Erdoğan + Demirtaş = Açılım

Bugün TV’ler ve gazeteler ile anket firmaları el birliğiyle HDP’ye baraj atlatmaya çalışıyorlar. Bu kadar büyük bir çabaya rağmen HDP’nin barajı aşamayacağı görüldüğü için de Demirtaş bu kez “Erdoğan karşıtlığına” konumlanıyor!

AKP’nin kuruluşundan itibaren Erdoğan hükümetlerine en büyük desteği veren, son olarak 12 Eylül 2010 halk oylamasında “yetmez ama evet” diyerek Erdoğan‘a “tek adam” olma yolu açan liberaller ise Erdoğan‘ın özgürlükleri ortadan kaldıran girişimine panzehrin HDP olduğunu savunuyor ve bu kampanyanın ideolojik gladyatörlüğünü yapıyor.

Sürekli “Erdoğan‘ı durdurmanın yolunun HDP’nin TBMM’ye girmesinden geçtiğini” propaganda ederek, Demirtaş‘ın yelkenine rüzgar üflüyorlar.

Peki bu gerçek mi? Yani HDP’yi büyütmek Erdoğan‘ı durdurmanın yolu mu? İnceleyelim:

HDP’Yİ BÜYÜTME KAMPANYASI

Önce şu saptamayı yapalım: 7 Haziran seçimlerini, Erdoğan‘la en iyi kim mücadele ederse o kazanacak!

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın “Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız” kampanyası başlatması bundandır.

Ancak belirtelim, kampanya iki nedenle sahtedir:

1) Erdoğan‘ın başkanlığı zaten hayaldir. Zira AKP’nin kendi anketlerinde bile Erdoğan‘a başkanlık yolu açacak bir oy oranına ulaşılamıyor.

2) HDP’nin barajı zorlayabilmesi, Erdoğan karşıtlığında konumlanabilmesine bağlı. Yoksa 6 yıldır ortak yürttükleri Açılım’ın hedeflerinden biri zaten başkanlıktır! Çünkü ancak başkanlık sistemi altında özerklik olabilecektir!

AÇILIM HAVUZU

Erdoğan‘ın milliyetçi kesimleri hedefleyen “Kürt sorunu yok” çıkışı ile Demirtaş‘ın Erdoğan karşıtı kesimleri hedefleyen “başkan yaptırmayacağız” hamlesi birbirinin rakibi görünsede, aslında aynı programın iki farklı yanıdır.

Erdoğan bu çıkışıyla MHP’nin ve CHP’nin havuzundan oy çalmaya, MHP ve CHP’yi de Vatan Partisi’nin etkilediği kesimlerin oyuna yönelmeye zorluyor.

Demirtaş ise bu hamlesiyle CHP’nin havuzundan oy çıkarmaya, Alevilerden oy kazanmaya, kimi sol partileri bağlamaya ve daha önemlisi cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot etmiş kesimin bir bölümünü etkilemeye çalışıyor.

Karşıt görüntülü Erdoğan‘ın çıkışı ile Demirtaş‘ın hamlesi aslında aynı hedeflidir ve oyları aynı havuza doldurmak niyetlidir: Açılım havuzu!

HDP, AKP’NİN KRİTİK DESTEKÇİSİDİR

Aynı “sahte kampanyayı” Türkiye 12 Eylül 2010’daki halk oylamasında da yaşadı. AKP’nin karşısındaki hemen tüm partiler Anayasa değişikliğine “hayır” diyor, HDP (BDP) ise etkilediği AKP karşıtı kesimleri küstürmemek için “evet” diyemiyor, yerine “boykot” yapıyordu!

Fakat Demirtaş halk oylamasına 5 gün kala asıl rollerini şu formülle ortaya koydu: “Evet artı boykot eşittir çözüm.” (Milliyet, 7 Eylül 2010)

Bu formülde evet AKP’yi, boykot BDP’yi, çözüm dedikleri de Açılım’ı niteliyordu!

12 Eylül 2010 halk oylamasıyla değiştirilen Anayasa, esas olarak Erdoğan‘ı “tek adamlığa” sıçratan asıl gelişmeydi ve bugün güya şikayet eden HDP, o sıçramanın alt mimarıydı!

HDP bu rolünü Gezi’de de oynadı. Haziran’a darbe girişimi dedi ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan‘ın Öcalan üzerinden yaptığı “Taksim’i ulusalcılara bırakmayın” çağrısıyla da Gezi’yi baltalamaya ve sulandırmaya çalıştı.

Yani bugün baraj adına Erdoğan karşıtı bir profil çizmeye çalışan HDP, gerçekte AKP’nin en kritik süreçlerdeki dayanağıydı!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
20 Mart 2015

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: