400 hayal, 335’e duacı, 276’ya razı

Parlamenter sistemi bekleme odasına alan, Anayasayı rafa kaldıran ve tarafsız cumhurbaşkanlığını bir kenara bırakarak ekranlardan ve miting kürsülerinden AKP’ye 400 milletvekili isteyen Erdoğan, hedefi küçültmek zorunda kaldı: “335 milletvekili de yeter.”

335’i telaffuz etmek zorunda kalan Erdoğan‘ın asıl dediği ise şudur: “276’ya bile razıyım.”

ERDOĞAN DÜŞÜŞE ÇARE ARIYOR

Haftalardır tam da bunu anlatıyorduk. Erdoğan‘ın önüne gelen gerçek anketler büyük düşüşü gösteriyordu. Erdoğan bu nedenle Davutoğlu‘nun politikalarına fren yaptı ve öncelikle “Kürt sorunu yoktur”, “Dolmabahçe görüntüsü yanlıştır” diyerek milliyetçi oylara yöneldi.

Zira Açılımcılığın seçim öncesinde AKP’ye büyük oy kaybettirdiğini en iyi Erdoğan biliyordu ve örneğin o nedenle 2011 seçimlerinde bir yandan Öcalan‘la müzakere yürütürken, diğer yandan da seçim meydanlarında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘ye sesleniyordu: “Yerinde olsaydım Öcalan’ı asardım!”

Ancak bir kaç haftadır yürütülen bu “milliyetçi” görüntü de AKP’deki düşüşü durduramadı. Kontrollü kaos olarak nitelendirdiğimiz kimi Gladyo eylemleri tam da bu esnada ortaya çıktı ve istikrar ile güvenliğe oy isteyecek AKP’ye ilaç oldu!

Ancak gelişmeler bunun da düşüşü frenlemeyeceğini ortaya koyuyor.

UZLAŞMA LİSTESİ

7 Nisan’da açıklanan AKP milletvekili adayları listesi de bu düşüşü görerek varılmış bir uzlaşının işaretini veriyor. Tamam listede Erdoğan‘ın imzası var; çünkü damadı, danışmanları, danışmanlarının akrabaları, özel şoförü, avukatı, metin yazarı ve hatta türkücüsü bile listede yer alıyor.

Ancak listeye giremeyen ve girenlerin pozisyonlarına bakarak, Davutoğlu‘nun da en az Erdoğan kadar listede etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Zira haftalardır süren ve bu köşeden de incelemeye çalıştığımız AKP iç çarpışması, her iki tarafı da zayıflatacağı için dondurucuya alındı ve taraflar 7 Haziran için uzlaştı. Çünkü yenişememişlerdi:

Örneğin Merkez Bankası ve faiz tartışması üzerinden yürüyen çarpışmayı Davutoğlu kazanmıştı. Erdoğan en sonunda “tatlıya bağladık” demek zorunda kalmıştı.

Fakat yolsuzluk konusunu AKP’nin bağajından atmak isteyen Davutoğlu, o mevzideki çarpışmayı kazanamamıştı. Erdoğan hem Davutoğlu‘nun şeffaflık yasasını rafa kaldırtmıştı hem de bakanlarının Yüce Divan’a gönderilmesini engellemişti. Fakat yeniden adaylıklarını sağlayamamıştı.

Diğer yandan Hakan Fidan meselesi de taraflar açısından tam bir kazanca dönüşmedi. Tamam, Erdoğan‘ın dediği oldu ve Fidan AKP’den aday olamayıp MİT Müsteşarlığı’na dönmek zorunda kaldı ama hem Davutoğlu hem de Fidan ağır hasar almış oldu.

Ayrıca Başkanlık tartışması da taraflardan birinin kesin ağırlık koyabilmesiyle sonuçlanmış olmadı. Basın önünde açıkça Davutoğlu‘nun bu konuyu gündeme almamasına dokunduran Erdoğan, konuyu seçim beyannamesine dahil edebildi ama kulislere yansıdığına göre vurgulanarak değil, ancak yüzeysel olarak.

VATAN’LI TBMM ERDOĞAN’I BİTİRİR

İşte bu tablo, tarafları 7 Haziran için uzlaşmaya mecbur etti. Fakat 7 Haziran’dan sonra iç çarpışmanın artarak büyüyeceğini göreceğiz.

Çünkü Erdoğan başkanlığın hayal olduğunu görüyor ve barajı, geçen gün de belirttiğimiz gibi, “partili cumhurbaşkanı” olabilmeye kuruyor. Erdoğan‘ın referandum sağlayan 335’e duacı olması, işte bundandır.

Fakat 7 Haziran büyük sürprizlere gebe. Örneğin Vatan Partisi’nin TBMM’ye girmesi Erdoğan için büyük yenilgi yaratacak. Zira bu gerçekleştiğinde, AKP 276’ya bile ulaşamayacak!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
10 Nisan 2015

Reklamlar
  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: