Pentagon’un Çin raporu ve ‘İki Toplantı’

Önümüzdeki yıllar, sert sürecek ABD-Çin rekabet yılları olacak. Nitekim salgından önce ABD’nin ilan ettiği “küresel ticaret savaşı” ile zaten başlamıştı bu süreç. Salgın süresince de Beyaz Saray’ın rutin işine dönüştü Çin düşmanlığı…

Dünya tek kutuplu değil artık ve ABD 21. yüzyılı “Amerikan Yüzyılı” yapamayacağını biliyor. Hegemonyasının inişe geçtiğini, küresel liderliğinin sonunun geldiğini ve inşa ettiği “dünya düzeni”nin adım adım zayıfladığını görüyor.

İşte Trump yönetimi, ABD’nin, bu süreci geciktirmeye yönelik bir “karma aşı” arayışıydı. Nitekim 2017’de ilan edilen Trump Doktrini ile “önce Amerika” stratejisi belirlenmiş ve Çin, “meydan okuyan stratejik rakip” ilan edilmişti; Çin’in “Amerikan gücüne, güvenliğine ve zenginliğine meydan okuduğu” değerlendirilmişti.

‘Prensipli realizm’ stratejisi

Şimdi ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Trump Doktrini olarak da bilinen ABD Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’ni temel alan bir “Çin Raporu” hazırladı. “ABD’nin Çin’e Yönelik Stratejik Yaklaşımı” başlıklı rapor, Beyaz Saray tarafından önceki gün ABD Kongresi’ne sunuldu.

Raporda özetle şu üç adımlı görüş savunuluyor:

1) Çin, mevcut dünya düzenini kullanarak, düzeni kendi ideolojisiyle şekillendirip yeniden kurmaya çalışıyor.

2) ABD, Çin’in mevcut dünya düzenini zayıflatmasına göz yumamaz.

3) ABD, “prensipli realizm” stratejisi çerçevesinde, Çin Komünist Partisi’nin meydan okumasına yanıt vermelidir.

ABD beş koldan saldırıyor

ABD Çin’e fiilen beş koldan savaş açmış durumda:

1) Ticaret savaşı: Çin’in milli geliri, satınalma paritesine göre artık ABD’yi geçti. ABD küresel ticarette yılda yaklaşık 1 trilyon açık verirken, Çin küresel ticarette yılda yaklaşık 500 milyar dolar fazla veriyor. ABD ile Çin arasındaki ikili ticarette de kazanan Çin…

Trump bu nedenle Çin’e küresel ticaret savaşı açtı ve ABD’nin savunduğu “serbest piyasa ekonomisi”nin temel ilkelerinin aksine gümrük duvarlarını yükseltti.

2) Teknoloji savaşı: Avrupa dahil dünyanın 5G altyapısını Çin kuruyor. ABD bu nedenle o altyapıyı kuran Huawei’ye savaş açtı. Ancak Avrupa’yı ikna edemedi.

3) Kuşak ve Yol’u kesme savaşı: Çin’in Asya’dan Afrika ve Avrupa’ya uzanan kara ve deniz ipek yollarına karşı ABD “yol kesme” stratejisi uygulamaya çalışıyor. (Son olarak örneğin İsrail’i Çin’le ilişkilerini sınırlaması konusunda uyardı.)

4) Askeri çevreleme: ABD Çin’i kendi bölgesinden çıkamaması için askeri olarak çevrelemeye çalışıyor. ABD Çin’i güneydoğusundan Japonya-Güney Kore-Filipinler-Tayland yayıyla çevrelemeye çalışıyor.

5) İç karışıklık kışkırtma: ABD Çin’i zayıflatabilmek için Uygur ayrılıkçılığı ile Hong Kong’da karışıklık kışkırtıyor; Tibet sorununu kaşıyor ve Tayvan konusunu kullanıyor.

ABD’nin Çin Komünist Partisi endişesi

Bu beş kola ek olarak, Trump yönetimi son iki aydır da virüs salgını üzerinden Çin’i “yenisi eskisini yalanlayan” sıralı yalanlar üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.

Ve Pentagon’ın Çin raporunda da görüldüğü gibi ABD özellikle Çin Komünist Partisi’ni hedef alıyor. Neden?

Çünkü ABD yönetimi şu gerçeği en az Çin yönetimi kadar net biliyor: Çin’in salgınla mücadelesinin başarısı, iki temele dayanıyor; birincisi “Çin’e özgü sosyalizm” sisteminin başarısı, ikincisi de Çin Komünist Partisi liderliğinde halkın ulusal direnişi ve dayanışmacılığı…

ABD bu nedenle Çin Komünist Partisi’ni doğrudan hedef alarak Çin’le ticaret savaşını ideoloji savaşına dönüştürmeye çalışıyor. Böylece ticaret savaşında kuramadığı cepheyi, ideoloji savaşında oluşturabileceğini düşünüyor; bir anti-komünist cephe hedefliyor…

Çin’in yanıtı ne olacak?

İşte bu şartlarda Çin’de “İki Toplantı” başladı. İki Toplantı, Çin Halk Cumhuriyeti’nin en önemli yıllık siyasi olayıdır: Birisi en üst düzey yasama organı olan Çin Ulusal Halk Kongresi’nin toplantısı, diğeri de istişare organı olan Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’dır.

Bu İki Toplantı’da özetle yıllık ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri belirlenir.

Her yıl mart ayında yapılan İki Toplantı, salgın nedeniyle mayıs ayına ertelenmişti. Küresel ekonominin geleceği açısından, özellikle “iki Toplantı”da Çin’in belirleyeceği ekonomik hedefin ne olacağı kritik önemde. Zira ekonominin merkezi artık Güneydoğu Asya ve Çin’in ekonomi kararları dünyanın her tarafını yakından ilgilendiriyor.

ABD’nin Çin’i daha saldırgan bir şekilde hedef aldığı, salgın konusunda Çin’e karşı bir cephe oluşturmaya çalıştığı şartlarda, Çin’in yanıtının ne olacağı ülkemizi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye Çin’in Kuşak ve Yol inisiyatifi içinde önemli bir koridor.

İki Toplantı’da belirlenecek hedefleri de bir başka yazımızda inceleyelim.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
23 Mayıs 2020

  1. #1 by puma on 24/05/2020 - 19:52

    Once Amerika demek diger ulkelere dusmanlik demek degildir. Yani o anlamda soylenmemistir. Ne mutlu Turk’um diyene, gibi birseydir. Once derin devlet degil, once ulus devlet, demektir.

    Bence ABD Cin’e karsi eskisinden daha saldirgan degil. “Korkusu” artmis olabilir. Cin denizdeki kayaliklari buyutup askeri us haline getiriyordu, ve ABD de buna itiraz ediyordu, simdi itiraz ediyor mu… 2015te Tianjin’de bir gubre fabrikasi ve Volkswagen fabrikasinin yakininda buyuk bir patlama oldu (kaza oldugu soyleniyor, ama emin degiliz). Trump 2016da secildi.

    Kuzey Kore hangi ulkeye yakin, bir tek Cin’e. O zaman mantiken Trump Cin’e karsi ise, KK’ye de karsi olmali, ama yok aralari cok iyi.

    Gumruk duvarlari desek, bunun amaci ulus devletleri guclendirmek. ABDye gelen maldan ABD vergi alacak, Cin’e gelen maldan Cin vergi alacak. Bu ikisi birlikte devletleri guclendiren, kuresel sirketleri zayiflatan bir seydir.

    ABD oralarda yiginak yapiyorsa, bu bence ordaki eski dost/kuklalarini kontrol etmek icindir, CIn’i kontrol etmek icin degil. Cin zaten S400lerle korunuyor.

    Ayrica bence ABD eskisi kadar haydutluk yapmiyor.

    Trump’un hedefi derin devlettir, Cin veya Rusya degil, bunlarla en fazla bilek guresi yapmaktadir.

    Cimdi Cihat Yayci konusuna gelelim. Bu tasfiye acaba derin devletin sadaka dilenenlere verdigi emir miydi, ve H.Akar da o tarafa zaten yakin (yani zihniyet olarak feto gibi) biri olarak ve reis te makyavelist bir sahsiyet olarak bu ricaya boyun mu egdi, bence an mantikli aciklama budur. Ote yandan dunyadaki yeni guc (alliance) Turkiye’nin deniz hukuku yoluyla elde edecegi zenginlikten urkmus olabilir mi (sonucta bu gucu derin devlete karsi desteklesek te, bazi aleyhimize planlar da yapiyor olabilirler.) Bence bu da mumkun. VatanPartisi’ndeki Perincek grubu , bence direk olarak Cin’deki bir fraksiyona yakin oldug icin (emin degilim, daha cok “tahmin”), fikirleri zikzak yapabilir, mesela diktatorluk anayasasina basta karsiydilar, ama daha sonra bunu fazlasiyla benimsediler, oy hirsizligini bile ayrinti olarak goruyorlar. Serhan Bolluk normalde hayir’i savunmasi gerekirken, UlusalKanal’da evet’i ovmek icin Istanbul, Ankara, izmir’de evet cikti demisti, ama aslinda hayir cikmisti.

    Vatan Partisi antiamerikancilik sebebiyle Trump’a da karsiydi, ama su adnda sanirim Trump’a karsi notr
    gibi, hata bu destek olarak bile yorumlanabilir, ve bence bu Cin’in Trump’u Biden’e tercih ettigi anlamina da gelir.

    Rusya Trump’u desteklerken (ama numaraciktan karsi gibi gorunuyor bazen son zamanda, yeni bir Russiagate uydurulmasin diye), Cin Trump’a karsi olabilir mi. Cin Trump’a karsi ise gercekten, o zaman derin devlet CIn’i yonetiyor diye bir anlam cikar ve bu cok kotu birsey olurdu.

  1. Pentagon’un Çin raporu ve ‘İki Toplantı’ | (=Öykü-Şiir-Anı-Günce=)------------->>>Doğa+Yaşam+Sağlık

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: