Ermeniler neden tehcir edildi?

Ermeniler neden 1. Dünya Savaşı’nın başlamasından bir süre sonra, 1915 yılında tehcir edildi Ermeni milliyetçiliğinin partisi Taşnaksutyun’un tarihi, işte bu soruya yanıt veriyor. Mehmet Perinçek‘in Kaynak Yayınları‘ndan çıkan “Ermeni Milliyetçiliğinin Serüveni” isimli kitaptan yararlanarak anlatalım:

NASIL ULUSLARARASI MESELE OLDU?

Ermeni meselesi 1915’in değil, çok daha öncesinin, 1877’nin meselesidir; 1877-1878 Türk-Rus savaşıyla uluslararası bir mesele haline gelmiştir. Ayastefanos Antlaşması’na konan 16. madde ile Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde reformlara başlanması ve bu reformlar tamamlanana kadar da Rusya’nın işgal ettiği toprakları terketmemesi öngörüldü.

Berlin Konferansı’nda ise Ayastefanos’un 16. maddesinin yerine 61. madde kabul edildi. Bu madde ile reformların denetlenmesini sadece Rusya değil, konferansa katılan 6 büyük devlet sağlayacaktı.

İşte böylece 1850’lerden itibaren çetecilikle başlayan bir iç mesele, dış ülkelerin müdahale ettiği bir uluslararası mesele haline gelmiş oldu!

İLK SİYASİ TERÖR

Ermeni milliyetçiler meselenin uluslararasılaşmasıyla 1890 yılında Taşnaksutyun Partisi’ni kurdular. Taşnakların ilk icraatı Osmanlı devletinde yüksek görevlerde çalışan Ermenileri öldürmek oldu: Maksut Simon Bey, İstihbarat biriminin başkanı Artaşek, Jandarma Müdürü Adisi Tigran, eski piskopos Mambre Benlyan, cerrah M. Tutunciyev ve diğerleri…

Taşnaklar daha sonra dünya çapında ses getirebilmek için Osmanlı Bankası’nı bastılar. 26 Ağustos 1896 yılında Osmanlı Bankası’nı işgal eden ve 150 kişiyi rehin alan Taşnakların bu saldırısı, tarihteki ilk siyasi terör olarak değerlendirilmektedir. Taşnaklar bu terör saldırısının ardından da tarihe 18 saatlik Samatya çatışması olarak geçen olayları başlatmıştır.

Taşnaksutyun Partisi bu ses getiren eylemlerin ardından bu kez doğuda silahlı saldırılarını artırmaya başladı. Örneğin 1905-1906 yıllarında, Ermeni Bolşevik liderlerden O. A. Arutyunyan‘ın hatıralarına da yansıdığı gibi, Taşnaklar, köy köy dolaşarak, kiliselerde konuşmalar yaparak Ermenilere “öldürebildiğin kadar Azerbaycanlı öldür, yağmala, kimseye acıma” çağrısı yaptı.

Bu saldırılar ile bölgedeki Müslümanların bir kısmı katledildi, bir kısmı da göçe zorlandı. Çarlık Polis Raporlarına göre 5-6 yıl içinde Taşnakların Müslümanlardan boşalttığı yerlere yaklaşık 500 bin Ermeni yerleşti.

TAŞNAKLARIN KIRIM HAZIRLIĞI

Taşnaksutyun Partisi 1908 yılında Abdülhamit‘in devrilmesinin ardından yasal ve Osmanlı meclisinde temsilcisi olan bir partiye dönüştü. Hatta Meclise ve hükümete “özerk Ermenistan” talebi bile sundu!

Ancak 1. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri gelmeye başlayınca, Taşnaklar yeniden harekete geçti. Örneğin Rusya Devlet Arşivi’nden çıkan 2 Kasım 1912 tarihli bir polis belgesine göre Taşnaksutyun Partisi Van, Muş ve Zeytun’da Türklere karşı isyan çıkartmak için silahlı birlikler oluşturuyordu.

1914 yılına kadar süren bu tür hazırlıklar, 1 Dünya Savaşı’nın başlaması ve Ermenilerin Rus Çarlığı’nın yanında yer almasıyla “gönüllü Ermeni birlikleri” kurulmasına yükseltildi. Ermenistan’ın ilk Başbakanı ve Taşnaksutyun’un kurucusu O. Kaçaznuni‘nin 1923 tarihli raporundan öğrendiğimize göre, 1914 sonbaharı boyunca Güney Kafkasya’da büyük bir gürültü ve büyük bir enerjiyle “gönüllü Ermeni birlikleri” oluşturulmuştu!

Rus arşiv belgelerine göre örneğin Ağustos 1914’te 15 bin kişilik bir kadro hazır hale getirilmişti; örneğin Tiflis, Erivan ve Yelizavetrol’de 80 bin kişi gönüllü olarak orduya yazılmıştı.

SOYKIRIM YOK ÖNCE KARŞILIKLI KIRIM SONRA TEHCİR VAR

1. Dünya Savaşı’yla birlikte, bu “gönüllü Ermeni birlikleri” Osmanlı devletini arkadan vurmaya başladı. Bu dönemde Taşnaklar büyük kırımlar yaptı.

Türk hükümeti ise arka cepheyi sağlama alabilmek için Taşnaklara önemli tavizler vermeye bile razıydı. Örneğin bir Rus albayın 10 Mart 1915 tarihli raporuna göre Türk hükümeti Taşnaklara “Ruslar yerine Türk tarafına geçmeleri halinde Ermenilere tam özerkliğin verileceğini” bile taahhüt etmişti! Ancak Taşnaklar Rusya’nın kazanacağını öngörerek bu teklifi reddetti ve Doğu’da saldırılarını sürdürdü.

İşte tehcir yani Sevk ve İskan Kanunu bunun üzerine, arkadan vurulmayı durdurmak ve yeni cepheler açılmasını engellemek için zorunlu olarak çıkarıldı.

Kayıtlara göre 428 bin 758 kişi tehcir edildi. 56 bin 610 Ermeni iskan bölgesine ulaşamadı. Yaklaşık 9-10 bin Ermeni yollarda katledildi. 15-20 bin civarında Ermeni tehcir sırasında kaçtı, 25-30 bin civarında Ermeni de tifo ve dizanteri gibi hastalıklar nedeniyle yollarda yaşamını yitirdi.

Yani etnik nefrete dayalı bir soykırım yoktu, karşılıklı kırım ve savaş şartlarının zorunlu göçü vardı: Bu nedenle her ilde tehcir edilen Ermeniler olduğu gibi yerlerinde kalanlar da vardı. Bu nedenle Türk hükümeti yollardaki katliamların sorumlularını idam etti. Bu nedenle 18 Aralık 1918 tarihli kararnameyle Ermenilerin evlerine dönebileceği ilan edildi!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
24 Nisan 2015

Reklamlar
  1. #1 by Çetin Bayramoğlu on 26/04/2015 - 20:26

    “İşte böylece 1950’lerden itibaren çetecilikle başlayan bir iç mesele, dış ülkelerin müdahale ettiği bir uluslararası mesele haline gelmiş oldu!” cümlesindeki 1950 yılı 1850 olarak değişmeli… Gözden kaçmış sanırım…

  1. Mehmet Ali Güller : Ermeniler neden tehcir edildi? | Ermeni Sorunu - The Armenian Issue - Er­mə­ni Mə­sə­lə­si - le problème Arménien - Der Armenier Konflikt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: