ÖCALAN ‘SOYKIRIM YALANI’NA NEDEN SARILDI

ÖCALAN ‘SOYKIRIM YALANI’NA NEDEN SARILDI?

Öcalan bir süredir beklenen mektubunu Ermeni toplumuna gönderdi. Mektup dün Agos gazetesinde yayımlandı.

İçeriğine geçmeden gelin önce mektubun hikâyesini anlatalım:

MEKTUBUN HİKÂYESİ

KCK Eşbaşkanı Bese Hozat Paris cinayetinin yıldönümünde, 9 Ocak 2014’te şöyle demişti: “Gülen cemaati, İsrail lobisi, yine milliyetçi Ermeni ve Rum lobileri birer paralel devlettir.”

Açıklama haliyle tepki çekmişti. Bunun üzerine HDP Eş Başkanları Sabahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ortak bir açıklama yaparak, “Ermeni ve Rum kimlikleri paralel devletle ilintilendirilemez” dediler.

BDP yöneticileri de Hozat’ın açıklamasını anlamlandıramamış, yakında yapılacak İmralı ziyaretinde Öcalan’a soracaklarını söylemişlerdi. Ancak Öcalan Bese Hozat’ın sözlerini genel olarak doğru bulduğunu belirterek BDP heyetini şaşırttı.

Aslında şaşıracak bir şey yoktu. Çünkü Öcalan Hozat’ın sözlerinin benzerini 23 Şubat 2013’te zaten dile getirmişti: “Türkiye’de 3 koldan paralel devlet çalışması var. Bu ilişkileri sabote edilmeye başladı. Sıradan lobiler değil. ABD’de Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri stratejik ve taktik müdahale ediyorlar. Her 3’ü de Anadolu çıkışlıdır.”

Ancak ne olduysa, sonrasında Öcalan Ermenilere bir mektup yazmaya karar verdi ve o mektup dün Agos’ta yayımlandı.

MİT ONAYLI MEKTUP

Öcalan mektubunda 1915 olaylarını tıpkı emperyalistler gibi “soykırım” diye tanımlıyor! Hatta Hrant Dink cinayetini de bu soykırımın son halkası olarak niteliyor. Öcalan yetinmiyor, Türkiye’nin bu insanlık suçuyla yüzleşmesi gerektiğini söylüyor. Neticede konuyu Kürtlerin ve Ermenilerin ortak mücadele etmesi gerektiğine bağlıyor.

Açık ki neresinden tutsanız elinizde kalacak türden bir mektup. Tıpkı herhangi bir ABD Kongre üyesinin Türkiye’yi suçlamak için yazdığı soykırım yalanı mektuplarından birisi gibi… Ne 1915 olayları yerli yerine konulabilmiş ne de Rus Çarlığının ve İngiliz emperyalizminin Ermeni çetelerini kullanması dikkate alınmış. Şaşırmadık.

Peki, mektubun tek nedeni, sadece Bese Hozat’ın sözleri üzerine Ermeni toplumunun gönlünü almak için midir? Sanmıyoruz…

Önce önemle vurgulayalım: Öcalan’ın mektubu MİT ve AKP onaylıdır! Zaten Agos’a teslim etmesi için HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder’e mektubu veren de son kontrolü yapan, hatta belki bazı oynamalar da yapan Adalet Bakanlığı’dır!

Gelelim işin esasına… Bakın ABD’nin 1990’da bölgemize gelmesinden bu yana Kürt meselesi, Kürtlerin sorununu çözmek için değil, bunu kullanarak bölge ülkelerini zayıflatmak ve bölmek için kullanılıyor. Geride kalan 25 yılda önce Irak’ta, sonra da Suriye’de bunu yaşadık. ABD Irak’a Kürdistan için saldırdı, Suriye’ye de Kürt Koridoru için yüklendi.

Öte yandan ABD’nin Kürt kartı dışında Ermeni ve Kıbrıs meseleleri üzerinden de sürekli Türkiye’ye yüklendiğini gördük bu yıllar içinde. Washington tıpkı Kürt meselesi gibi, Ermeni ve Kıbrıs meselelerini de Türkiye’yi zayıflatma temelinde ele aldı. Ancak esas olarak bu iki mesele, birinci meselenin, yani Kürt meselesinin manivelasıydı. Hatta diyebiliriz ki, emperyalistlerin soykırım yalanı ısrarı, aslında Büyük Kürdistan planının gereğiydi. Ermenilerden özür dileyecek ve talepleri yerine getirecek bir Türkiye, Kürdistan konusunu daha masada kaybetmiş olacaktı!

TALAT PAŞA KOMİTESİ’NİN BAŞARISI

Ancak her şeye rağmen Türkiye’de emperyalist yalanlara karşı etkili mücadele verenler vardı. En başta da KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın başkanlığını yaptığı Talat Paşa Komitesi…

ABD ve AB ülkelerinde soykırım konusu yasalaşırken, hatta bazı ülkeler soykırımın olmadığını söyleyenlere hapis cezası verirken Talat Paşa Komitesi kalktı Avrupa’ya gitti ve “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır” diye haykırdı.

Hatta İşçi Partisi Genel Başkan Doğu Perinçek bu nedenle ceza aldı. Sonrasında biliyorsunuz o dava AİHM’e gitti ve geçenlerde Perinçek’in, daha doğrusu Türkiye’nin zaferiyle sonuçlandı! Yani soykırımın inkârının cezalandırılamayacağına hükmedildi!

Amerika’nın Sesi Radyosu, konuyu analiz ettiği bir makalede, davanın benzer davalar için de emsal oluşturacağına dikkat çekerek uyardı! Büyükelçiler bu kararla Türkiye’nin 2015’te yapılacak uluslararası baskılara karşı elinin güçlendiğini belirttiler. Öyle ki, yıllarca Dışişleri Bakanlığı yapan ama soykırım saldırılarına karşı ciddi bir politika üretmeyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile, geçenlerde Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin saldırısına karşı, Perinçek’in bu zaferine sarıldı!

Uzatmayalım. Türkiye bu kararla dünya çapında bir mevzi kazanmışken, şimdi o kartın bir de Öcalan üzerinden piyasaya sürüldüğünü görüyoruz. Kuşkusuz önemli ama aynı zamanda ABD’nin çaresizliğinin de göstergesi…

Tıpkı Kürt meselesi gibi Ermeni meselesi için de iki çözüm var: Biri emperyalistlerin ayrıştıran çözümü, diğeri bizim, bölgenin birleştiren çözümü…

Öcalan’ın mektubu, işte bu saflaşmaya ve çarpışmaya işaret ediyor.

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
31 Ocak 2014

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: