutuklanması, Kürt Açılımı, Ermeni Açılımı, Kıbrıs Açılımı, Cumhuriyet’in kalelerinin teker teker düşürülmesi, yargının ele geçirilmesi vb…

Yani Cumhuriyet, 2007’de yıkılmış oldu!

2013: YENİDEN DEVRİM, YENİDEN CUMHURİYET

Ancak Türkiye 2013’ün ortasında yeni bir devrimci sürece girdi yine…

19 Mayıs 2012’de Jön Türk gençliğinin yeni temsilcisi TGB’nin 250 bin genci Taksim’e çıkarması, silkinişi başlattı. Türkiye, 2013 Haziran’ın da büyük halk hareketine sahne oldu.

AKP hükümetini sallayan bu büyük hamle çok büyük kazanımlar sağlayarak ve her şeyden önemlisi korku duvarını yıkarak, toplumsal yasalar gereği şimdilik inişe geçti. Dalgalar halinde ilerleyecek olan halk hareketi, şimdi yeni ve daha büyük bir dalga için kuvvet biriktiriyor.

İşte bu devrimci süreç ve bu devrimci sürece önderlik edebilecek öncü örgütlerin kuvvet biriktirmesi, Cumhuriyet’in yeniden inşa edileceği bir dönemi başlatmış oldu.

Cumhuriyet yıkıldı ama cumhur, Cumhuriyet’i yeniden inşa edebilmek için seferber olmuş durumda…

Bugün Ankara Tandoğan’da, İstanbul Taksim’de, İzmir Gündoğdu’da toplanan siz milyonlar, işte bu tarihi görevi yerine getiriyorsunuz!

Bayramınız çok daha kutlu olsun!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
29 Ekim 2013

Reklamlar

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: