Ankara-Moskova yakınlaşmasının anlamı

Öncelikle hep söylediğimizi bir kez daha ve önemle vurgulayalım: Hangi gerekçeyle olursa olsun, yakınlaşanların her türlü niyetinden bağımsız olarak Ankara-Moskova yakınlaşması tarihi önemdedir ve Türkiye başta bölgenin büyük yararınadır.

Ankara-Moskova yakınlaşmasının kısa, orta ve uzun vadede şu getirileri olacaktır:

MOSKOVA’YLA İLİŞKİ, ŞAM’LA YUMUŞAMA GETİRİR

1) Türkiye, ABD ve AB’ye karşı dış politikada dengeleyici bir karta sahip olacaktır. (Erdoğan kuşkusuz bu kartı kendi iktidarını sürdürebilmenin bir aracı, bir pazarlık kartı olarak kullanacaktır. Nitekim Çin’le füze anlaşmasını da bu amaçla kullandı ve İncirlik Mutabakatı’nın karşılığında anlaşmadan vazgeçti.)

2) Ankara-Moskova yakınlaşması, doğası gereği Bağdat, Tahran ve Şam’la yakınlaşmayı da zorlayacaktır.

Bu durum en çok emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi veren Suriye’ye yarayacaktır. Zira Ankara-Moskova yakınlaşması, Esad için sahadaki karşıtlarını yalnızlaştırma, terörist grupları lojistik desteklerden etme potansiyeli taşımaktadır.

3) Ankara-Moskova yakınlaşması Ortadoğu’daki güçler dengesine bölge lehine ağırlık kazandıracaktır.

4) Ankara-Moskova yakınlaşması ve bunun Bağdat, Tahran ve Şam’la yakınlaşmayı zorlaması durumu, Basra’dan Doğu Akdeniz’e uzatılmaya çalışılan Amerikan Koridoru’na karşı bölgesel bir barikat oluşturacaktır.

SINIFSAL KONUMLAR DEĞİŞMEDİ!

Sıraladığımız bu kazanımların yanında elbette ekonomik kazanımlar da vardır.

Fakat bu durum kimilerinin sandığı gibi Türkiye’nin eksen değiştirmesi, bir kamptan diğer kampa geçmesi değildir.

Yukarıda da belirtiğimiz gibi, Erdoğan Ankara-Moskova yakınlaşmasını bir eksen değişikliği için değil, daha çok kendi iktidarını sürdürebilmenin bir aracı olarak, ABD’yle pazarlığında bir kart olarak kullanacaktır.

Bu bir niyet okuma değildir; birincisi Erdoğan’ın dayandığı sınıfa bakarak yapılacak analizden ve ikincisi de Çin’le füze anlaşmasını 1,5 yıl boyunca nasıl Batı’ya karşı kullandığı pratiğinden ortaya çıkan bir sonuçtur.

Nitekim Erdoğan’ın başdanışmanı İlnur Çevik Ankara-Moskova temaslarının hemen ardından şu açıklamayı yapmıştır: “Moskova’yla ilişkilerimizin yumuşaması, ABD’yle ilişkilerimizin alternatifi olmayacak.”

Çevik daha da önemlisi Saray adına bir teminat vermektedir: “Türkiye hiçbir zaman İncirlik Üssü’nü kapatmayacak ve ABD’yle işbirliği yapmaya devam edecek.”

Çevik’in sözleri sıradan birinin sözleri değildir. Zira Çevik, Özal ve Demirel ekiplerinden gelmektedir ve onların mirasını bugün sürdüren Erdoğan’ın dayandığı sınıfların sözcülerindendir.

KESİNTİSİZ MÜCADELE İHTİYACI

Fakat her ne olursa olsun, Erdoğan’ın dengecilik arayışı ve iktidarını sürdürebilme manevraları, Ankara-Moskova yakınlaşmasının değerini azaltmaz. Türkiye-Rusya işbirliği, her türlü iç politika hesabından çok daha büyük önemde bir gelişmedir.

Ancak bu durum, muhalefete Erdoğanlara muhalefet etme görevini askıya da aldırtmaz! Tersine daha çok muhalefet edilmelidir. Zira Erdoğanların yönetmediği bir Türkiye’de Ankara-Moskova işbirliği çok daha sağlıklı ve ayakları yere basan bir şekilde ilerleyecektir.

Hep söylüyoruz: Erdoğan, dengeci Abdülhamit’in 21.yüzyıl versiyonudur.

Dolayısıyla bugünün Jöntürkleri de benzer çizgiyi izlemelidir: Sultanlığa karşı kesintisiz mücadele!

Mehmet Ali Güller
11 Ağustos 2016

Reklamlar
  1. Ankara-Moskova yakınlaşmasının anlamı | (=Öykü-Şiir-Anı-Günce=)------------->>>Doğa+Yaşam+Sağlık-vd.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: