İKTİDAR BOŞLUĞUNU KİM DOLDURACAK

AK Medya’nın en profesyonel kalemleri, Cemaatin yaptığı “yolsuzluk operasyonuna” karşı şu iki başlıklı haberlerle barikat kurmaya çalışıyor: “Operasyonda CIA parmağı var” ve “MOSSAD’ın hedefi İran altınları.”

CIA’NIN KULLANIŞLI ADAMLARI

Kuşkusuz CIA Halk Bankası’ndan rahatsızdır, MOSSAD da İran’ın altınlarından…

Ama bu durum ayakkabı kutularından çıkan 4,5 milyon doları ve evde bulunan para sayma makinalarını ortadan kaldırmaz. Paraları ayakkabı kutularına CIA ya da MOSSAD koymadığına göre, işin esası, ortada bir yolsuzluk olduğu gerçeğidir.

Diğer yandan “CIA ve MOSSAD parmağı” açıklamaları aslında bir itiraftır. Çünkü 11 yıllık ilişkileri hepsine öğretmiştir ki, kendileri hakkında en iyi dosyayı tutanlar, kendilerini kullanabilenlerdir!

Üstelik iyi dosya tuttukları için iyi kullanmışlardır ve kullandıkça da dosyalar kalınlaşmıştır. Örneğin Wikileaks belgelerinden öğreniyoruz ki, CIA’nın elinde “İsviçre’de 8 hesap” dosyası olduğu için, Erdoğan sadece ve ancak sahnede kükreyebilmektedir!

REJİM ÇÜRÜDÜ, SİSTEM ÇÖKTÜ

Günlerdir izliyoruz: Belgeler, birbirlerine kurdukları tuzaklarla elde ettikleri görüntüler, gazetelere servis edilen kasetler, köşelerden yapılan bel altı vuruşlar, paralar, para sayma makineleri, rüşvetler, ses kayıtlarına yansıyan ahlaksız çıkar ilişkileri, pahalı ve kokuşmuş hayatlar…

35 milyarlık yüzükler ve yüksek topuklar, işte bu kokuşmuş hayatların göstergesiydi…

Aslında ortada somut bir çürümüşlük gerçeği vardır! Ancak bu gerçeği saptayarak sorunu inceleyebilir ve çözebiliriz.

Bakınız problemin kaynağı şuradadır: AKP ve Cemaat rejimi yıktı ama üzerine yenisini kurmayı beceremedi. Kurmaya çalıştıkları şey bir rejim değil, ucubedir ve o ucubenin üzerinde, kazandıkları mevzileri korumak için artık kavga etmektedirler.

Aslında tablo açıktır. Rejim çürümüş, sistem çökmüştür. Doğal olarak sistem içi çözüm de kalmamıştır.

AKP’yi bölmek, Erdoğan’sız AKP yaratmak, Gül-Gülen-Kılıçdaroğlu ile yola devam etmek şeklinde hiçbir geçerliliği olmayan senaryolar üretmek, hem bir çaresizliğin ifadesidir hem de sistem içi bir çözümün kalmadığının göstergesidir.

Kısacası bir iktidar boşluğu vardır ve artık temel mesele o boşluğu kimin nasıl doldurabileceğidir!

İKTİDAR SEÇENEĞİ: ASLANLI YOL

Öte yandan ABD’nin artık iktidar tayin edecek bir gücü kalmadığını da yeniden vurgulayalım. Zaten o güç zayıfladığı için aktörleri birbirine girebilmektedir. Hatta sadece Türkiye’de değil, Suudi Arabistan ve Katar’da da benzer iktidar savaşları yaşanmaktadır…

Dolayısıyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çizgisi ve ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin sofrasına koşması, iktidarı değil, yeni süreç açısından ancak hezimeti getirir!

CHP, Ricciardone’nin sofrasında iktidar aramak yerine Aslanlı Yol gerçeğinde İşçi Partisi’yle buluşmalı ve 2007’den sonra 2013’te de iktidar olma şansını ıskalamamalıdır.

Aslanlı Yol’un CHP’siz de en güçlü iktidar seçeneği olduğu, nasılsa en sonunda öğrenilecektir!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
20 Aralık 2013

Reklamlar

, , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: