ADALET MİTİNGİ’NİN SONUÇLARI

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a 25 gün boyunca sürdürdüğü 450 km’lik yürüyüş, Maltepe’de 2 milyon kişinin katıldığı büyük bir mitingle son buldu.

Son buldu diyoruz ancak aynı zamanda yeni bir başlangıç da oldu. Bu başlangıcın Türkiye’yi nereye götüreceği kuşkusuz hedefe, programa, bu hedef için izlenecek strateji ve taktiklere, hangi kuvvetlerle ittifak yapılacağına bağlıdır. İlerleyen zamanlarda bunu zaten değerlendireceğiz. Şimdilik toplam olarak yürüyüş ve mitingin sonuçlarını incelemeye çalışalım:

AKP’YE KARŞI 3. BÜYÜK DALGA

1) Kılıçdaroğlu bu yürüyüşle genel başkanlığını liderlik boyutuna yükseltti. 6 yıldır eleştirdiğimiz ve Atatürk’ün koltuğunu dolduramadığını belirttiğimiz Kılıçdaroğlu, sallanan koltuğunu bu yürüyüşle sağlamlaştırdı. Yürüyüşle ilgili kimi önemli isimlerden gelen itirazlar da, esas olarak yürüyüşün bu CHP içi çatışmasıyla ve liderlik mücadelesiyle ilgiliydi.

2) Adalet Yürüyüşü ve Mitingi, AKP Hükümeti’nin Atatürk Cumhuriyeti’ne saldırılarına karşı cumhuriyet kuvvetlerinin 3. büyük direnişiydi. İlk ikisi 2007’deki Cumhuriyet Mitingleri ve 2013’deki Gezi/Haziran Halk Hareketi’ydi.

İlk ikisi kesin sonuç alamasa da, cumhuriyete saldırılara karşı bir mevzi yaratabilmiş, cumhuriyet kuvvetlerini dinamikleştirmiş, AKP hükümetini belli bir zaman içinde duraklatabilmiş, hatta belli ölçülerde geriletebilmişti de…

PROGRAM: BAYRAK-ATATÜRK-ADALET

3) Adalet Mitingi’nin sadece Türk Bayrağı, Atatürk posteri ve “adalet” dövizleriyle sınırlandırılması, kapsayıcılık bakımından önemliydi. Zira yürüyüş ikinci bölümünden itibaren Kılıçdaroğlu’nu ve CHP’yi aşmaya başlamıştı.

Türk Bayrağı, Atatürk posteri ve Adalet dövizi üçlüsü aynı zamanda bir programı işaret etmektedir. Bu program soldan sağa tüm kuvvetleri bir Cumhuriyet Cephesi içinde buluşturabilecek biricik programdır.

Bu noktada şunu da söylemeliyiz: Yürüyüşün Kandıra ayağında Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP’li milletvekilleriyle yürüyüş pozu vermesi yanlıştı. O fotoğraflar AKP tarafından çok kullanılacaktır.

Fakat şunu da belirtmeliyiz. Aslında HDP Kandıra’dan yürüyüşe parti pankartları ve bayraklarıyla kitlesel katılacaktı. Fakat Kılıçdaroğlu yönetimi daha o noktada “bu parti yürüyüşü değildir” diyerek ve “Türk Bayrağı-Atatürk posteri-adalet dövizi” sınırlaması yaparak, yanlışlığın daha da büyümesini engellemiştir. Bunun üzerine HDP milletvekilleri sembolik olarak ve çok kısa bir süreliğine yürüyüşe katılmıştır.

Bu doğru tutum, Adalet Mitingi’ni de daha kapsayıcı hale getirmiş ve kitleselleştirmiştir.

Zaten mitingin en çok atılan iki sloganı “hak, hukuk, adalet” ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” olmuştur.

Bu tablo şu gerçeği de bir kez daha ortaya çıkarmıştır: 200 yıllık devrimci geleneğimizin çok önemli bir damarı işte o kitledir. O kitleyi yok saymak, o kitleye sırtını dönmek ya da o kitleye rağmen CHP’yi yönetmeye kalkmak, herkes için başarısızlıktır.

CUMHURİYET CEPHESİ

4) Kuşkusuz 200 yıllık devrimci geleneğimizin daha ileri damarları bakımından yürüyüş eksik bulunabilecektir, Kılıçdaroğlu’nun kimi açıklamaları ve özellikle mitingde ilan ettiği 10 madde sorunlu bulunabilecektir. Fakat Kılıçdaroğlu ve ortaya koydukları aslında yürüyüşe başladığı 25 gün öncesinden çok daha ileri bir mevzidedir.

Kılıçdaroğlu yürüyüşü başlatmış ama yürüyüş de Kılıçdaroğlu’nu ileri taşımıştır.

“Laiklik tehlikede değil” diyen, Ekmeleddin İhsanoğlu tercihi ile Erdoğan’a cumhurbaşkanlığı koltuğunu hediye eden, Esad’a diktatör diyerek dış politikadaki cepheleşmeyi anlayamayan, 16 Nisan akşamı ve sonrasında kazanılan seçime sahip çıkamayan, “CHP, kurumsal kimliğiyle sokak protestolarına destek vermiyor” diyerek Gezi’de hayal kırıklığı yaratan ve büyük bir devrimci dalganın sönmesine seyirci kalan Kılıçdaroğlu artık “sokaksa sokak” demektedir ve alanlardan muhalefeti esas alacağını göstermektedir. Tek başına bu bile çok önemli kazanımdır.

Yürüyüşün daha ilk gününde belirtmiştik. Kılıçdaroğlu bu yürüyüşü tercih etmemiş, mecbur kalmıştır. Çünkü Enis Berberoğlu kararı, gerçekte Kılıçdaroğlu’nu 2019 için rehin almayı hedefleyen bir operasyondu. Kılıçdaroğlu yürüyüşe mecbur kalmış ve hem AKP’yi hem de CHP’yi şaşırtmıştır!

Tam da bu nedenle, yani Erdoğan’ın 2019’da cumhuriyete son balyozu vurabilmesini engelleyecek bir fırsata dönüşebileceği için bu yürüyüşe destek verilmesi gerektiğini savunmuştuk.

Şimdi cumhuriyet kuvvetlerinin tamamının 2019’u esas alan bir mevzilenmeye birlikte girmesi gereken süreç başlamıştır. İşte en başta belirttiğimiz “yeni başlangıç” budur.

Kılıçdaroğlu’nun 25 gün öncesine dönmesini engellemek, soldan sağa tüm kuvvetleri Türk bayrağı-Atatürk posteri-Adalet dövizi üçlüsüyle sembolize edilen program altında Cumhuriyet Cephesi’nde birleştirebilmek günün en yakıcı görevidir.

Mehmet Ali Güller
11 Temmuz 2017
ABC Gazetesi

Reklamlar
  1. #1 by Nazan on 13/07/2017 - 10:18

    Sizden ilk defa bu kadar yuzeysel bir degerlendirme okudum.Sasirtiniz beni.Bu kadar cekingen yazilmis bir degerlendireniz oldugunu hatirlayamadim.Saygi ve sevgi ile hosca kalin

  2. #2 by oktaysönmezkaptan on 13/07/2017 - 11:18

    Saygideger GÜLLER, yazinizin her harfine katiliyorum. Bundan böyle TÜRK bayragi, ATATÜRK posteri ve HAK, HUKUK, ADALET programi altinda birlesmekten baskaca bir cikis yolumuzun olmadigini herkesin bilmesi gerekiyor !!!

  3. #3 by Çetin Bayramoğlu on 13/07/2017 - 13:17

    Sayın Güller; CHP genelbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nun The Guardian gazetesine yaklaşık 15 gün evvel yolladığı ve yayınlanan mektubu hakkında analiz yazınızı merakla bekliyorum…

  4. #4 by Özden Göksoy on 14/07/2017 - 14:39

    Son derece doğru tespitler,kutlarım Saygı ve sevgilerimle Özden Başaran Göksoy

  5. #5 by Mayk on 15/07/2017 - 00:06

    Pek katilmiyorum.
    ..
    1. Adaletsizlik var tabi ve bunun icin yurunur, ama su anki durum Ergenekon davalari
    doneminden daha kotu degil. O zaman Kilicdaroglu ne yapti.
    ..
    2. Sonuc alinabilecek 16 Nisan referandumunda hem oncesinde, hem ortasinda, hem sonunda
    kotu bir sinav verdi. Gerekli onlemleri almayarak secimi iptal ettirecek kadar guclu delillerin yaratilmasini
    engellemis oldu. Ayrica secim hilesi belli oldugu halde Ysk onunde protesto yapilmasini engelledi.
    Muharrem ince bu konuda soyledikleriyle sonuna kadar haklidir. Chpnin basinda Muharrem ince olsaydi
    su anda yuzde 49u birlestirmeye calisiyor degil, Hayir’in kabulunu kutluyor olurduk.
    ..
    3. Amerikanci bir dille Putin, Esat, v.s. diktatordur, Bati demokrasidir gibisinden imalar ne anlama geliyor.
    ..
    4. Bu yuruyus hangi eksende gerceklesiyor tam belli degil. Ergenekon tertibinin mimarlari icin ozgurluk
    istemek Chp baskanina mi kaldi.
    ..
    5. Bu yuruyusu kim organize etti, Bence Ekmel’i kim fisildadiysa o planladi.
    ..
    6. Kilicdaroglunun boyle bir operasyonla diriltilmesi Akpye yaradi.
    Chp ve Turkiye kaybetti. Bu operasyon Akp icin ikinci bir 27 Nisan emuhtirasi dopingi
    yapmis gibi oldu.
    ..
    7. Adalet isterken tam olarak ne istediginizi belli edeceksiniz.
    Mesela Fetoden hakli olarak ceza alanlarin magdur olmadiklarini da hatirlamak gerekmiyor mu.
    ..
    8. Baska mitingler de olabilir, hatta olmalidir Genel greve kadar gitmelidir gerekirse.
    Ama kilicdaroglu ile olmaz. O yine efendilerinin fisildadiklarina gore davranacak,
    biz de sus mankeni gibi onun liberal durusuna destek olacagiz.
    ..
    9. Kilicdaroglu, hazir populerken, chpyi iyice batirmadan lutfen cekil.
    ..
    10. Halkin mitinge katilmasi kilcdaroglu’ya destek degildir, yarginin yurutmeyle birlesmis
    goruntusune tepkidir. Ayni yuruyusu dsp baskani da yapsa ayni katilim olurdu.

    Kilicdaroglu ile Akp de dirilmis oldu, cunku muhalefetsizlik tescillendi.
    Bu goruntuye kanmayalim, Kilicdaroglu’yu devirelim, duz milletvekili olsun.
    Ne Muharrem inceyi, ne kocasakal’i, ne perincek’i tanirim, ama kimin
    dogru cizgide oldugu belli. Kilicdaroglu liberal, amerikanci, 27 mayis karsiti,
    laikligi onemsemeyen durusundan taviz vermedi, ve hic te niyeti yok.
    Konusma yetenegi artmis olabilir, ama yanlis cizgideki bir chp iktidar olsa cok mu
    iyi olur. Isgal edilen adalardan bahset, Suriye savasini sen baslattin simdi barismalisin de,
    Gdo ithalati ile mucadele et, ama nerde, bir kere Amerikanci olduktan sonra
    duzgun muhalefet imkansiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: