NATO’nun Rusya’yı çevreleme stratejisinde Türkiye’nin rolü

Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları toplantısı, ittifakın Rusya’yı çevreleme stratejisinde yeni hamlelere başladığına işaret ediyor.

NATO, tıpkı daha önce SSCB’ye yaptığı gibi, Rusya’yı yine genişçe bir yayla çevrelemeye çalışıyor. Üstelik şu farkla: SSCB’ye uygulanan çevreleme yayından daha derinlere inerek…

NATO Rusya’yı birincisi Baltık’tan, ikincisi Doğu Avrupa’dan, üçüncüsü Türkiye ve Karadeniz’den, dördüncüsü Kafkasya’dan ve beşincisi Afganistan’dan çevrelemeye çalışıyor. Bu yay, SSCB zamanında özellikle NATO’nun batı kanadında daha da gerideydi. Baltık ve Doğu Avrupa’daki güç dengesi değişikliği ve NATO’nun genişlemesi, yayı daha derinlere ilerletmiş oldu.

Fakat Rusya da, Suriye ve Doğu Akdeniz üzerinden ABD-NATO’nun yayını yarmış, yayın arkasına geçmiş durumda!

NATO’DAN RUSYA’YA KARŞI 5 HAMLE

Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları toplantısının ilk gün sonuçları, ittifakın beş önemli hamle başlattığını göstermiş oldu:

1) NATO, Doğu Avrupa’ya 4 bin asker gönderme kararı aldı. Karar, Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya’ya 4 tabur gönderilerek uygulanacak.

2) NATO Genel Sekreteri Jens Soltenberg, hazır kuvvetlerin 3 kat artırıldığı açıkladı.

3) Soltenberg, NATO bünyesinde oluşturulması kararı alınan Acil Müdahale Gücü’nün ilgili ülkelerde görevlendirilmeye hazır hale getirildiği ilan etti.

4) NATO’nun Doğu Avrupa’da 8 yeni karargâh kurduğu açıklandı.

5) Soltenberg, “NATO’nun Karadeniz bölgesindeki savunma ve caydırıcılığını güçlendirmek için ek önlemler alacağını” ilan etti!

NATO’NUN ORTADOĞU VE KAFKASYA ATAĞI

NATO’nun ve bileşenlerinin son dönemde aldıkları kimi kararlar, ittifakın Rusya’yı çevreleme stratejisinin gereğiydi.

Örneğin Alman parlamentosunun Ermeni Soykırımı kararı alması, Türkiye’den çok Rusya’yı hedef alıyordu. Batı, çevreleme stratejisi gereği, Kafkasya’da Ermenistan’a çengel atıyordu. Zira Rusya’nın liderlik ettiği Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’ne üye olan Ermenistan, son iki yıl içerinde birincisi Moskova’nın iki üssünü büyütme kararına onay verdi, ikincisi Avrasya Ekonomi Birliği’ne girdi, üçüncüsü de Rusya’yla ortak hava savunma sistemi kurma kararı aldı.

Diğer yandan Almanya’nın savunma ve güvenlik doktrini içerisinde Rusya’yı rakip ülke olarak ilan edeceği yönündeki iddialar, iddia düzeyinde kalsa bile, Moskova-Berlin ilişkisi üzerinde baskı oluşturmuş durumda.

Yine Almanya’nın Türkiye’den İncirlik üzerinde üs talep etmesi, Fransa’nın Kobani’de üs kurma kararı alması, NATO’nun Rusya’yı çevreleme stratejisinin gereği hamlelerdir.

Yine NATO Genel Sekreter Yardımcısı Alexander Vershbow’un, ittifakın Ortadoğu’daki IŞİD’le mücadele operasyonlarına doğrudan katılabileceğini açıklamasını da, yine çevreleme stratejisi içerisinde değerlendirebiliriz.

NATO TÜRKİYE’YE YIĞINAK YAPMIŞ DURUMDA

Peki, Türkiye’nin bu strateji içerisindeki rolü ne?

Türkiye, hem NATO’nun Rusya’yı çevreleme stratejisindeki beş cephenin üçünde kritik konuma sahip olduğu için, hem de Rusya’nın çevreleme yayını yardığı Suriye-Doğu Akdeniz eksenindeki konumu nedeniyle, önemli bir role sahiptir. Açalım:

Çevreleme yayının ikinci cephesi olan Doğu Avrupa’nın Bulgaristan ve Romanya gibi ülkeleri, aynı zamanda Batı Karadeniz üzerinden Türkiye ile NATO bünyesinde eklemlidir. Nitekim bu üç ülkede eşgüdümlü çalışan NATO radarları vardır.

Çevreleme yayının üçüncü cephesi, zaten doğrudan Türkiye ve Karadeniz’dir.

Çevreleme yayının dördüncü cephesi olan Kafkasya ise Doğu Karadeniz ve Türkiye açısından doğrudan önemlidir.

İşte bu nedenle, Erdoğanlar son dönemde şu çıkışları yapmaktadır:

Erdoğan’ın NATO Genel Sekreteri Soltenberg’e “Karadeniz’de görünmüyorsunuz. Karadeniz’de görünmeyişiniz Karadeniz’i adeta Rusya’nın bir gölü haline dönüştürüyor. Karadeniz’i tekrar istikrar havzası kılmalıyız.” demesi…

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Varşova’da yapılan Türkiye, Polonya, Romanya üçlü siyasi ve askeri danışma toplantısında, NATO’nun Türkiye’de bulunan balistik füze sistemlerini genişletmesi gerektiğini söylemesi…

Erdoğan’ın Türkiye-Suriye sınırına, NATO sınırı olduğu gerekçesiyle ittifakı çağırması…

Kaldı ki ABD-NATO açısından Türkiye cephesinde yığınak tablosu şöyledir: Ege’de ve Doğu Akdeniz’de NATO gemileri; İncirlikte ABD, Almanya ve Fransa uçakları; Malatya ve Diyarbakır’da üsler; Adana, Antep ve Maraş’ta patriot bataryaları; Kürecik’te radar…

RUSYA’YLA İLİŞKİLERİ DÜZELTME ZORUNLULUĞU

Şimdi tablo böyleyken, Erdoğan’ın bir mektubuyla Ankara-Moskova ilişkilerini düzeltmesi mümkün değildir. Zira Moskova çok iyi bilmektedir ki, düşürülen uçak, bir neden değil İncirlik Mutabakatı’nın sonucudur!

AKP hükümetinin turizm ve tarım ağırlıklı ekonomik ihtiyaçlar nedeniyle Moskova’ya el uzatmasının Türkiye’nin yararına bir anlam kazanabilmesi, Ankara’nın en azından NATO stratejisinin kenarına çekilebilmesine, strateji içerisinde öncülük yapmamasına bağladır.

Zira NATO’nun Rusya’yı çevreleme stratejisi, aslında Türkiye’nin de zararınadır. Türkiye ABD cephesinde ve NATO stratejisi içerisinde kalarak ne terörü bitirebilir, ne de Rusya dâhil komşularla gerçek bir barışa kavuşabilir!

Mehmet Ali Güller
15 Haziran 2016

 

Reklamlar
  1. #1 by Merdol Gürel on 16/06/2016 - 11:22

    Mükemmel bir tahlil ve mükemmel bir yorum kutluyorum

  2. #2 by Esen Zafer on 16/06/2016 - 13:19

    Almanya soykırım kararıyla yalnızca Ermenistana çengel atmıyor, uygun bir zamanda Çerkes Soykırımı kartınıda kullanma hazırlıklıkları içersinde, RF içersinde nifak tohumları ekip ve sıkı çalışmalar yürütüyor

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: