Stratejik hata

Günlerdir şu iki sorunu inceliyoruz: AKP Hükümeti Suriye’nin kuzeyindeki Amerikan koridoruna karşı mı? Koridor nasıl engellenir ya da yıkılır?

Vardığımız şu sonucu da tekrar tekrar vurguluyoruz: Esad‘la anlaşmadan TSK’nin Suriye’ye müdahale etmesi koridoru önlemez, tersine koridora bekçilikle neticelenir!

Kısacası analizlerimizde TSK’nin müdahalesine değil, Esad‘la anlaşmadan müdahalesine itiraz vardır. Bu nedenle yazdıklarımıza “TSK’nin Suriye’ye müdahalesine karşı çıkanlar vatan hainidir” diyerek karşı çıkılması, dayanaksızdır.

TAKTİK PİYON!

“ABD’nin satranç taşlarının değeri” başlıklı yazımızda, Kobani merkezli gelişmelere bakarak PKK’nin statejik piyon, AKP’nin de taktik piyon olduğunu belirtmiştik. Bu saptamaya “AKP’ye taktik piyon diyenler, taktik piyon olacaktır” düzeyinde karşı çıkanlar, siyasi duruşlarına açıklık getirmiş oluyorlar.

Öyle olduğu için de AKP Hükümeti en sonunda, “köşe yazarları gibi vatandan ve milletten iplerini bütünüyle koparmıyor” denilerek savunuluyor.

Bu bir savrulmadır ama daha AKP-Cemaat çarpışmasında alınan “F Tipi’ne karşı AKP’yle birlikte olma” çizgisiyle başlayan bir savrulmadır.

O gün “AKP’le birlikte olma” çizgisine girilmesi, hem önemli siyasi hatalara neden oldu, hem de seçim süreçlerinde iktidar yerine muhalefete muhalefet etmeye dönüştü. En sonunda iş Erdoğan‘a muhalefet bayrağını Selahattin Demirtaş‘lara bırakmaya kadar vardı!

Siyasi hatalar mı? Dikkatli okurlar o günlerde satır aralarında yaptığımız uyarıları anımsayacaklardır, sıralayalım:

TEZKERE HATASI

1) AKP’nin Suriye tezkeresine destek vermek büyük hataydı. Kamuoyunu ikna etmek için “Şam rejimi de tezkereye karşı çıkmıyor” türünden sorunlu verilere sarılmak ikinci bir hataydı.

O dönemde hem yazılı hem sözlü itiraz ettik ama ikna edemedik. Bizim itiraz ne ki, Suriye’nin kısa bir süre sonra tezkereye cepheden karşı çıkması bile ikna edici olmadı!

2) Eğit-Donat konusu 1 yıla yayılan hatalardandı. Önce “Eğit-Donat kabul edilmeyecek” dendi, kabul edilince “ama anlaşma olmayacak” dendi, mutabakat oluşunca “ama imza olmayacak” dendi, imzalanınca “ama eğitim başlamayacak” dendi, başlayınca “ama PYD eğitilmeyecek” dendi!

Sürecin böyle yumuşatılması halkın Eğit-Donat programına karşı seferber edilebilmesini engelledi!

3) “Açılım bitti”, “PKK bitti, PKK dibe vurdu, halk güneydoğuda PKK’den uzaklaşıyor” gibi tespitler de doğru değildi. “Açılım bitti” denildikten sonra Açılım Dolmabahçe Mutabakatı’yla taçlandı. PKK’nin bölgede Açılım nedeniyle ne kadar güçlendiği ise herkesin malumuydu. Kaldı ki 7 Haziran’da sandığa da yansıdı.

IŞİD ABD’NİN ALETİ!

4) IŞİD Kobani’de TSK’nin kartı sanıldı, TSK ile Pentagon’un Kobani’de IŞİD ve PYD kartları aracılığıla çarpıştığı varsayıldı. Çok yazdık: İkisi de ABD’nin kartıydı. ABD kartlarını Kobani’de böyle kullanarak Türkiye’yi peşmerge koridorlarına, Eğit-Donat programlarına, kısacası koridor planlarına mecbur etmeye çalışıyordu.

ABD’nin stratejisini hep şu şekilde anlattık: IŞİD Irak ve Suriye’de ABD yararına hamleler yapacak, daha sonra ABD havadan, piyonları karadan IŞİD’i geriletecek ve IŞİD’in çıkarıldığı bölge Kürt örgütlerinin denetimine bırakılacak. ABD koridorunu bu yöntemle inşa edecek.

Bu özeti defalarca ayrıntılı anlatmamıza rağmen “IŞİD ABD’nin değil, Türkiye’nin kartıdır” yanlışına saplanılıp duruldu.

Peki bugün durum ne? O gün “IŞİD Türkiye’nin kartıdır” denilmişti, bugün analizlere “ABD alet olarak önce IŞİD’i kullandı, sonra PYD’yi” diyerek başlanıyor… Umarız bir yıl sonra da “Esad’la anlaşmadan TSK’nin Suriye’ye müdahale etmesi yanlışmış” denmez!

Uzatmayalım ve şu tezimizi yeniden vurgulayalım: TSK koridoru engellemeli ancak TSK’nin Esad’la anlaşmadan Suriye’ye müdahale etmesi koridoru engellemez, daha büyük sorunlar yaratır ve en sonunda Amerikan koridoruna bekçiliğe dönüşür!

Mehmet Ali Güller
20 Haziran 2015

Reklamlar
  1. #1 by Çetin Bayramoğlu on 20/06/2015 - 21:32

    Demirtaş’ın muhalefetini, Batının RTE yee olan muhalefeti olarak okumazsanız açmaza düşersiniz. Batı’nın Türkiye’ye iktidar / RTE üzerinden saldırılarını Rusya-Azerbaycan-Türkiye üzerinden okumazsanız Batı ile aynı çizgiye düşersiniz , farkında olmazsınız.

  2. #2 by Dağlar Kök on 20/06/2015 - 21:58

    Mehmet Ali Bey yazılarınızı Aydınlık gazetesinden ve internetten takip ediyorum. Suriye meselesi ile ilgili, ABD, Türkiye ve Kürtler ekseninde yaptığınız siyasi ve stratejik okumaya aynen katıldığımı belirtmek isterim. İlgilenen kişiler, bu bakışınızı doğrulayacak bir çok haber ve analizi Rus kaynaklarını takip ederlerse bulabileceklerdir. Özellikle Sputnik haber ajansını takip etmelerini öneririm.

  3. #3 by Çetin Bayramoğlu on 20/06/2015 - 22:18

    Esad yönetimi, son Işide karşı PYD nin başarısını , Esad yönetiminin verdiği silahlarla başardığını belirterek , PYD yi kutladı. Sanırım olan biten her şeyi bir görünen bir de görünmeyen kısmı ile okunması gerekiyor.

  4. #4 by Hüseyin Mercan on 22/06/2015 - 14:36

    1-)PKK’nin, RTE’ye muhalefet ettiğini düşünmek bile abes. Hem Dolmabahçe’de mutabakat yapıldığını söylüyoruz hem de muhalefet ettiklerini savunuyoruz.
    2-) Fettullahçı çete ve PKK Amerikasız bir hiçtir. RTE bunlara karşı çıkıyorsa,Amerika’ya karşı çıkıyor demektir.Bırakın çıksın niye elini tutalım.
    3-) RTE’nin yanında görünmeyeceğim diye, Fettullahçıları koruyan bir noktaya düşmekte var. Aynı zamanda CHP çizgisine düşmekte var. Ki “AKP’ye değil de mahalefete, muhalefet ettik” sözü çok şey anlatıyor. Y-CHP’nin AKP’den farklı bir tek çözümünü gösteremezsiniz.
    4-) Çizgisinden emin olanlar, RTE’nin, vs.nin yanında görünür müyüm? ” sol” takıntılarına aldırmaz. Hata yapmaktan korkmaz. Filança bu duruma ne der diye düşünmez. Böyle düşünürseniz bu PKK kuyrukçusu sözde solcular size adım attırmazlar.

  5. #5 by M. Emin Ayan on 03/07/2015 - 02:05

    “Çizgisinden emin olanlar, RTE’nin, vs.nin yanında görünür müyüm? ” sol” takıntılarına aldırmaz. Hata yapmaktan korkmaz. Filança bu duruma ne der diye düşünmez.” sözleri doğru gibi görünüyor ama değil.

    Eğer seçime giriyorsanız ve halktan oy istiyorsanız; çizginizden ne kadar emin olursanız olun “RTE’nin yanında görünür müyüm” diye bir kez değil, 41 kez düşünmek zorundasınız. Çünkü taraftarları dışındaki hemen herkes RTE’ye düşman ve onun yanında görünen kişilerden nefret ediyor.

    Vatan Partisi “RTE’nin yanında görünür müyüm” diye bir endişesi olmadığı için halkın RTE karşıtı kesimlerinin nefretini bir paratoner gibi üzerine çekti ve onları PKK’nınn kucağına itti. PKK ise, Vatan Partisi’nin tam zıddını yaptı, RTE ile al takke ver külah olduğu halde ona karşıymış gibi görünmeyi başardı ve oyları aldı. Seçim kampanyası bir “algı yönetimi” sürecidir.

    Eğer amacınız halkın oyunu almak ise, onun hassasiyetlerini ve eğilimlerini büyük bir dikkatle gözetmek ve seçim stratejisini bu temel üzerinde inşa etmek zorundasınız. Eğer bunu yapmayacaksanız, o zaman seçimlere girmeyecek, bir düşünce kuruluşu olarak toplumun önüne çıkacaksınız. Daha yararlı olur, amacınıza daha çok hizmet etmiş olursunuz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: