AKP TÜRKİYE’Yİ ŞANTAJA AÇIK HALE GETİRDİ

Eski Bakan Zafer Çağlayan’ın da dahil edilerek genişletildiği ABD’deki Zarrab davasıyla ilgili önce bazı tespitler yapalım:

1- Bu dava ABD’nin AKP hükümetini sıkıştırmakta kullandığı bir siyasi davadır. Fakat bu durum davanın konusu olan yolsuzluğun olmadığı anlamına gelmez. İkisi ayrı düzlemdir.

2- 17-25 Aralık operasyonları FETÖ operasyonlarıydı. Fakat bu durum operasyonların konusu olan yolsuzluğun olmadığı anlamına gelmez. İkisi ayrı düzlemdir.

3- AKP’yle mücadele adına ABD’den ve mahkemelerinden medet ummak doğru değildir, hiçbir muhalefete yakışmaz.

4- ABD’nin bu dosyayı bir şantaj aracı olarak kullanamamasının yolu, bu yolsuzlukla içeride mücadele edebilmemizden geçiyordu, başaramadık. AKP’den hesap soramadık!

5- AKP Hükümeti, bu ve benzeri dosyalarıyla, “aldatıldım” diyerek geçiştiremeyeceği kirli ortaklıklarıyla Türkiye’yi başta ABD olmak üzere birçok ülkeye karşı şantaja açık hale getirmektedir ve asıl önemlisi budur.

YOLSUZLUK VAR Kİ 4 BAKAN FEDA EDİLDİ

Yolsuzluk vardır, olduğu için de AKP hükümeti 4 bakanını feda etmek zorunda kalmıştır. O bakanlardan Erdoğan Bayraktar’ın istifa etmek zorunda kalırken “ne yaptıysam başbakanın talimatıyla yaptım, başbakanın da istifa etmesi lazım” demesi, meselenin kurumsal boyutuna ve çapına işaret etmekteydi.

Üstelik mesele AKP hükümetinin sunmaya çalıştığı gibi İran’a yaptırımlara uymamak da değildir. Türkiye’nin ABD’nin istediği şekilde İran’a yaptırım uygulamasına en çok biz antiemperyalistler karşıyız. Fakat burada mesele o yaptırımlar delinirken yapılan yolsuzluklardır. İran o nedenle Zarrab’ın patronu Zencani’yi tutuklamıştır, İran o nedenle Zarrab’ı istemiştir, İran o nedenle kayıp paralarını istemiştir, İran o nedenle Zencani’nin idamının iptalini Zarrab’ın paraları iade edebilmesi şartına bağlamıştır.

İşte ABD de bu yolsuzluğu fırsata çevirerek, yaptırımların delinmesi, kara para aklanması ve yolsuzluk gerekçeleriyle önce Zarrab’ı, sonra Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’yı tutuklamış, son olarak da Bakan Zafer Çağlayan ile Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da yer aldığı 5 kişiyi davaya dahil ederek dosyayı doğrudan AKP’ye uzatmıştır.

TÜRKİYE’NİN DEĞİL AKP’NİN DAVASI

AKP kendisine yönelik bu ABD hamlesini, “Türkiye’ye yapılmıştır” diyerek genelleştiremez ve kendisini Türkiye üzerinden aklayamaz! Yolsuzluğuyla hesaplaşmayan bir hükümetin kendisi üzerinden ülkeyi şantaja açık hale getirmesi kabul edilemez!

1,5 yıl önce Zarrab davası için “ülkemizi ilgilendiren bir konu değil” diyen Erdoğan’ın şimdi “Çağlayan’a yönelik adım Türkiye’ye yönelik adımdır” demesi, suçları tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına bölüştürmeye çalışması kabul edilemez!

Kaldı ki “yolsuzlukla mücadele” bu hükümetin “fıtratında” yoktur! Daha birkaç gün önce Erdoğan il başkanlarına şöyle seslenmektedir: “Yolsuzluk yapanları kenara alacağız”

Yolsuzluğun bir hukuk devletinde karşılığı “kenara alınmak” değil, yargının karşısına çıkarılmaktır!

Fakat AKP Hükümeti bu açıklamayla, yeni yolsuzlukları da tıpkı 17-25 Aralık’ta yaptığı ve 4 bakanı “kenara aldığı” gibi geçiştireceğini ortaya koymaktadır!

ABD, ALMANYA VE RUSYA’NIN ELİNDEKİ DOSYALAR

AKP hükümeti Türkiye’yi sadece ABD’nin şantajına açık hale getirmiş değil. Benzer durumlar Almanya ve Rusya’yla yaşanmaktadır.

Almanya başta “MİT casusluğu” davası olmak üzere birkaç davayı AKP Hükümeti’ne karşı kullanmaktadır.

Rusya ise AKP Hükümeti ile ilgili bir IŞİD dosyasını BM’ye sunmuştu. Fakat Ankara-Moskova normalleşmesi nedeniyle bu dosyayı rafa kaldırdı.

AKP Hükümeti’nin bu şantajlara karşı “rehin alma tutuklamaları” yapması Türkiye’nin saygın geleneklerine uymamaktadır. Zarrab’a karşı ABD’li rahibi tutuklamak, ya da Almanya’da tutuklu MİT casuslarına karşılık Alman insan hakları görevlilerini tutuklamak, hatta Antalya’ya tatile gelen Alman vatandaşlarını tutuklamak, saygın bir mücadele yöntemi değildir.

Türkiye’ye yakışan, yolsuzlukla ve yolsuzluğun kaynağıyla hesaplaşmaktır. Böylece ABD ve AB’ye koz vermez, şantaja açık hale gelmeyiz.

Mehmet Ali Güller
10 Eylül 2017
ABC Gazetesi

Reklamlar
  1. #1 by Ayten Aydin on 11/09/2017 - 10:31

    Devletin anasi olan halkla olan dogum bagi koptu. Tamir de edilemiyor ve devlet gucsuz kaldi artik tamir de edilemez. Yeniden dogus sancilari var mi?

  2. #2 by gurseltunc on 11/09/2017 - 16:45

    Soru şu ? Bu davanın ucu TC CB olan RTE ye uzanırsa ? yargılanıp suçlu bulunursa ? .. Sırf bu sebepten dolayı (ama sadece bu sebep) ABD ile aramızda savaş çıksa ? ve ben bu savaş benim
    savaşım değildir ! Deme hakkım var mı ? Malum kim yaparsa yapsın (isterse babam yapsın) hırsızlığa- yolsuzluğa-karapara aklama ya nasıl ve niye ortak olayım ki ?

  3. #3 by Anonim on 17/09/2017 - 12:30

    Samsung Mobile tarafından gönderildi

  4. #4 by Mayk on 17/09/2017 - 19:20

    1- Siyasidir dogru. Yolsuzluk gercektir, ama ABDnin gerekcesi yolsuzluk degil ambargonun delinmesidir.

    2- Feto operasyonudur. Ilk basta sandigimin aksine, bunun puskurtulmesi ulke icin hayirli olmustur.
    Arkasinda Abd oldugunu anlamistim, ama Feto oldugunu anlamamistim.
    Yolsuzluk vardir, ama bu butun yolsuzluklarin icinde kucuk bir bolumdur. Fetonun kendi yolsuzluklari
    burda bahsi gecenlerden cok daha fazladir. 17-25 in yapilmasi ve puskurtulmesi, 15 temmuzun
    denenip puskurtulmesi gibi Allahin lutuflarindandir.

    3- Aynen, ABD uzerinden muhalefet yapilirsa, ABDnin cizgisinde muhalefet yapiliyor oldugu anlami cikabilir.
    Zaten malesef durum boyledir. Ayrica ABDnin davasi gayrimesrudur, cunku kimse ABDnin ambargosuna uymak
    zorunda degil. Kilicdar’in bu konudaki timsah gozyaslarini kiniyorum, cunku ABD yolsuzlukla degil,
    gayrimasru bir ambargonun delinmesiyle mucadele ediyor.
    Dolar yerine altinla odeme yapmisiz, kimseyi ilgilendirmez. Bizim halkimizi ilgilendiren kismi
    burda donen buyuk komisyonlardir.

    4- AKPden hesap soramadik mi. Biz oyunda yoktuk ki hesap soralim. Akp+Feto’nun Reis kanadi ve Feto kanadi vardi.
    Reis kanadi kaybedince Feto kontrolu ele gecirecekti. Iyi ki reis kazanmis, simdilik.

    5- Ulke santaja eskiden daha acikti. Bence sorun santajda degil. Reis ABD ziyareti yapacak, orada tutuklanabilir,
    veya oldurtulebilir. Bence gitmesin. ABD fiili guc kullanmadan santajla birseyler elde edebilecek gucte degil.
    Oyle bir gucu varsa bile, bu davanin buna bir katkisi yoktur. Abd yapsa yapsa ne yapar, buyukelciyi sinirdisi eder,
    ordaki turklerin mallarina el koyar, bunun gibi ters tepecek seyler yapar. Ekonomik kriz cikartmayi deneyebilir,
    basarir da, ama bu sefer Turkiye kendisini iyice Avrasyanin kucagina atar.
    ABDnin tercihi Reis’siz bir Akp uzerinden Fetocu-Amerikanci bir iktidarin yeniden tesis edilmesi
    (bunun icin secim yapilmasi gerekmez), tabi halkin
    boyle bir iktidarin amerikanci oldugunu anlamamasi da gerekiyor.

    – Ayrica ABDnin tek bir yapi olmadigini, Abdnin farkli fraksiyonlarinin dogudaki farkli fraksiyonlarla
    ortak oldugunu bilmemizde yarar var. ABDnin bir kanadi dev firtinalar yaratiyor, diger kanadi bu firtinalari
    yavaslatiyor. Bir kanadi dogudaki altinlari calmaya calisiyor, diger kanadi dogu ile birlikte bu altinlarin
    nasil korunacagini ve nasil paylasilacagini planliyor. Kotuler kaybediyor, ama hala gucluler.
    ABDnin kotulerini derin devletleri, iyi kanadini ise Trump temsil ediyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: