Türkiye’yi böldürtmeyeceğiz!

Vatan yazarı Hüseyin Yayman dünkü yazısında “Türkiye bölünecek mi” diye sormuş ve şu verileri aktarmıştı: “Kürtçe konuşmanın ülkeyi böleceği öne sürüldü. Kürtçe gazete çıkarsa ülke bölünür tezi ileri sürüldü. Kürtçe radyı tv yayının ülkeyi böleceği söylendi. Kürtçe okuma yazma olursa bölünecğimiz ileri sürüldü. Hepsi oldu ve bölünmedik.” (Vatan, 13 Ocak 2015)

Öte yandan Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin de dünkü “Anadolu’da birliği sağlamak” bağlıklı makalesinde şöyle diyor: “Anadolu’daki birlik parçalanmaya çalışılıyor. Vatandaşlar etnik, mezhepsel ve inanç gruplarına göre ayrıştırılıyor, kutuplaştırılıyor. Uygulanan politikaların Türkiye Cumhuriyetini bir felakete doğru götürdüğünü görüyoruz.” (Ulusalkanal.com.tr, 13 Ocak 2015)

Peki bunlardan hangisi doğru? Türkiye’nin Açılım politikalarıyla bir felakete, bir bölünmeye gittiği mi, yoksa Açılım politikalarının tersine birliği sağladığı mı?

MİLLİ BİRLİK DEĞİL MİLLİYETLERE AYRIŞTIRMA

Öncelikle şu saptamayı yapalım: Hüseyin Yayman haklı, sıraladıkları oldu ve ülke bölünmedi! Ama zaten bunların olmasıyla ülke bölünecek diyen yok!

Yayman‘ın sıraladıkları oldu diye değil ama Açılım’la büyük bir ayrışma yaşandığından dolayı Pekin‘in ifade ettiği gibi bir felakete gittiğimiz doğrudur.

Zira Açılım “milli birliği” değil, “milliyetlere bölünmeyi” amaçlıyor! Türk, Kürt, Laz, Gürcü vb. milliyetlerin geçen yüzyılda bir devrimle millet olmasını tersine çevirmeye çalışıyor. O nedenle Açılım aynı zamanda karşı devrimcidir.

Devrimle milletleşmenin idari karşılığı milli devletti; karşı devrimle yeniden milliyetlere ayrışmanın hedefindeki idari karşılık ise eyalet sistemidir, özerk yapılardır, federasyondur! Açılımcıların “yeni anayasa ve başkanlık sisteminde” ısrar etmesi bundandır.

KÜRTLERİ TETİĞE SÜRMEK

Açılım’ın bölgesel boyutu da var elbette. Orada da karşımıza şu tablo çıkıyor: AKP, “Türkiye’yi Kürtlerle büyütmek” diyerek ve “Yeni-Osmanlıcı” tezlerle kendi kamuoyuna pazarlayarak BOP’un alt düzenini kurmaya çalışıyor!

Öcalan‘ın “Suriye’de özerklik istemesi” ve PKK’nin şu aşamada Türkiye’de değil ama bölgede daha çok silah kullanacağı gerçeği işte bu nedenledir.

Bunu, Kürtlerin durumu açısından, tetiğe sürülmek diye de değerlendirebiliriz. Kürtler, Atlantik projeleri içinde önce Araplara karşı savaşa sürülmüştür, durum değiştirilemezse, bunu Fars ve Türklere karşı “büyük kalkışmaları” da izleyecektir.

Kuşkusuz bu halk boğazlaşmaları, son tahlilde en çok Kürtlerin aleyhine olacaktır.

AÇILIM’IN İKİLİ KARAKTERİ

Irak analizlerimde en çok üzerinde durduğum noktalardan biri şudur: Irak, Kürt’ünü kaybettiği için daha kolay yenildi!

Bu acı gerçek Suriye, İran ve Türkiye için hayati değerde önemlidir. Ve bu gerçek nedeniyle söyleşimlerimde hep şunu söylerim: “Kürtler sırtını dönüp ayrılmak istese bile, Türklerin omuzlarından tutup, ‘hayır gidemezsin’ demesi lazım!” Zor olana ama birliği sağlayacak olan bu tutumdur.

Kuşkusuz tersine eğilimler oluşmaya başlıyor. “Defolup gitsinler de görsünler” diyenler, birliğin zemininin kalmadığını düşünenler, Kürt diyeni PKK’li diye etiketleyenler çoğalmaya başlıyor. Örneğin geçen günlerde yazdığım “ayakkabısızlar” yazısı nedeniyle beni “şoven Kürtçü” ilan edebilen okurlar bile çıkabiliyor. Hatta bu okurlar “Türk-Kürt kardeşliğine artık inanmadıklarını” bile söyleyebiliyorlar!

Tüm bu sorunlu görüşler Açılım’ın sonucudur ve Açılım’ın iki yönlü “bölücü” karakterini yansıtmaktadır.

Biz Açılım’ın ortaya çıkardığı bu iki yönlü bölücülüğe karşı mücadele etmeyi ve birliği savunmayı sürdüreceğiz. Buna gücümüz dünden daha çok var!

BAŞBUĞ: HATALAR YAPTIK

Çok önemli bulduğumuz bu konuya yine değineceğim. Bugünlük eski Genelkurmay Başkanı Em. Org. İlker Başbuğ‘un şu çok önemli saptamasıyla noktalayalım: “Türkiye’de hatalar yapıldı ve maalesef empati yapılmadı, yanlışlıklar yapıldı. Bakın bir PKK terör örgütü gibi başımızda bela var. Ama bakıyorsunuz 80’li yıllarda Diyarbakır Cezaevi’nde yapılan yanlışlıkların PKK’nın güçlenmesinde ne kadar önemli rol oynadığını görüyorsunuz. Keşke o zaman bu hatalar yapılmasaydı.” (Haberler.com, 13 Ocak 2015)

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
14 Ocak 2014

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: