Haziran’ı bastırma paketi

Erdoğan‘ın “süratle çıkarın” talimatı verdiği İç Güvenlik Paketi’nin TBMM görüşmelerinde, paketin nasıl uygulancağına dair kısa bir sunum yapıldı: TBMM Başkanı’nın tokmağının da kullanıldığı kavgada 5 milletvekili yaralandı!

Paket içeriği nedeniyle muhalefet tarafından polis devletine geçiş yasaları olarak niteleniyordu. AKP ise her zorda kaldığında yaptığı gibi paketin AB mevzuatına uygun olduğunu savundu, hatta TBMM’de görüşmelere geçilirken pakete “özgürlükleri koruma paketi” adını verdi!

GLADYO’NUN 50 YILLIK RÜYASI

İçeriği çok tartışıldığı için yinelemeyeceğiz. Ancak bir kaç özelliğini vurgulayalım:

1) Gladyo 50 yıldır Jandarma Genel Komutanlığı’nı TSK’den koparıp hükümetlerin emrine sokmaya çalışıyor. Amerikancı hükümetler bu konuda yoklamalar da yaptı. Ancak hem TSK’nin kararlı itirazı hem de kamuoyunun destek vermemesi nedeniyle girişimler sonuçsuz kaldı.

AKP Hükümeti ise iktidara geldiği ilk günden beri bunu gerçekleştirmeye çabalıyor. Daha iktidarının ilk yıllarında AB mevzuatlarına dayanarak “kır polisi” deyip jandarmayı TSK’den koparmaya hazırlanıyordu.

İşte AKP bu paketle fırsatı yakalamış oldu. Üstelik bu kez TSK’nin itirazına rağmen Genelkurmay ciddi bir itirazda bulunmamış, kamuoyuna göstermelik zayıf bir açıklama yapmıştır!

2) Paket polise sınırları çok geniş yetkiler veriyor. Paketle polis hakim kararı olmadan arama ve gözaltı yapabilecek, çok rahat silahını kullanabilecek!

Polisin henüz böyle bir yetkisi bile yokken silahını nasıl kullanabildiği ortadayken, ona bu yetkileri vermek, açıkça 2 yıldır “kahramanlarım” diye polisin sırtını sıvazlayanların başka beklentileri de olduğuna işaret etmektedir!

3) Paketle valilelere polise emir verme yetkisi getiriliyor. Hakim ve savcıyı bypas eden bu düzenleme, açık ki hukuk düzenini de ortadan kaldırmaktadır!

4) Bu haliyle bile sonuçları ortadayken, AKP paketle “önleyici dinleme yetkisini” genişletiyor. Dinleme kararı dinleme başladıktan 48 sonra hakim tarafından onaylanabilecek.

PAKET NASIL SAVUNULUYOR?

Uzatmayalım, açık ki paket polis rejimi uygulamalarını yansıtıyor. O nedenle de pakete kamuoyunda büyük tepki var.

AKP Hükümeti bu nedenle paketi savunurken sık sık 6-7 Ekim olaylarına gönderme yapıyor, kamu düzeni ihtiyacına vurgu yapıyor. Ekranlara çıkan sözcüleri paketin molotofçuları hedef aldığını savunuyor. Sanırsınız paketten önce bu ülkede molotof atmak serbestti!

Kamu düzeninin bozulmasının nedeni ise yasaların yetersiziği değil, Açılım nedeniyle kolluk kuvvetlerinin bu yasaları uygulayamamasıdır!

PKK ile 6 yıldır müzakere yürüten ve fiiilen örgütün bölgede otorite olmasını sağlayan hükümetin şu saatte “kamu düzeni” vurgusu yapması hem seçim süreciyle ilgilidir hem de kamuoyunu pakete inandırmak içindir.

Devletin kimi merkezi kurumlarının da özel olarak “PKK ayaklanmasını bastırmak için bu paket şart” propagandasına soyunması anlamlıdır!

YENİ HAZİRANLARA HAZIRLIK

Oysa paketin hedefi açıktır. AKP Hükümeti bilmektedir ki, yeni anayasa girişimi, başkanlık sistemi dayatması gibi doğrudan Cumhuriyeti hedef alan girişimler büyük tepki görecek ve halk yeniden ayağa kalkacaktır.

İşte AKP bu paketle yeni Haziranlara hazırlanmaktadır; çıkmadan engellemek, çıktığında bastırabilmek için…

Kaldı ki paket daha çıkmadan pratikte uygulanmaktadır: Erdoğan vatandaşı tokatlar, müşaviri tekmeler, milletvekili tokmakla vurur, AKP yöneticisi ve işadamı küfreder, esnafı bıçaklar, polisi öldürür!

Evet, esnafı bıçaklar! İç Güvenlik Paketi’nin TBMM’de görüşülmeye başladığı saatlerde bir esnafın, vitrinine çarptığı için kartopu oynayanlara bıçakla saldırması ve gazeteci Nuh Köklü‘yü öldürmesi sıradan bir olay değildir.

Esaf gerektiğinde polistir” diyen, muhtarlara “benim elim, ayağım, gözüm, kulağım olun” diye seslenen Erdoğan, açık ki daha da otokrat bir rejimi arzulamaktadır!

ALANLARDA DİRENMEK

Tabi asıl sorun, nasıl mücadele edileceğidir. Öncelikle şunu saptamalıyız. Erdoğan ve AKP Hükümeti çok güçlü olduğu için değil, gücünü kaybettiği için bu pakete ihtiyaç duymaktadır. Yıkılırken tutunabilmek için bu pakete ihtiyaç duymaktadır. Korkmaktadır!

O nedenle (çıksa bile) pakete ve hükümete karşı milletçe direnmek gerekmektedir, alanlarda direnmek gerekmektedir ve evrensel bir hak olan direnme hakkı kullanılmalıdlr!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
19 Şubat 2015

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: