KISSINGER’IN PASİFİK TOPLULUĞU HAYALİ

UÇAK GEMİSİ AVLAYAN HİPERSONİK FÜZELER DÖNEMİ

Henry Kissinger, ABD’nin geçen yüzyıl dış politikasının en önemli isimlerinin başında geliyordu…

ABD-Çin barışının mimarı olan Kissinger, o barışın 40. yılında, 2012 yılında bir beklentisini dile getirmişti: Pasifik Topluluğu…

Kissinger’a göre Pasifik’in iki ucundaki ABD ve Çin kutuplaşmış bloklar halinde rekabet etmek yerine, ortak bir girişimin tarafı olmalıydılar.

Kissinger, Immanuel Kant’ın Edebi Barış’ına atıfla, barışın ya insanın iç görüsüyle ya da büyük bir çatışmanın sonucunda geleceğini belirterek, dünyanın bir yol ayrımında olduğuna dikkat çekmişti.

Özetle ABD ve Çin’in çatışması felaket, işbirliği ise barıştı…

İşte bunun yolu da Pasifik Topluluğu’ydu…

TRUMP’IN ÇEKİLDİĞİ ORTAKLIK

Kissinger’ın Pasifik Topluluğu hayalini anımsamama neden olan, Biden’ın yeni bir Trans-Pasifik Ortaklığı oluşturacağı haberleri oldu…

Zira Trans-Pasifik Ortaklığı Ticaret Paktı, Biden’ın başkan yardımcısı olduğu dönemin projesiydi. Görüşmeleri 2010 yılında başlamış ve 2016 yılında anlaşma imzalanmıştı.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump Ocak 2017’de pakttan çekilmişti.

ABD çekildikten sonra 11 üye 30 Aralık 2018’de Trans-Pasifik Ortaklığı için Kapsamlı ve İlerlemeye Açık Anlaşma imzalamıştı.

Çin ise bu süreçte çok önemli bir başka ortaklığı geliştirmişti…

Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (RCEP), sekiz yıl süren müzakerelerin ardından Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin (ASEAN) 10 üye ülkesi tarafından 15 Kasım 2020’de imzalanmıştı.

Bu ortalığın en önemli özelliği ise dünyanın en büyük serbest ticaret alanını oluşturmasıydı.

ÇİN-ASEAN İLİŞKİSİNİN SEYRİ

Pasifik bölgesindeki siyasi ve ekonomik ortaklıkları anlayabilmek ve ondan daha önemlisi Pasifik’teki güç mücadelesinin ne yönde evrildiğini görebilmek için aslında ASEAN’daki değişime bakmamız gerekiyor…

Güneydoğu Asya Uluslar Birliği ASEAN, ABD’nin komünizmi engellemek için kurduğu örgütlerden en önemlisiydi. 8 Ağustos 1967’de Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur arasında kurulan örgütün hedefi, Vietnam Savaşı’ndan kaynaklanan yeni devrimci dalgaya barikat olmaktı.

Yıllar içinde örgütün misyonu değişti. Hatta 1995’te Vietnam, 1997’de Laos ve 1999’da da Kamboçya örgüte katıldı.

ABD için örgütün 2000’li yıllardaki önemi ise Çin’e karşı denge araçlarından biri olabilmesinden geçmekteydi. ABD bu amaçla hem doğrudan ASEAN’la hem de tek tek ASEAN üyesi ülkelerle Çin’e karşı işbirliği yaptı.

Ancak 2013’te bir kırılma yaşandı. Amerika’nın Sesi, o yıl yapılan ASEAN Zirvesi haberine “ASEAN Zirvesi Çin’e yaradı” başlığını attı (10 Ekim 2013). ABD Başkanı Barack Obama, federal hükümetin kapatılması yüzünden zirveye gidememişti. Yorumlara göre Çin, Münhasır Ekonomik Bölge sorunu yaşadığı 10 ASEAN üyesinin dördüyle, bu fırsatta “ikili çözüm” olanağı yakalamıştı.

Ardından Çin adım adım ASEAN’la ilişkilerini geliştirdi ve en sonunda Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda’yı da katarak 10 ASEAN üyesiyle Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (RCEP) imzalayıp, dünyanın en büyük serbest ticaret alanını oluşturdu.

BIDEN’IN YAPABİLECEKLERİ SINIRLI

Durum bu…

Ve Joe Biden’ın önceliği, ABD’nin “baş rakip” ilan ettiği Çin’i durdurabilmek…

ABD bunu Hint-Pasifik stratejisi olarak isimlendirdiği strateji ile yani Hindistan’dan Japonya’ya uzanan geniş yay üzerinden Çin’i kuşatmaya çalışarak yapacak…

Yani öyle Henry Kissinger’ın hayal ettiği gibi ABD’nin Çin’le işbirliği aradığı ve Pasifik Topluluğu kurmak istediği bir durum yok.

Tersine ABD’nin makası kapatmak üzere olan Çin’e karşı daha da sertleşebileceği bir sürece girmiş görünüyoruz.

Ancak önemle belirtelim: O sertleşme tabloyu değiştirmeyecek zira “uçak gemisi avlayacak özellikte hipersonik füzeler” dönemi başlamış durumda!

Biden’ın yapabileceği iç karışıklık kışkırtmalarından ve Çin’e karşı alternatif bölgesel ortaklıklar kurmaya çalışmaktan ibaret kalacak…

Mehmet Ali Güller
CRI Türk
2 Şubat 2021

  1. #1 by Akin Kosetorunu on 03/02/2021 - 09:37

    EBEDİ Barış olsaydi daha hoş olacaktı..
    Kissinger, Immanuel Kant’ın Edebi Barış’ına atıfla, barışın ya insanın iç görüsüyle ya da büyük bir çatışmanın sonucunda geleceğini belirterek, dünyanın bir yol ayrımında olduğuna dikkat çekmişti.

  2. #2 by puma on 03/02/2021 - 10:08

    Kissinger’i ovmussunuz nerdeyse.
    Kissinger kimdir, Rockefeller’in adamidir.
    Yani direk olarak kartelin adamidir.
    Yaptigi seylerin bazi iyi sonuclari olmus olabilir, ama sonucta kotu bir adamdir.
    Cunku Rockefeller kotu bir adamdir, kartelin tepelerinde bir yerlerdedir.
    Clinton ve Zuckerbergle cok yakin akrabadir.
    Bunlar yamyam, hirsiz, katil kimselerdir.
    (Kant nerde Kissinger nerde, taban tabana zit kimselerdir bunlar)

    ABD niye bir zamanlar Cin’le yakinlik kursun, bence su sebeplerden,
    ucuz isgucu , Sovyetler ile isbirligi yapmasini engellemek, altin stoklarindan yararlanma.

    Ucuz is gucu, bence , ne demek. Simdi emegi somurmek yaninda,
    karsiliksiz bastigi dolarlari satmak, bu dolarlarin dunyadaki kullanimini yaginlastirmak,
    ve dolayli olarak belki Cin’deki altinlardan yararlanmak.
    Burda ABD degil kartel demek lazim.
    Parayi basan ve ABD dahil ulkelere borc olarak veren karteldir.
    Bir de, bence her ulkeye verilen gorev farkli olacakti,
    hicbir ulke her anlamda 1 numara olmayacakti, ve bagimsiz olmayacakti.
    Hepsi birbirine kartel uzerinden muhtac olacakti.
    Mesela Almanya, Japonya endustri devidir, ama ordulari zayiftir.
    ABD buyuk bir askeri guctur, ama herseyiyle kartele baglidir,
    kendi parasini bile basamaz, kartelden borc alir.
    (Buna karsi gelen Kennedy, Lincoln falan olduruldu.)
    Tayvan Chip uretmede uzmanlastirilir, Hindistan yazilimda v.s.

    1971den once dolarda altin standardi vardi.
    Dunyada dolari olanlar her 35 dolar karsiligi ABDden 1 ons altin alabiliyordu.
    Bu boyle devam ederse ABD iflas etmis olacakti. Onun yerine 1973te
    petro-dolar standardi getirildi. Bu ne demekti:
    petrol ureten ulkeler satislari dolar uzerinden yapacaklardi,
    ve birikimlerini ABD tahvillerne yatiracaklardi (dolar enflasyonu yavaslayacakti).
    Bu olaydan once Ortadoguda galiba israil-arap savasi oldu…
    Boylece her ulke dolara muhtac olacakti, ve dolari ve ABD bonolarini
    altin yerine rezerv olarak saklayacaklardi.
    Zaten dolari terk etmek isteyenler Irakta oldugu gibi saldiriya ugruyorlardi.

    Altin standardini terk etmeden once ABD nin
    Uzay Yarisi’nda gerisinde kaldigi Sovyetleri “gecmesi” gerekiyordu,
    aksi durumda herkes Sovyetleri 1 numara gorurken niye herkes ABD dolari kullansindi.
    Bunun icin Apollo misyonlariyla Ay’a 6 kere yalanciktan insanla inildi ve geri gelindi.
    Bu yalan hala her yerde, medyada, bilim camiasinda gecerlidir,
    tek satirlik matematiksel kesinlikle bir ispatla bunun yalan oldugu bariz oldugu halde.


    35:20’e gidin.
    Tozun hareketi , hortumdan cikan suyun hareketi gibi parabolik olmaliydi,
    aksine “Ay”daki olmayan havaya carptigi belli,
    ayrica yercekimi ivmesini de hesaplarsaniz, Ay’dakine degil dunyadakine yakin.

    Peki niye Sovyetler bu yalan itiraz etmedi…
    Kendi kendilerine, birakalim da kendilerini birsey zannetsinler, demis olabilirler,
    bu sayede bu yarista iyicie geride kalirlardi (kaldilar, da fuze teknolojisinden belli).
    Bence ABD ile Sovyetler su konuda anlasti, Sovyetler sessiz kalacakti,
    ABD de bunu ABDnin Sovyetlere ustunlugu degil insanligin basarisi olarak sunacakti,
    ve arkasindan gelen petrol standardindan Sovyetler de bir sure yararlansin diye
    petrol fiyati 3-4 katina cikarilacakti.
    Cunku Sovyetler de petrol uretiyordu. Ayrica Sovyetlerinki gercek bir gelir,
    ABDninki yalnizca borclanabilme yetenegiydi (ama dolar gecerli oldugu surece bu bir sorun degil).
    Aslinda Sovyetler cok ta haksiz/aptal degildi,
    ve altin ve gumus fiyati 1980e kadar cok hizli yukseldi ve
    dolarin gecerli olmasina bir tehdit idi bu. Ve bu sefer
    finansal ve politik manipulasyonlar ile (belki de turev piayasainin icadi ile)
    metal ve diger hammadde fiyatlari kontrol altina alindi.

    Birini yukarda bahsettiginiz TPP ve TTIP tamamen fasist, totaliter anlasmalardir.
    Hicbir ulkeye hizmet etmez, kartele hizmet eder. Bunlari savunmak bilerek veya bilmeden fasizmi savunmaktir.
    Trump ta fasizm ve totaliterlik karsiti oldugundan bunlara karsi cikti.
    Hatta Paris iklim anlasmasi da oyledir. Amac iklimi korumak degildir.

    Bu kartelin herseyi yalan 12 mart, 12 eylul, 15 temmuz “Ataturkculuk adina” yapildi.
    Fetoyu ” radikal islama karsi” desteklediler.
    Ay’a insanla indik geldik derler, yalan olmasinin yaninda gercek amac bambaskadir.
    11 eylulde kendi kulelerini bombalarla kontrollu yikima tabi tuttular,
    videoda ucak monte ettiler, araplari suclayip 1 milyon arapi oldurtukten sonra,
    Trump’u suclamak icin ABDdeki irkciliktan sikayet ediyorlar.
    GDOlu korona yaratiyorlar, ve korona daha hic ortalarda yokken o yonde planlar yapildigi belli,
    ve de gercek amac elitler haric herkesi ASIlamak,
    yine de bizim bilm cevrelerinde derler ki (HBT gibi) bu virus insan yapimi olamaz,
    biz dogayi katlediyoruz da doga bizden intikamini aliyor
    (bu laf dogru olsa da bu virusle ilgisi yok),
    sonra da ne yarari olurmus gibi her tarafa zehirli camasir sulari surulur,
    suru bagisikligini engellemek icin ugrasilir,
    ise yarayan cozumler ve ilaclar yasaklanir ya da yanlis dozda kullanilir.
    Medya onlarda, TIP endustrisi onlarda (kartel).

    Kartel gucunu kaybediyor.
    5 yil kadar once Ukrayna savasinda Rusya ile temasi sirasinda
    dayak yiyip devrimcilesen ABD ordusu burda cok kritik bir rol oynamakta,
    Trump’u basa getirdi (zor ikna etmislerdi, cunku Trump kartelin nasil bir tehlike olduguu biliyordu),
    ve Biden’e yalanciktan iktidar verilip kartelin siyasi ayagi Vasingtonda ablukaya alindi.
    Su anda Biden gercekten beyaz sarayda mi, yoksa hapiste mi bilmiyoruz.
    Ben yalnizca sahte bir oval ofiste maskeli olarak imza attigi fotograflarini gordum.

    Rusya ve Cin Bati’ya karsi, aslinda kartele karsi birlesmislerdi son 10-15 yildir.
    Daha sonra bu birliktelige ABDden de katilmak isteyenler oldu,
    cunku onlar da tepesindeki kartelden rahatsizdi.
    Burda Snowden ve Assange onemli semboller.
    Trump destekcileri bunlara pardon (af) yapilmasini bekliyorlar.
    Halk hazir olsa yapilirdi da. Zaten ikisi de su an ABDde degil,
    biri Rusyada guvende, digeri daha riskli bir yerde.

    Cin ile kartel arasindaki bag nedir…
    Kartel Cin’i yeni ussu olarak ayarlamis olabilir mi.
    Biz Natoya girdikten sonra Nato bize karsi icerden birsuru operasyon yapti (kendi adamlarimiza yaptirdi),
    mesela 12 mart, 12 eylul, dogudaki kurt koylerinde fasizm ve guya “buna isyan olarak”
    pkknin kurulmasi, ve konturgerrilla ve pkkin guya birbilerine karsi savasirken
    ikisinin de Turkiyeye saldirmasi…..
    Iste, Cin de kartel ile derin iliskiler icine girince bunun siyasi, v.s. boyutlari
    nasil sekillendi biliyor muyuz. Iste ben bu yuzden Cin asisindan o kadar emin olamiyorum.
    Cin bir superguc, ama ipler kimin elinde.
    Turkiye bir superguc olsa, ama Fetonun kontrolunde olsa ister miyim, istemem.
    iran devrimi ilk basta antiemperyalist idi, ama sonra molla teroruyle devrim calindi,
    ve bu bir CIA operasyonuydu.
    O zaman kartelin Iranda hala baglantilari olabileceginden suphelenmeli miyiz. Bence suphelenmeliyiz.
    Zaten atom bilimcisinin suikasti iranlilara yaptirildi, israil yapmis olsa da.
    Her ulkede hainler var, onemli olan ne kadar guclu ve organize olduklarini bilmek.

    Ve hainligin kriteri , bilerek kartelin yaninda yer almaktir.
    Bizde hain olmayanlar bilmeden kartelin yaninda yer aliyorlar, sonra
    da Perincek Fetonun yerine gecti diyor, halbuki bazi kuresel konularda kendileri feto cizgisine gelmisler
    farkinda degiller. (taraf tutmuyorum, perincekci de degilim, onu da elestiririm,
    mesela imamoglu’nun ibb adayligina karsi gelmesini, ozgur ozele karsi hulusi akari tutmasini v.s.)

  3. #3 by puma2 on 03/02/2021 - 11:04

    Yukarda filtrelenen URL’yi baska sekilde yeniden yolluyorum:

    youtube. com /watch?v=WZrWIX_doCE

    ya da

    shorturl.at/cjuwG

    35:20’e gidin.
    Tozun hareketi , hortumdan cikan suyun hareketi gibi parabolik olmaliydi,
    aksine “Ay”daki olmayan havaya carptigi belli,
    ayrica yercekimi ivmesini de hesaplarsaniz, Ay’dakine degil dunyadakine yakin.
    …..

  1. KISSINGER’IN PASİFİK TOPLULUĞU HAYALİ | Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: